Tarihte ‘Maraş Olayları’ diye geçen hadise üzerine, olayların yaşandığı senede belki de piyasada bile olmayan DEM Partili Gülistan Koçyiğit, vatandaşın sinir uçlarına dokunan gereksiz ve yersiz açıklamaları ile halkı tahrike zorlamış.
Bak hanımefendi, kullandığın dil bölücü ve tahrik edici bir dil. Şu hayata geçirilmek üzere olan Terörsüz Türkiye ve barış sürecinde mahkemede, karakolda bile söylenmesi doğru değilken, baş tutmuş yarayı kaşırken eline ne geçti? Alevi yurttaşlarımızı savunmak, onların hamisi kesilmek senin tekelinde değil. Biz yıllardır iç içe yaşadık, komşu olduk, işlerimizde ortak olduk, kız alıp oğlan verdik ve akraba olduk. Acıları, sevinçleri birlikte paylaştık. Canciğer kuzu sarması gibiydik.
Oysa sen tutturmuşsun katliam, tutturmuşsun yine katliam!
*
Bak kızım, 1978’in Mayıs ayında Kahramanmaraş’ta ‘vergi yasasını protesto’ adı altında vatandaş, esnaf polis, jandarma karşı karşıya geldi. Dönemin esnaf birlik başkanı da Ejder Gürsoy’du. Ve tarih 5 Mayıs. İnanmazsan ara beni, sana belgelerini göstereyim.
Bilinçli bir hareketti. 6 ay sonra zuhur edecek kara günlerin habercisiydi bu olaylar, bu 5 Mayıs 1978 tarihi. Vergi yasasını protesto adıyla halkı devlete ve güvenlik güçlerine karşı tahrik ettiler, karşı karşıya getirdiler.
Bu, 6 ay sonraki hareketlerin provasıydı. Baktılar ki dini ve milliyetçi, milli ve manevi duyguları kabarık Maraş halkı tahrike müsait, arkasından olayları başlattılar. Bir kere daha tekrar ediyorum, prova yaptılar.
Ben bunları, olayları yaşayan biri olarak kitabımda yazdım. Hatta Başkan sayın Ahmet Kuybu ofisime ziyarete geldiğinde, gözerine inanamadı.
*
Gelelim duyarlı ve hassasiyet sahibi Esnaf Birlik Başkanı Ahmet Kuybu’nun tepkisine. Haklıydı. Kullandığın dil bölücü ve tahrik ediciydi Gülistan hanım.
Sonra… Deprem sonrası şehrin ihya ve inşası için canhıraş çalışan, evini barkını unutup, deprem bölgesinin yaralarını sarmak için gecesini gündüzüne katan Bakan sayın Murat Kurum için söylediğin o iğrenç ‘şantiye şefi’ yakıştırması, hiç doğru değildi.
Hem Terörsüz Türkiye diyeceksin, hem barış güvercini rolünü oynayacaksın, sonra da bindiğin dalı kesercesine, yangına ateşle, körükle ve benzinle gideceksin.
Milletvekili misin, provokatör müsün?
*
Olayların üzerinden 47 yıl geçmiş. Ne demek ‘Aleviler 47 yıldır adalet arıyor!’
Adalet bir yere gitmedi, yanında, arkanda, evinde, komşunda, işyerinde. Maraş olaylarından sonra diğer yaşanmaz olsaydı olayların kapısını aralayan bölücülerdi, sizin arka çıktığınız militanlarınızdı.
Maraş’ı, dini, milliyetçi, milli ve manevi duyguları özümsemiş şehir halkını hedef alan sözlerdi söylediklerin.
*
Sonra ne oldu; bu şehrin evladı, 40 bin esnafın babası Ahmet Kuybu çıktı bu iğrenç açıklamalarına tepki gösterdi. Tamamen yanıltıcı, tahrik edici bir bakış açısı taşıdığını söyledi.
Kulağını aç da iyi dinle, bak ne söyledi Ahmet Kuybu, açıklamasında; "Geçmişte yaşanan Maraş olayları hakkında bugün bilinçsizce konuşan, 1978 yılında henüz bir yaşında olan ve o dönemi yaşamayan kişilerin yaptığı açıklamaları şiddetle kınıyorum. DEM Partili Gülistan Koçyiğit’in bu çirkin açıklamaları, Terörsüz Türkiye yolunda mücadele veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gayretlerine zarar vermek amacı taşımaktadır. Biz Kahramanmaraş’ta Alevisiyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Sünnisiyle her zaman kardeşçe bir arada yaşamış ve yaşamaya devam ediyoruz."
Anladın mı Gülistan hanım!
*
Devam etti büyük Başkan Ahmet Kuybu, 1978 Maraş olaylarının yalnızca dış mihraklar ve içimizdeki hainler tarafından kışkırtıldığını belirtti, Koçyiğit’in açıklamalarının bölücü bir amaca hizmet ettiğini savundu. Ayrıca, terörün bitmesiyle birlikte eski olayların yeniden gündeme getirilmesinin, yalnızca dış güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğine dikkat çekti.
Daha ne desindi Kuybu Başkan.
Bak kızım, aklın almadıysa, anlamadıysan, şu sözlerini de kulak arkası etme, aklında tut; çünkü Kuybu’nun söyledikleri ders niteliğindeydi; "Biz Alevisiyle, Kürdüyle, Sünnisiyle her zaman birlik ve beraberlik içinde yaşadık ve bu birliğimizin devam etmesi için her türlü mücadeleyi vereceğiz. Dış mihrakların maşası haline gelenlere sesleniyorum: Laz, Çerkez, Alevi, Sünni, Kürt, Türk fark etmez! Bu ülkenin insanlarını birbirine düşman etmek isteyenlere karşı, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü her zaman ön planda olacak.
Bizim güçlü bir toplum yapımız ve ortak değerlerimiz var. Maraş halkı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin liderliğinde, bu tür açıklamalara prim vermeyecek ve ülkemizin birlikteliğini her zaman koruyacaktır."
Yapılmak istenen bölücü planlara karşı, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin önderliğinde her zaman birlik ve beraberlik içinde olacağız. Hiç kimse, Türkiye'nin kardeşliğini ve birliğini bozamaz. Dış mihraklar ve onların maşaları, bu toplumsal barışa zarar veremez."
*
Bak hanımefendi, milletvekilisin, eyvallah. Ama bölücülük yapma, halkı tahrik etme, insanların dini, milli ve manevi duygularıyla oynama, sinir uçlarına dokunma!
Sonra karşına Ahmet Kuybu gibi sert kaya çıkar, dersini verir! Aslında sayın Kuybu’nun sana olan tepkisi, açıklamaları, şehrin evlatlarının ortak sesi, ortak duygusu.
Anladıysan tabi.