“Yaşadığımız büyük deprem felaketine rağmen bu şehri terk etmedik; aksine köklerimize daha sıkı sarıldık. Sanayicilerimiz ve iş insanlarımız tüm zorluklara rağmen üretimden vazgeçmedi, yatırımlarını sürdürdü ve bu şehre olan inancını her şartta ortaya koydu.” diyen iş insanı, Meclis Başkanı Öksüz; kamuoyunda çok konuşulan ve tartışılan konuşmasında Meclis Başkanı, Kipaş Holding A,Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hanefi Öksüz şunları söyledi; “Bizler sadece ayakta kalmakla yetinmedik; yeniden ayağa kalkmayı başardık. Yıkılan fabrikalarımızı onardık, üretimimizi yeniden güçlendirdik ve ihracatımızı artırarak yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Çünkü bizler sadece kendi işletmelerimizin değil, aynı zamanda şehrimizin geleceğinin de sorumluluğunu taşıyoruz.

İş dünyası olarak istihdamı artırmanın, üretimi geliştirmenin ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın bilinciyle hareket ediyoruz. Şirketlerimizi daha ileri taşımak için var gücümüzle çalışırken, Kahramanmaraş’ın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmayı da en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz.

BU ŞEHRİ BİRLİKTE BÜYÜTMEK

Bugün gösterdiğimiz bu dayanışma ve kararlılık, yarının daha güçlü Kahramanmaraş’ının teminatıdır. Bizler üretmeye, geliştirmeye ve bu şehri birlikte büyütmeye devam edeceğiz.

Hayat bazen insanın kapısını en beklenmedik anda çalar. Tesadüf sandığımız bazı anlar aslında bize sunulmuş büyük fırsatlardır. Cenabı Allah kimi zaman insanın önüne öyle imkânlar çıkarır ki; bir anda hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını değiştirecek güce sahip olursun. Asıl mesele o fırsatın hakkını verebilmek ve bu görevi en iyi şekilde taşıyabilmektir.

SEL GİDER KUM KALIR, GERİYE KALAN DOKUNDUĞUMUZ HAYATLAR

Unutmamalıyız ki makamlar geçicidir, imkânlar geçicidir. Bugün var olan yarın olmayabilir. Sel gider, kum kalır… Geriye kalan; yaptığımız iyilikler, dokunduğumuz hayatlar ve bıraktığımız eserlerdir. İnsan sahip olduklarıyla değil, sahip olduklarını nasıl kullandığıyla değer kazanır.

BAŞKAN AKPINAR: HER YATIRIM BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ
BAŞKAN AKPINAR: HER YATIRIM BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ
İçeriği Görüntüle

Eğer sadece “ben” diyerek yürürsek yolumuz bir yere kadar gider. Çünkü ben merkezli her çaba eninde sonunda bir duvara çarpar. Oysa “biz” diyebilenler hem kendilerini hem de çevrelerini yükseltir. Gerçek başarı; başkalarına fayda sağladığın, sorumluluk aldığın ve iz bıraktığın noktada başlar.

HUZURUN KIYMETİNİ BİLMELİYİZ

Bugün öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki çevremizin birçok noktasında savaşlar sürüyor, bombalar patlıyor, insanlar büyük acılar yaşıyor. Böylesine zorlu bir ortamda çok şükür ki bizler ülkemizde huzur ve güven içinde hayatımızı sürdürebiliyoruz. Bunun kıymetini iyi bilmeliyiz.

Bu vesileyle ülkemizin istikrarı ve güvenliği adına yürütülen isabetli dış politikalar ve savunma sanayimizdeki gelişmelerden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize teşekkür ediyorum. Özellikle son dönemde önem kazanan “Terörsüz Türkiye” hedefi, hepimiz için daha güvenli ve güçlü bir geleceğin temellerini oluşturmaktadır.

Bu ülke, her vatandaşının eşit ve birinci sınıf olarak yaşadığı büyük bir devlettir. Yıllarca bizi bölmek isteyenler oldu, ancak başaramadılar. Etrafımızda yaşanan gelişmelere baktığımızda sahip olduğumuz huzurun ve birliğin değerini çok daha iyi anlıyoruz. Bu nedenle hep birlikte ülkemize, milletimize ve vatanımıza daha güçlü şekilde sahip çıkmalı; birlik ve beraberliğimizi her şartta korumalıyız.

BİZLERE ÖNEMLİ SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR

Bir taraftan dünyada devam eden ekonomik krizler, diğer taraftan ülkemizde yaşanan ekonomik zorluklar ve artan savaş ortamı, ekonomileri daha hassas hale getirmektedir. Bu gelişmeler tüm dünyada ciddi baskılar oluştururken bizlere de önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Bu noktada alınması gereken en önemli tedbirlerden birinin tasarruf bilinci olduğuna inanıyorum. Tasarruf, aslında bizim kültürümüzde ve inancımızda çok güçlü bir yere sahiptir. Anadolu insanı tarih boyunca kanaatkâr ve ölçülü yaşamayı bilmiştir. “İsraf haramdır” anlayışı sadece bir söz değil, aynı zamanda hayatımıza yön vermesi gereken önemli bir hadisi şeriftir.

BUGÜN HÂLÂ CİDDİ BİR İSRAFLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Bu durum ekonomimizi daha kırılgan hale getirmekte ve bizi dış kaynaklara daha bağımlı kılmaktadır. Oysa yapmamız gereken; tasarruf bilincini güçlendirmek, kaynaklarımızı daha verimli kullanmak ve ekonomimizi sağlam temeller üzerine inşa etmektir.

Daha çok üreten, daha az tüketen bir toplum olmak zorundayız. Üretim gücümüz arttıkça ekonomik bağımsızlığımız da aynı ölçüde güçlenecektir.

Öte yandan son dönemde emekli sayısının çalışan sayısını geçtiğine yönelik değerlendirmeler de dikkat çekmektedir. Bu tablo üretim dengesinin ne kadar önemli olduğunu bizlere bir kez daha göstermektedir. İnsanlarımızın iş arayışlarında öncelikle kamuya yönelmesi devletin üzerindeki yükü artırmakta, bu da beraberinde verimlilik kaybını ve üretimde azalmayı getirmektedir.

HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM!

Bu nedenle ekonomide özel sektörün önünü daha fazla açmak, üretimi teşvik eden bir yapıyı güçlendirmek büyük önem taşımaktadır. Daha güçlü bir ekonomi için hep birlikte daha çok üretmeli, daha bilinçli tüketmeli ve kaynaklarımızı en doğru şekilde değerlendirmeliyiz.

Geleneksel iftar programımıza katılımlarınızdan dolayı bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. Cuma günü idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramı’nın hepimiz için sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyor; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”