2019-10-25 09:48:14

Kaygan zeminde siyaset yapmak!

Mehmet FİSKECİ

mfiskeci_kimlik@hotmail.com 25 Ekim 2019, 09:48

Geçmişte, lisanslı profesyonel futbolcu olarak kaygan zeminde futbol oynamanın zorluğunu bilirim. Çok da yaşadım.

Bu bakımdan, köşe yazılarımı yazarken, futbol ile siyaseti özdeşleştirir, ikisi arasında fark olmadığını düşünürüm.

Çünkü ikisi de nankör meslek.

İkisi de kaygan zeminde hata yapmaya müsait.

Çünkü ikisinin de birbirinden farkı yok.

Yok derken, her ikisinin de başkanı var, teknik direktörleri ve altyapı sorumluları var. Sahası var, taraftarı var, rengi var, arması var, var oğlu var işte…

*

Kaygan zeminde futbol oynarsanız, dikkat etmeniz gerekiyor. Yağmurlu ve karlı havada futbol oynayanlar, her an hata yapma riski ile karşı-karşıyadır. Ayağın kayar topu rakibe kaptırırsın, ayağın kayar, top seker, rakibe faul bile yaparsan ki, ya sarı, ya kırmızı karttır göreceğin. Kaleciye pas vermek istersen, top sürat kazanır, kendi kalene gol atarsın, kısa paslar yerine uzun paslarla kaleye şut çekersen, hele bir de yerden sekerse top, kaleciyi kontrpiyede bırakabilir ki, bu da galip gelmek için yeterli bir sebeptir.

Siyasetten farkı yok, siyasetin de futboldan farkı yok.

Hata yaparsan, kaybedersin. Kaleciye pas vermek yerine, kısa pas yerine uzun toplar atacaksın ki forvet elamanlarına, galip gelme şansın doğsun.

*

Gelelim günümüze

Çok uzağa gitmeyin, daha yakın tarihte, dikkat ediyorum, her gün, herkes birbirini suçluyor. Herkes birbirini ihanetle, fitne-fesatla, iftira atmak ve dedikodu yaymakla suçlarken, kim haklı, kim doğru bilemiyorsun. Kimse ayranım ekşi demiyor. Herkes kendi ölçesinde, kendi meşrebinde kendini ve partisini haklı çıkartırken, açıklamalar, iddialar yine havada uçuşuyor.

*

Kendi içinde ayar sorunu yaşayanlar da, aksine gazeteciye, yani sana-bana ayar vermeye çalışıyor, gazeteciliği dizayn yelteniyor, bizi birbirimize düşürdükleri gibi, ortaya model diye koyduklarına kendileri de inanmadıkları gibi, bizi de inanmış gibi uzaktan seyrederken herhalde keyif alıyorlardır.

Allah yalanı sevmez, ilkin, yani bu sistemi gündeme taşıdıklarına tutacağını, işleyeceğini düşünmüştük.

İyimserdik. Ancak aradan geçen 2 ay içinde, dağın fare doğurduğuna, bizlerin oyalandığına, orta sahada top gezdirerek, ne kaleye şut çekildiğine, ne de kaleciye geri pas verildiğine şahit olunca, iyimser tavrımız ve iyi niyet düşüncemiz suya düştü.

*

Bıraktım onları kendi kaderlerine, bizi hiç ve yok sayma niyetlerini, şu sıralar zemin kaygan. Malum, artık sonbahardayız, kış kapıya dayandı, yağmurlar ve yakın zamanda karlar da düşer. Zemin büsbütün kayganlaşacak.

Kayganlaşınca da birilerinin ayağı kayacak, belki incinecek, belki de bir yerine bir şey batacak.

Bu zeminde siyasete yapmak kadar zor ne var Allah aşkına!

Bereket versin, yerel siyasetin marka değeri yüksek bir sayın Ahmet Özdemir var, sağduyulu, hoşgörülü ve uzlaşmacı.

O da olmasa insanın ne siyaset yazası geliyor, ne de haber yapası…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.