Benim kalmayacağım kesin! Kalacak olanlar da kaygısına düşsün! Daha şimdiden geleceğin hesabı-kitabı içinde olanlar, hayallerini, umutlarını, beklentilerini beklentiye alanlar düşünsün!
Şimdi bugün ve yarın bütün gözler ve kulaklar Ankara'da olacak. Gelecek bir ses, bir nefes, bir haber, belki de çok kimsenin hayallerini alt üst edecek!
Sabredin, bekleyin!
*
Dün, ‘AK Parti Kahramanmaraş teşkilatında, belki bugün, belki yarın, bu hafta içinde ya küçük, ya büyük kıyamet kopacak! Bekleyin!’ demiştim, sözümde duruyorum, sizleri daha fazla bekletmemek, sabırsızlandırmamak adına ‘bismillah!’ diyerek başlıyorum.
Tsunami koparsa da şansınıza, bahtınıza! Kısmetinizde ne varsa artık!
Falcı değilim, kahin olmak gibi bir iddiam yok! Bir yerden ilham geliyor, abdal’a malum olurmuş ya, birileri bir şeyler fısıldıyor, ki buna gerek de yok aslında, manzara kendini ortaya koyuyor kabak gibi, ‘ben buyum, biz buyuz işte!’ der gibi manzara sergiliyor AK Parti.
*
Bir kere, ki bu meseleye özel olarak yer vereceğim, AK Parti Kahramanmaraş teşkilatı ve yerel yöneticileri, 2024 Mart ayı yerel seçimlerinin muhasebesini ve muhakemesini yapmadı. Ne zaman yapacak, ne zaman gerçeklerle yüzleşeceksiniz, merak ediyoruz. Siyaset biraz da matematik işi.
Şimdilik şu kadarını söyleyeyim, Dulkadiroğlu ilçesi Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 82 oy verirken, mahalli seçimlerde bu oy oranı yüzde 36’ya düştü, üstelik de başkanlığı muhalefete kaptırdınız.
Demek ki seçmenin tercihi siz değil, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan. Allah esirgesin o dünya liderini. Oysa siz kareli kaşe ceketini taklit etmenin, özenmenin, o büyük ustaya benzemenin peşinden gittiniz hep. 4 ilçeyi CHP’ye, 3’ünü Yeniden Refah’a kaptırdınız. Aynaya bakmadınız bir gün.
*
Hep; ‘o benim adamım, uzayan dal bizden-benden olsun!’ hesabı içinde, kibir abidesi gibi dolaştınız. Seçmenin ayağına gitmediniz, çamur olur, toz olur diye herhalde.
Sözlerini, eleştirilerini kulak arkası ettiniz, burun kıvırdınız. Haklı talep istek, ihtiyaç ve şikâyetlere kulağınızı kapattınız, üstüne yattınız şehre dair gerçek hikayelerin.
‘Biz, ben varsam parti var, yoksa yok!’ dediniz, kendinize çok güvendiniz, seçmenin iradesine saygı duymadığınız gibi, (zaten adam yerine de koymadınız!) partiye emek vermiş gerçek partilileri, ki çoğu bayrağını asmış, davanın-partinin çamurunu depelemiş, tozunu yutmuş, zamanını ve imkanını sırtlamış, ama siz başroldesiniz ya, siz vatandaşa gitmeseniz, kırsala tenezzül edip çıkmasanız da olur ya, seçmeni çantada keklik gördünüz!
*
Sonunda olan oldu, gerçek suratınıza şamar gibi indiğinde bile uyanmadınız.
Basınla didiştiniz, iş dünyası ile kavgaya girdiniz, halka rağmen siyaset ypapılmayacağını bile bile, halktan uzak kaldınız.
Sayın Cumhurbaşkanımız bu yoldaki telkinlerini bile kulak arakası ettiniz!
Bugün veya yarın, belki de yarından da yakın, Ankara’da belki hiçbir şey olmayacak ama sanki bir şeyler olacak gibi…
*
NOT: Yazının devamı birkaç güne kadar. Ha, bu tür meselelerde, ayak oyunlarında, stratejilerde CHP ve Yeniden Refah Partisi masum mu, sanmayın. Onlar da nasibini alacak!