Hatta insan içine çıkmasın bile! Gitsin herhangi depoda karanlıkta ot gibi yaşasın! Yakışanı o. İnsan içine karışıp başkalarının da moralini bozmasın. Valla öyle. Gülmeyen birinin etkisi böyle. Yaşam moral demek. Öyle değil mi? Moral bozucu mendebur kim varsa karanlığa karışsın. Görünmesin.

Çinliler demiş ya “Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın” diye. Cuk ifade…

Kimse kimsenin ekşi suratını çekmeye mecbur değil. Gülmesini bilmeyenler üstüne bir de satış işine giriyorlar ya, işte o zaman daha bi mendebur oluyorlar. Sen nere satış nere be adam.

Gülmek öyle böyle bir eylem değil. Öyle hafife alınacak hali de yok artık. Bu dünyada pazarlamanın ve satışın en büyük enstrümanı.

Fark edersen tabii…

Şayet gülmeyen insanlar varsa ki bolca var. Bunların bu modern dünyada herhangi işte başarılı olması mümkün değil.

Böyle insan tiplerini herhangi işe almayacaklar artık.

Düşünsenize alışveriş merkezlerinin kapısında gülmeyen güvenlik görevlileri bye bye…

Çay verirken gülmeyen çaycılar bye bye…

Bankadaki suratsız memurlar bye bye…

Bağırarak eğitim verdiğini zanneden öğretmenler bye bye…

Benden bu kadar siz gerisini getirin…

Ekşi suratlı hiç kimseyi hiçbir yerde görmek istemiyoruz artık.