Evinde, işyerinde akvaryumu olanlar çöpçü balığının ne yediğini çok iyi bilirler. Hadi bu kıyağımı unutmayın, çöpçü balığının ne yediğini, neden yediğini yazayım. Ha, bu yazıda isim yok, parti marti yok, sadece ima var, dokundurma var, mesaj var. Alınan, gücenen olursa da çok da gam değil, hele hele umurumda hiç değil, değiller…

*

Çöpçü balığı akvaryumun temizlik robotu gibi. Diğer balıkların pisliklerini yer, akvaryumun içindeki kirliliği önler, önüne geleni yediği için de adı çöpçü balığıdır.

Temizlikle, temiz şeylerle alakası yoktur. Nerede pislik varsa, çöpçü balığı orada…

Lafım herkese. Siz siz olun, çöpçü balığı olmayın! Önünüze gelenle arkadaş olmayın, yola çıkmayın, sofraya bile oturmayın, hatta mümkünse Allah’ın selamını bile esirgeyin!

Aynı ortamda bulunmayın! Yediklerinden size de ikram edebilir.

*

Birisi bir değil, birkaç partiden ihraç edildiyse, istenmeyen adam ilan edildiyse, seçildiği, oy ve gönül verdiği partiye zararı dokunduysa, siyasi sabıkası da varsa üstelik, siz de mal bulmuş mağribî gibi balıklama dalmayın, kabul etmeyin, sofranıza, aranıza, yanınıza katmayın, bırakın rozet bile takmayı, adını bile anmayın!

Çöpçü balığı mısınız siz?

*

Hadi laf dinemediniz, bir adam bir adam dediniz, bir meclis üyesi dediniz kabul ettiniz, kırk kapıdan kovulmuş özgül ağırlığı olmayan birine törenle, şatafatla, herkesin ortasında rozet de taktınız, yakında size hangi kazıkları atacağını göreceksiniz.

Bir de Ankara’ya götürüp genel başkan tarafından rozet taktırıp, fotoğraf da çektirseydiniz. Rütbeniz artardı!

Ne demiş büyükler, ‘kar kalkarsa itin boku ayaza çıkar!’

Fiskeci dediydi dersiniz!