Çok saf olduğumu söyleseler de, kendimi çok mu yıpratıyorum, çok mu her işi atlıyorum, çok mu inanıyor güveniyorum insanlara, kendime zaman ayırmadan başkalarının zamanına katkı mı sunuyorum bilemedim, kendimi ihmal ettiğimin farkındayım zaman zaman.
İyimser bir halim var. Şairin dediği gibi;
”Hep inanışlarım.
Hep alttan alışlarım.
Hatayı hep kendimde buluşlarım.
Değmeyecekleri kafaya takışlarım.
Yok yere akıp giden gözyaşlarım.
Herkesi insan yerine koyuşlarım.
Hepinize elveda!
Ben artık kimsenin, hiçbir şeyi olmayacağım!”
*
İyimserim ya, ne alakası var diyeceksiniz, evime bir kedi aldım. Hayvanları severim. Hayvanları sevmeyenlerin insanları sevmeyeceğini düşünürüm. Bir iş kadını olarak çalışanı gözetir, haklarını korurum. Kul hakkı nedir bilirim. Yardım etmeyi de severim, ama günümüzde o kadar çok nankör insan var ki, sayısını tahmin bile edemiyor insan.
Zira, kul hakkı sadece birinin parasını, malını yemek değil, karşınızdaki insanın duygularını sömürmek, psikolojisini alt üst etmek, hayallerini çalmak da bir kulun hakkına girmek olduğunu bilen birisi olarak, bu iyimser yanımdan her zaman kendim de şikayetçi olsam da, huyumdur vazgeçemiyorum, ama bedel de ödedin mi diye soracak olursanız, az değil…
*
İnsanların gizli acılarını ve çelişkilerini anında sezen, kendi çıkarlarımı her zaman erteleyen birisi olarak, bu iyimser hallerimin faturasını zaman zaman ödemedim değil.
Toplum içinde maske takanlardan değilim, takanları da sevmem. Dobra, net ve duruşu olanlar listemin başında yer alırken, iyimserliği terk etmemek gerek diye düşünürüm zaman zaman.
İnsanlara güvenirim, fakat güvenimi boşa çıkartanları da bozuk para gibi harcarım. Hak edene de hakkını teslim ederim. Başkalarının sorumluluklarını üzerime almadan, sorumluluklarımı bilir, sorumluluk sahiplerine hayran8alık duyarım.
*
Duygusal olduğumu söylerler. Gözyaşı dökmekten utanmamak ama aynı sebeple defalarca ağlamamak. Bence kandırıldıktan sonra iyilikten vazgeçen kişi, kandırılınca değil, o sebeple iyilikten vazgeçince gerçekten yenilmiş olur ki, bu da beni, bizleri yaralar, üzer.
İnsan ne kadar kırılırsa kırılsın, yeniden sevmeye, yeniden güvenmeye meyleder, çünkü umut, insan ruhunun vazgeçilmez parçası iken, şunu bilir bunu söylerim, umudunu tamamen kaybeden kişilerin, sadece başkalarından değil, hayattan da uzaklaşır.
Kaçmak bana göre değil. Hayatı, yaşamayı ve beni seven herkesi seviyorum.