Milli Gazete yazarı, Üstad Mehmet Şevket Eygi beyefendi tarafından 21 mart  2013 tarihinde kaleme alınan, muhteşem bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Umarım bazı kardeşlerimizin nasiplenmesine vesile olurum. Bu güzel yazının altına gururla imzamı atıyorum.

Ahir zamanın yaygın alametlerinden biri emanetlere hıyanet edilmesi olacağına dair muteber ve güvenilir din kitaplarımızda bahisler vardır. Emanetlere riayet etmek, hıyanet etmemek Kur’an’la, Sünnet’le, İcma ile sabit, kesin bir hükümdür.

Dinimiz emanetlerin ehil ve layık olanlara verilmesini emreder.

1. Emanetler nelerdir: Büyük başkanlıklar, küçük başkanlıklar, memuriyetler, makamlar, mevkiler, hizmetler.

2. Başkanlığa talip olmak haramdır.

3. Başkanlığa talip olmadı, matlup oldu. Yani başkaları onun başkan olmasını istediler. Ehliyeti veya liyakati yoksa başkanlığı kabul etmesi yine haramdır.

4. Bozuk toplumlar emanetleri ehil ve layık olanlara veremezler.

5. Bozuk, cahil, ahlaksız toplumlarda bir takım arivistler, ehil olmadıklara makamlara, mevkilere çıkarlar, alkış toplarlar, ünlü ve zengin olurlar. İşlerinin bir kısmını arivistlere veren toplumların iki yakası bir araya gelmez. (Arivist nedir? Türkçesi ikbal avcısıdır. Arivizme Arapça’da vusuliye denir. Arivist kimdir? Bilgisi kültürü, ahlakı, karakteri, kapasitesi, uzmanlığı, kompetansı yeterli değil ama onda yükselmek, baş olmak, temayüz etmek konusunda dehşetli bir hırs var. Her türlü gayrimeşru yola başvurarak yükselir.)

6. Cami imamlıklarının büyük ölçüde namaz kıldırma memurluğu haline gelmesi emanetlere hıyanetin çok belirgin bir örneğidir. İslam’da namaz kıldırma memurluğu diye bir iş ve hizmet olamaz. Zaten her dindar Müslüman beş vakit namaz kılmakla mükelleftir. İmamın asıl vazifesi cami çevresindeki Müslümanlara örnek olmak ve önderlik yapmaktır.

7. Laik rejim ve onun Diyanet İşleri Başkanlığı camilerin mihraplarına, minberlerine, kürsülerine ehliyetli, liyakatli, âlim, fazıl, ahlaklı, faziletli hizmetkârlar koyamıyorsa büyük bir vebal altındadır.

8. Bir İslam toplumunda bütün işler, hizmetler, vazifeler, memuriyetler ehliyetli insanlara verilir.

9. İslami hizmetler sadece para ile başarılı şekilde yapılamaz. Para bir vasıtadır. Hizmeti yapacak insan ehliyetli, liyakatli, vasıflı, güçlü, üstün Müslüman olmazsa paralar çarçur edilir.

10. İslam dini nepotizmi yasak eder. Hiçbir kimsenin ehil olmayan akrabalarını, oğullarını, kızlarını, damatlarını, gelinlerini, kardeşlerini, bacanaklarını, hemşehrilerini, askerlik arkadaşlarını, şahsî dostlarını haksız yere kollamaya salahiyeti yoktur.

11. Çağımızda particiler, cemaat fanatikleri, hizip ve fırka holiganları makamları, mevkileri, masaları hep kendi yandaşlarına, taraftarlarına vermek istiyor; bu ise ülkeyi bozup dejenere ediyor.

12. Ehliyetsizlere iş, memurluk, makam vermek için imtihanlara hile ve fesat karıştıranları bile biliyoruz. Böyle sahtekârlıklar Müslümanların yapacağı işlerden değildir.

13. Bir yere memur alınacak, yüz genç müracaat etmiş. Bunlardan biri de senin ciğerpare oğlundur. Sen sağlam, gerçek, doğru bir Müslümansan onu kayıramazsın. Sınav adalet içinde yapılır. Oğlunun kazanma şansı, diğerleri gibi yüzde birdir. Bu yüz gencin en ehliyetlisi, en layık olanı senin oğlunsa o tayin edilir, değilse o memuriyeti elde edemez.

14. Bir ülkeyi yücelten veya alçaltan, batıran veya çıkartan kurumların başında eğitim gelir. Öğretmenlik işi ehliyeti ve liyakati olanlara verilmelidir. Verilmezse ülke çöker.

15. Milletvekilliği çok önemli bir vazifedir. Müslüman bir ülkede milletvekillerinin yüzde seksen beşinin doğru inançlı, hem İslam’ı bilen hem genel kültür sahibi olan, çok temiz, çok faziletli, halkı temsil etmeye ehliyet ve liyakati olan kimselerden seçilmesi gerekir. Halk kendisine böyle vekiller seçmez ise, başına geleceklerden hiç yakınmasın, sızıldanmasın. Sonradan (Bir zamanlar olduğu gibi) “Hay elim kırılsaydı da bunlara oy veremeseydim…” gibi pişmanlıkların faydası olmaz. Herkes için söylemiyorum, elbette herkes böyle değildir ama adam Meclis’e girebilmek için on milyonlarca lira para harcıyor, dehşetli reklamını yaptırıyor. Milletvekilliği maaşları belli, peki bu adam bu kadar masrafı niçin yapıyor?

16. Öğrencilere dağıtılan burslar da birer emanettir. Ehil olmayan öğrencilere burs vermek emanete hıyanet olur. Şu hususu da üzülerek belirtmek istiyorum: İslami kesimden, sözde dindar bazı öğrenciler beş altı yerden burs alıyorlar. Çevresi, tanıdığı olmayan, çok fakir çocuklarımızın bazısı bir yerden bile burs alamıyor. Bu da bir adaletsizlik, emanete hıyanettir, rezalettir.

(Bu yazım bazılarının hoşuna gitmeyecek, herif iyice münafıklaştı diyeceklerdir… Desinler… Kimseyi suçlamıyorum, ortaya yazıyorum.)