AK Parti, YENİ Parti’ye hangi gözle bakıyor?

İktidarın yakından izlediği iki mesele var.

Uzatmaya gerek yok, birincisi Özgür Özel ve ekibinin kurduğu YENİ Parti, diğeri de çözüm sürece ve yeni düzenlemeler.

Öte yandan, sokak, mahalle özetle toplum ne düşünüyor?

Partilerle, liderleriyle işim yok. Gazeteci adamın partisi de olmaz. Her ne kadar partiler üstü desek de yine de kıyısından köşesinden ilintili olduğumuz bir siyasi irade var elbette. Açık etmeye, tellal çağırmaya, yedi düvele duyurmaya, davul zurna ile ilan etmeye gerek de yok.

Hem yeni parti, mutlak butlan meselesi, hem de Terörsüz Türkiye çözüm süreci. Merakla, heyecanla bekliyor herkes. Bakalım dağ fare mi doğuracak, şapkadan tavşan çıkacak mı? Ya da Nasrettin Hoca misali, göle çalınan maya yoğurt tutacak mı?

İzaha da gerek yok, mizaha da, ama izahı şart. Hadi buyurun!

*

Önce kişisel düşüncemi yazayım da maraza çıkmasın, çözüm sürecinin iyi yönetilmesi benim ve bu topraklarda yaşayan herkesin kabul ettiği bir operasyon. Gelişmeler dileriz ülkemizin hayrına olur! Artık huzur ve istikrar istiyoruz. Yeter terörden çektiğimiz!

Buraya kadar tamam, sıkıntı yok. Beni asıl üzerinde duracağım şey, YENİ Parti lideri Özgür Özel, şehrimizin kıymeti Ali Öztunç, ve çiçeği burnundaki partinin yaratacağı etki ve tepki.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu (sokak röportajlarında hoşuma giden bir benzetme vardı, Kılıfdaroğlu demişlerdi) es geçiyorum, tarafım değil, göbek bağım hiç olmadı, onu kenara koyuyorum, zaten ne aklımda oldu, ne fikrimde.

Geçiyorum!

*

Maşallah, hamdolsun, inşallah-maşallah günümüzde herkes siyaset uzmanı, siyaset akademisi mezunu ve müthiş analist. Eleştiri, tespit ve yorum meselesinde üstümüze yok! Fakat şu süreçte, herkes soğukkanlı olmaya çalışıyor. Ne ileri, ne geri, ortada geziniyor, orta sahada top çeviriyor, her iki tarafa da gülücükler savuruyor, şirinlik muskası takmış gibi birine göz kırparken ötekine parmağıyla nanik işareti derdinde.

Samimiyet sizlere ömür!

*

O hale geldik ki, birçoğumuz partiden çok lidere eyvallah etmişiz. Lider varsa parti var! Mantık bu. Bir teslimiyet, bir aidiyet duygusu… Zaten bu ülkede, bu şehirde gerek AK Parti cenahında, (Artık benim gözümde CHP diye bir parti yok, kalmadı, Allah rahmet eylesin, toprağı bol olsun!) gerekse çiçeği burnundaki YENİ Parti’de kemikleşmiş bir oy yüzdesi var. Katı partici bunlar. Damarlarından liderleri akar.

Gerçi her iki partide bir yüzde 15-18 aralığındaki kesim konforuna, işinin tıkırına, yaşam kalitesine ve refahına bakar. İşletmelerinin çarkları döner, akşamları bağ evlerinde kebaplar, viskiler hazır nasıl olsa, sıkıntı yok, çıkarı olduğu için ya A’ya gider, ya B’ye. Hani derler ya; ‘Yağmur nerede, tarla orada’ o hesap yani. Biri kazanmış, biri kaybetmiş, çok da umurlarında olmaz. Gelen ağam, giden paşam misali…

Para isterlerse yok demezler, hatta ‘daha lazımsa çekinmeyin!’ diye de ısrarcı olurlar.

*

Ali Öztunç olayına tabi ki geleceğim. YENİ Parti, CHP tabanıyla birlikte muhalif olan ve kendilerinden işaret bekleyen kitleleri organize ederse, sonuç alır, tutar. Siyasette yeni bir seçenek, yeni bir umut olabilir. Baksanıza, 80 kişi dediler, 91’i buldular.

Şu da var, YENİ Parti isminin ideolojik bir mesajı, yanı yok. Eğer herkesi kucaklamayı başarabilirlerse, yol yürüyeceği kişileri çeşitlendirebilirlerse, tabandaki kitle de peşlerinden gelirse, avantajlıdırlar, yol alırlar.

Peki sabırsızlandınız, “Bu aşamada atom karınca, yani Ali Öztunç ne yapar? Kimin safında yer alır, nereye koşar, nerede durur?”

Sayın Öztunç akıllı adam. Ama saf değil. Bekliyor.

Her ne kadar CHP’den istifa ettiğini açıkladığı gün isim vermese de, Özgür Özel safına taşınmayan Öztunç’u eleştirse de, hemen yanında bulunan siyasetin emektarı, ağabeyi sayın Mehmet Parlakyiğit, rozetini çıkaran, Kılıçdaroğlu'na hakkını haram eden, 33 yıllık siyasi tecrübesine atıfla 'zehir zıkkım olsun!' diyen Ünal Ateş’i ters köşe eden açıklama yaptı, Öztunç’un Yeni Parti saflarında siyaset yapacağını ve Özgür Özel’in yanında olduğunu birkaç kez konuştuğunu söyleyince, ortalık o anda sus pus oldu.

Ünal Ateş o kadar belli etti ki, Öztunç’a karşı bir kini, bir nefreti var, bunu cümle içinde itiraf ediyor, eh siyasetten anlayanlar da salak değil.

*

Parti ismi, birçok insana açısından önyargı içermez. Yeni bir parti diyerek “Bu benim hikayem, hikayemi yeniden yazıyorum." demek isteyen bir liderin peşine giden olur mu, beklemek, girmek lazım.

Ali Öztunç da bu bekleme sürecinde. Özel ve Öztunç hafife alınacak isimler değil. Çünkü süreci iyi yönetme konusunda uzman biri olduğuna kalıbımı basarım!

*

Ha, “Başarılı olmaları pamuk ipliğine bağlı mı?” diye sorarsanız, evet derim. Öyle çantada keklik değil her şey. Kurdum, oldu bitti diye bir şey yok. Eski siyaset anlayışı gerilerde kaldı, amiyane tabirle eski çamlar bardak oldu!

AK Partinin atacağı adımlar, belirlenecek yol haritası, burnumuzun dibindeki aha bitti, aha bitiyor dediğimiz savaş, sayın Erdoğan’dan gelecek hamleler, YENİ Partinin geleceğini olumlu mu etkiler, olumsuz mu, bunun için bir takvim, bir kriter, bir süreç koymak yanlış olur.

*

Şu zamanda kim doğru adım atarsa, kim bu kritik süreci iyi yönetirse, kim dirayetini, cesaretini ve ferasetini korursa, kim vatandaşın yaşam kalitesine yönelik sağlıklı adımlar atarsa, çarşıyı-sokağı, kadınları ve gençleri kim yanına alırsa, kim beklentilere doğru dürüst karşılık verirse, kim zorlu yolculuğa çıkarken heybesine azık koymayı ihmal etmediyse, iktidar ona hayırlı olsun!

Olmayana da güle güle!