Sonbahara girdik giriyoruz. Yazın sıcakları bedenimizi yaksa, kavursa da, serin ve yağışlı günler kapıda. Bunlar sonbaharın habercisi. Baksanıza yapraklar bile d allarından kopmaya başladı yavaş yavaş. Önce sararıyor, sonra dökülüyor, olan belediye temizlik işçilerine oluyor.
Şimdi siyasi partilerde de temizlik yapılacak.
Eve hanımları ilkbaharda ‘bahar temizliği’ne girişirken, siyaseten partilerde de son bahar temizliği başlayacak.
Bakalım bu temizlikten kimler nasibini alacak. Kimler kalacak, kimler addaaa gidecek, kimler kapının önüne konulacak, kimlerle devam kararı çıkacak, bunları önümüzdeki günlerde görme imkânı bulacağız.
Temizlik şart. Çünkü imandandır.
*
Bilirsiniz, siyasi partilerde önce ilçe kongreleri yapılır. Ehliyet ve liyakatı geçtim bir yana, çünkü artık bunların esamesi okunmuyor, yakınların varsa, eşin dostun, kayınço-baldız-bacanak, koltuk da hazır, etiket de, unvan da…
Senin adamın benim adamım devri şimdi. Partiye senelerini, emeklerini, maddi manevi imkânlarını vermiş olanlar kenarda beklerken, şu benim adamım ise işleme tamam.
Ötekini geç bir kalem!
O bakımdan birçok isim partiye küsüyor, gelmiyor. Ne liyakati diyor, ne ehliyeti. Emek verenler, partinin mutfağından gelenler kenarda bekletilirken, hiç ummadığınız biri geliyor, ya ilçe başkanı, ya il başkanı oluveriyor.
Belki de tepeden inme… Paraşütle, ya da piyangodan çıkarcasına… Şans, talih, kader, kısmet kime gülerse artık!
Devlet kuşu kimin başına konarsa, ya da pislerse…
Hak, adalet ne gezerse artık!
*
İsterseniz önce iktidar partisinden, yani AK Partiden başlayacaktım, bu meselede yazacaklarım uzun olacağı için bir sonraki günlere bıraktım.
Bu arada, siz de bir doktora görünün ve kalp atışlarınızı kontrol edin, heyecanınızı dindirin, şöyle derinden bir nefes alın ve düşünün!
Ben neredeyim, nerede olmam gerek, nerede olurum!
Adamın yoksa, otur oturduğun yerde derler.
Daha ne deyim ki sana!