Ahlakını…

‘Aç bırakma hırsız, çok söyleme arsız edersin!’ sözünün bir hikmeti harbiyesi vardır mutlaka diye düşünürken, aç itin fırın yıktığını da bilenler bilir,  Bilmeyenler de bir avuç mercimek zanneder.

Aç it fırın yıkar diye bir de atasözümüz var! Allah kimseyi de açlıkla imtihan etmesin diyoruz ama haberlerde duyuyor, okuyorum, çevremden de aklıma takılınlar var, öğrencilerin annelerinin azdan-çoktan koydukları beslenmelerinin eterli olmadığı haberleri ciğerleri dağlıyor.

*

Hırsızlıklar açlıktan, yoksulluktan doğar.

Sosyal patlama dediğimiz kap-kaç, fuhuş, sosyal ve toplumsal çürüme ile birlikte uyuşturucu kullanımı da açlığın ortak eseri.

Manevi açlık zaten günümüzde çok yaşadığımız bir durum. Gazetelerin üçüncü sayfasına bakmaya, okumaya korkuyorum. Buna bir de akran zorbalığı eklendi ki, bacak kadar çocukların elinde silah, bıçak. Sudan sebepler yüzünden kavgalar, yaralamalar ve cinayetler işleniyor bu memlekette, bu ülkede.

Silah ruhsatı vermek bu kadar kolay olmamalı.

*

Manevi açlık toplumdaki etik değerlerin tümünü yedi bitirdi. Özellikle deprem sonrası, yaz mevsiminde ortalık kasap dükkânına döndü. Bacak kadar kızların, oğlanların ellerinde sigara haydi neyse de, sokak-mahalle ağzı çarşılara, caddelere-bulvarlara indi, ki uyuşturucu kullanım yaşının 13’lere kadar düştüğü söyleniyor, yazılıyor, konuşuluyor, ne ticari ahlak, ne siyasi ahlak toplumsal çürümenin, manevi açlığın kurtarıcısı olamadı.

*

Güven duygusu azaldı, herkes güven sorunu yaşıyor. Merhamet, acıma, Allah  korkusu, kul hakkı da manevi açlığın tetikçisi olunca, toplum her geçen gün daha da çekilmez, yaşanmaz hale geldi.

Hırsızlıklar, kap-kaçlar, uyuşturucu kullanımı, kaçakçılık, ne ararsan…

Yerin altından değil, beynimizin içinden geçen fay hattı, ne edep bıraktı ne ahlak, ne vicdan, ne acıma, ne Allah korkusu.

Sizlere ömür!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1602

banner1604