Yer gösterebilecek misin? Kar kış kapıda, esnafın zaten canı burnunda. Mücbir sebep hali uzatılmamış, biriken primler, ertelenen borçlar, her an muhasebeciden gelecek ‘vergilerinizi ödeyin!’ sızısı yanında evine ekmek götüreme telaşı üst üst gelince, bir de çıkıp ‘Konteynerleri boşaltın!’ diye emir veriyorsunuz.
Zaten garipler göçmen kuşlarına döndüler. Oradan oraya savruldular, nereye gitseler rahat yok, çünkü ya 5 ay kalıyorlar konuşlandıkları yerde, ya 3 ay.
Nerede ne kadar kalacaklarını bilmeden, hep kaygılı, endişeli bekleyişi sürdüren esnafı canından bezdirecek, hayattan soğutacak, hatta daha ileri gidip ‘kapıya kilit vurup’ mesleği bırakacak hale getirirseniz, nihayetinde yaşanacak sosyal çürümenin faturasını ödeyemez hale gelirsiniz.
Gitmek kadar oradan oraya taşınmak ayrı bir dert, ayrı bir külfet! İflahı kesildi adamların!
*
Siyasilerin zaten halk arasına indikleri yok. Korkuyorlar, çekiniyorlar. Vatandaştan yiyecekleri zılgıtları, fırçaları bildiklerinden, en iyisi görünmemek, gelindiğinde şehre teşkilattan dışarı çıkmamak. Ne zaman bir bakan geldi, ki en çok da bir DEM’linin çirkin ifadesiyle ‘Şantiye şefi’ denilen sayın Murat Kurum halkın arasına indiğinde, boy boy fotoğraf karesine giren vekilleri haber yapmak bile canı istemiyor insanların, hadi ileri gideyim gazetecilerin.
Allah var, sayın Kurum’a şantiye şefliği de yakışıyor. Zaten o da bundan gocunmuyor. Bir nişan, bir madalya üstündeki. Allah razı olsun!
*
Yahu, bu şehrin insanı, esnafı daha AK Parti İl Başkanını tanımıyor. Çarşıda-pazarda gören yok. Bereket versin Fırat Görgel gibi toplum adamı, halk adamı bir yerel yönetici var da, sayın Görgel siyasetin bu açığını kapatıyor. Kapatıyor da ne zamana ve nereye kadar!
*
Bereket versin Bezirgan ve ayakkabıcılar çarşılarındaki restorasyon çalışmaları yoğunluk kazandı da, ilkbahara bitecek görünüyor. İlkbaharda esnaf kendi yerlerine taşındığında, hem Demokrasi Meydanı rahat bir nefes alacak, hem de yayalar.
Zabıta varsın kulübesinde oturuversin. Demokrasi Meydanındaki bir iki esnafa dahi söz geçiremeyen zabıta denetimden aciz, kulübede muhabbet üstüne muhabbet, zaten içeri de sıcak, ne işi var dışarıda ne işi var esnafın arasında.
*
Trabzon Caddesindeki dükkânlar güdük, büfe kadar küçük, ancak çayhane, telefoncuların işine yarar, evler desen 200 metrekarelik evlere alışmış insanları 70-80 metrekarelik evlere oturmaya mecbur bıraktınız, zaten oturan da yok, şunlar şunlar tutar diyeceğim de, edebim müsaade etmiyor.
Kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde şimdi Foto Spor’un oradan itibaren Bahçelievler Camisine kadar olan mesafedeki konteyner esnafına kalkın, gidin buradan diyorlar.
Kendi yerlerini gösterin gitsinler. Zaten işleri kesat, zaten canı burnunda, zaten mücbir sebep hali uzatılmamış, muhasebecileri vergileri ödeyin diye sıkıştırıyor, bir de zabıta gelip ‘taşının buradan!’ talimatı yağdırıyor, esnaf cinnet geçiriyor.
Zaten göçmen kuşlarına döndü esnaf, bu gidişle kapıya kilit vuranların, işi terk edenlerin sayısı arttıkça artacak görünüyor.