Bunun için de medyadaki doğruyu, yanlışı ve manipülasyonu ayırt edebilme becerisi gerekiyor. Buna da medya okuryazarlığı deniyor.
Yani gerçek haberleri yalan ve manipülatif yani yönlendirici olanlardan ayırma becerisi. Bu, sloganlara kapılmadan, duygusal tepkilerin peşine takılmadan, başkalarının dayattığı anlatıların dışına çıkıp kendi aklınla değerlendirme yapmanı sağlar.
Doğru medya okuryazarı olabilmek için yapılabilecek birkaç şey var. Örneğin kaynak kontrolü. Haberin kaynağı belli değilse, “iddia edildi” diye dolaşıyorsa fazla itibar etmemek lazım. İsimsiz ekran görüntüleri genellikle uydurma hikâyeler oluyor.
*
Ayrıca bir bilgi sadece tek bir yerde varsa, ona bilgi denmez. En az iki bağımsız kaynaktan doğrulatmak gerekir. Her konuda konuşan fenomenlerden bilgi almak, bakkala gidip beyin cerrahisi danışmaya benziyor. Mutlaka gerçek uzmanlardan alınan bilgilere itibar etmek gerekir.
Ayrıca günümüzde görsel materyale de güvenmemek gerekiyor. Eskiden “gözümle gördüm” demek bir şey ifade ederdi. Şimdi gözün bile yanılıyor çünkü ona gösterilen şey gerçek olmayabiliyor.
*
Yapay zekâ destekli görseller birinin yüzünü alıp hiç yapmadığı bir konuşmayı yapıyormuş gibi gösterebiliyor. Videodaki mimikler, göz kırpması, ses tonunun inişi çıkışı... Hepsi yazılımla birebir taklit edilebiliyor. Bunu normal bir insanın fark etmesi neredeyse imkânsız.
Bu yüzden fotoğraf ve video artık mutlak kanıt değil. Sahte içerik hem gerçeği taklit ediyor hem de gerçeğin güvenilirliğini sarsıyor. Bir şey gerçekten olmuş bile olsa artık “Bu deepfake ‘mevcut bir görüntü veya videoda yer alan bir kişinin, yapay sinir ağları kullanarak, bir başka kişinin görüntüsü ile değiştirildiği bir sosyal medya mecrası’ olabilir mi?” sorusu araya giriyor.
*
Medya okuryazarlığı aslında bir mesaj çözme becerisidir. Bunu kullanmazsan karşına çıkan haberlerin gerçek mi yoksa seni etkilemek için mi yazıldığını anlayamazsın.
Bir haberde sana ne söylendiğini değil, başkasının sana duymanı istediği şeyi duyarsın. Bu yüzden bu beceriyi canlı tutmak önemli. Bir mesajın gerçekten ne demek istediğini anlamaya çalışmazsan, seni kandırmaya çalışanları fark edemezsin.
*
Geçenlerde bir zamansız ve şok istifanın ardından çok şey söylenmeye başlandı.
İddialar, iftiralar dalga dalga yayılınca, insan ‘ne oluyor?’ demekten kendini alamıyor. Zaten soruşturma açılmış. Yolsuzluktan söz ediliyor. Birkaç kişinin adı geçiyor. Doğru mu, eğri mi, soruşturma sonunda öğreneceğiz. Şimdi kalkıp da isim verirsek, itibar suikastına yönelirsek suça ortak oluruz.