2025-12-21 15:29:52

Kim öptüyse Cevriye’yi, o çeksin ceremeyi

Mehmet FİSKECİ

mfiskeci_kimlik@hotmail.com 21 Aralık 2025, 15:29

Cevriye dediğimiz şu İstanbul’un bol ışıklı gecelerinin bıçkın ve hayat dolu kadını. Erkek gibi kadın derler ya, o karakterde biri. Filmleri bile çekildi, oynadı. Kadının delikanlı tipi.

Mesele Fosforlu Cevriye değil aslında.

Lafın gelişi. Mesele zahmetsiz rahmet, külfetsiz nimet. Fakat günlük yaşamın bir kanunu var, ya ter dökersin, ya gözyaşı.

Şimdi ter döken yok, üreten, imal eden, emek harcayan kalmadı. Nerede boş beleş iş, nerede avanta, hadi oraya!

Gelin görün ki, Cevriye’yi öpenler, ceremesini başkasına çektiriyor.

*

Neymiş, milli piyangonun yıl çekilişinde en büyük ikramiye 800 milyon imiş. Geçmişte gördük, okuduk, büyük ikramiye çıkıp da huzur bulan, mutlu olan var mıydı. Çoğunun yuvası yıkıldı, bir kuru ekmeğe muhtaç hale geldiler. Haydan gelen huya gitti.

Herkes nimeti istiyor, fakat külfetine katlanmayı düşünmüyor, aklına bile getirmiyor. Herkes başarı peşinde, ama meşakkatine katlanan yok. Yol yürüyeceksin ki, meşakkate katlanacaksın ki, başarı gelsin arkandan.

Herkes zengin olma hayali taşıyor. Bakıyorum, çarşıda pazarda milli piyango biletleri peynir ekmek gibi satılıyor. Herkes zengin olmak istiyor da, kimse sabahın köründe çalışmayı, yıllarca sabretmeyi istemiyor.

*

İsteniliyor ki, bir şeyler olsun ama emeksiz olsun, zahmetsiz olsun, çabuk olsun ve sancısız olsun. Olmuyor işte evladım, olmuyor. Kadın bile sancı çekmeden doğum yapamıyor.

Herkes elma kafamıza düşsün, herkes talih kuşu benim kapımı çalsın, herkes talih kuşu kafama pislesin istiyor da, demekle olmuyor bu işler. Dedim ya, ya ter dökeceksin, ya gözyaşı. İkisinden biri kapında bekleyen!

Tercihini yap!

Tamam, sen Cevriye’yi öp de, ceremeyi bana çektirme! İşim var, gücüm var! Oyalama beni.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.