Ne zaman ki çetrefilli, çıkmaz sokak benzeri konularda söylenecek söz bulamayız, ya da herhangi bir mesele sebebiyle birileri üzerimize fazla gelir, bir çıkar yol bulmak gerekiyor, ya da bir meselede tıkanır kalırız, bir yol bulmak gerekir ihtiyaçtan, meselenin halli için, işte tam da burada hemen veciz hale gelen o cümleyi kullanırız.
Yani başlıktaki ‘Mesele çatallandı, büyük kitabı indir hoca!’ deriz.
Bu başlığı bana, sitemizin yazarı, bu günlerde yerel siyasette adı sıkça geçen, şair Zahide Koska verdi. Annesi Hatice Hanım çok kullanırmış.
Bana yeni bir yazı için ilham kaynağı oldu. Teşekkürler kıymetli yazarım Zahide Hanım.
*
Bazen bir meselede tıkanır kalır, bir çıkış yolu ararız ya, tam da o sırada şehrin hafızası, akil adamı gelir aklımıza. Hani sözün bittiği yer deriz ya, o durakta bekleriz ki birileri imdadımıza yetişsin, bizi o cendereden, işkenceden kurtarsın.
Hoca dediysem sözün gelişi. Bir bilendir, akil insandır, bölgenin, mahallenin, şehrin veya ilçenin hafızasıdır. İşte o hoca kitabı indirip derdimize derman olacak!
*
Peki, durup dururken bu başlığı niye attım?
Geldik mi zurnanın zırt dediği yere. Yerelde siyaset tıkandı. İl, ilçe, kadın ve gençlik kollarında büyük değişiklik yaşanacağı söylenirken, ismi X ile başlayan bir bayanın yerel siyasette söz sahibi olacağı konuşulmaya başlandı.
Hem söz, hem güç sahibi olacak birisinin adı sıkça kamuoyunda ve yerel siyasette dolaşmaya başlayınca, bendenizi arayan dostlarım, ‘Abi fitili ateşledin. Ankara’ya gidip geldin, ortalık karıştı’ dediğinde masum olduğumu, bir şey bilmediğimi, sadece duyumlarla yola çıktığımı söylediğimde, inandı mı, inanamadı mı, kestiremedim!
*
Ben kendimi masum yerine koyup söyleyenleri inandırma yarışına, çabasına girsem de, tanıdık dostlar, ’sen boşuna yazamazsın, mutlaka bir bildiğin vardır!’ demekten de geri durmasalar da fısıltı gazetesinin tirajı maşallah yüzleri-binleri aştı.
Yahu etmeyin, benim bildiğimden ne olacak?
Desem de bazılarının uykularının kaçtığı bilgisi geliyor kulağıma. Rahat olun, uykularınız kaçtıysa bir uyku hapı alın ya da uyku tulumuna bürünün, belki rüya bile görürsünüz!
Bakın parti bile yazmadım. Aklınıza sadece iktidar partisini getirmeyin! Memlekette parti kıtlığımı var zannediyorsunuz.
*
Sonra…
Yazdıklarımı öyle çok da ciddiye almayın! Bildiğimden yazmadım yukarıdaki satırları.
Ben bilmem, Ankara bilir, genel merkez bilir.
Hocam, sen gene de şu büyük kitabı indiriver raftan! İhtiyacı olan biri-birileri mutlaka vardır!
Editör yazımın sonuna da iliştirmiştim, tekrarı olacak ama olsun, ‘beklemek kaderi değiştirmez, hamle zamanı’