Ağabeyim, üstadım ABDURRAHİM KARAKOÇ'a

Soracak olursan eğer sen bana
O eski günleri özledim gardaş.
Nasıl anlatayım bilmem ki sana
O eski günleri özledim gardaş.

Etrafına toplanırdık anamın
Öğüdünü dinler idik babamın
Yüz akıydık mahallenin obanın
O eski günleri özledim gardaş.

Düğün olsa herkes güler coşardı
Hasta olsa alem duyar koşardı
Konu komşu kardeş gibi yaşardı
O eski günleri özledim gardaş.

Bayram gelir küskün olan barışır
İkram için birbiriyle yarışır
İki komşu bir ekmeği bölüşür
O eski günleri özledim gardaş.

Askere gidenler edilir dâvet
Verilirdi haftalarca ziyafet
Büyük, küçük edilirdi ziyaret
O eski günleri özledim gardaş.


Bir kişi ölünce bir köy yanardı
Cenazeye gelmeyeni kınardı
Kur’an’lar okunur hatim inerdi
O eski günleri özledim gardaş.

Harama dönüp de bakmazdı kimse
Büyüğüne karşı çıkmazdı kimse
Kıtlık olsa açlık çekmezdi kimse
O eski günleri özledim gardaş.

Hiç kimsede sevgi saygı kalmadı
Gitti huzurumuz geri gelmedi
Yıllar var ki yüzlerimiz gülmedi
O eski günleri özledim gardaş.

Hasta can derdinde tabibte tıs yok
Hak, hukuk çiğnenir kimsede ses yok
Ayaklar şaşırmış başlarda his yok
O eski günleri özledim gardaş.

Soysuz eller kökümüzden söktüler
Yumak edip suyumuz sıktılar
Ekranlardan töremizi yıktılar
O eski günleri özledim gardaş.


Parti parti bizi bölen yok idi
İçki, fuhuş, rüşvet, yalan yok idi
Enflasyon yok idi, çalan yok idi
O eski günleri özledim gardaş.

Devlet adamları devleti soyar
Her gelen her giden milleti soyar
Halk feryat ediyor ama kim duyar
O eski günleri özledim gardaş.

Kimisi esrarcı, kimi tele kız.
Kimisi terörist, kimisi hırsız
Daha kırk yıl önce böyle miydik biz
O eski günleri özledim gardaş…