Biz O’nunla sekizle dokuz gibi, şekerle tuz gibiyiz… Ne şekeri severim, ne tuzu ancak benim yanımda Hakan Dereli gerek kişiliği, gerek partiye, yönetime ve davaya olan sadakati ve gerekse basına olan samimi davranışı bambaşka…
MHP’li yıllarında, en çok da Büyükşehir olmadan önce, Özel İdare Meclis Üyesi olduğu dönemlerle sekizle dokuz gibiydik.
Merttir, güzel giyinir, güzel konuşur. Dürüsttür. Kendi adıma konuşuyorum, sayın Hakan Dereli ile aramızdaki münasebet bir gazeteci-siyasetçi ilişkisinden çok, ağabey-kardeş ilişkisi kadar güçlü. Daha da öte dersem, abartı olarak düşünmeyin, yorumlamayın!
*
Şimdi diyeceksiniz, durup dururken bu Hakan Dereli muhabbeti nereden çıktı?
Cevap veriyorum; Dün, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş milletvekili sayın Ali Öztunç, Yener Atlı arakadaşımızın@meslektaşımızın Korupark tesislerinde basın ile bir araya geldi, bizimle kahvaltı yaptı. Bazı açıklamalarda da bulundu.
İşte bu yazı, bu basın açıklaması ardından zuhur etti, yazımı mecburiyet kesbetti. Zira, dar mekanda, bazı arkadaşlarımızla toplantının, günlük siyasetin, yerel yönetimlerin kritiğini yapar, bireysel yorumlarımızı paylaşırken, CHP Genel Başkan Yardımcısı sayın Ali Öztunç, açıklamasının bir yerinde Hakan Dereli’nin ismini zikretti.
Meslektaşım Neşe hanımın ifadesiyle; muhalefetin genel başkan yardımcısı Hakan Dereli’yi diline doladıysa, demek ki Hakan Dereli büyük siyasetçi.
Hakan Dereli AK Parti İl Başkan Yardımcısı. Etkin bir siyasetçi. Bize karşı bir yanlışını, ters hareketini görmedik. Sayın Öztunç şöyle diyordu mealen ve özetle; “Hakan Dereli basın mensuplarına telefon açıyor, Ali Öztunç’un haberlerini girmeyin, CHP’nin haberlerine gitmeyin!”
*
Biz bir kenarda birkaç arkadaşımızla oturur, sohbet ederken, kulağımıza çalınan bu iddia karşısında birbirimize baktık ve biraz da yadırgadık, tuhafımıza gitti çünkü.
Hakan Dereli, bugüne kadar böyle bir yanlış içinde olmadı. Aksine “Gazetecinin partisi olmaz, mesleği gereği her habere gider, yorumunu da yazar!” diyerek objektif düşünceli siyasetçi olduğunu her fırsatta dile getirmişken, bu iddia, bu laf nereden çıkmış, neden icap etmişti.
Yoksa birileri sayın Öztunç’un kulağına bir şeyler mi fısıldamıştı.
Kendi aramızda “Hayır, böyle bir şey yok, olmadı, olmaz da. Hakan Dereli böyle ham insan, ucuz siyasetçi değil.” diyerek itiraz ettik.
Basın özgürdür. İstediğini yazar, istediği haberi gazetesine, sitesine koyar. Koyar çünkü her basın mensubunun farklı siyasi düşüncesi, farklı siyasi güzergahları vardır. Ve kimsenin de işine, yazısına, yorumlarına müdahale etmesini istemez, sevmez de.
Zaten Dereli arkadaşımız da böyle bir ucuzluğa, hamlığa gitmedi, yapmadı. Ha, bu müdahale, bu dayatmalar vatandaşlardan, vatandaşlardan gelmedi mi, geldi. Ancak günahını almayalım, Hakan Dereli’den böyle bir telefon, dayatma, talep hiçbir zamana gelmedi, olmadı…
*
AK Parti İl Başkanı sayın Ömer Oruç Bilal Debgici ile uyumlu bir birliktelik oluşturup, siyasetin gerekliliğini yerine getirirken, onu savunmak, haksız ithamı karşısında aklamak da bize düşüyordu. Rahat ve inanarak avukatlığını yapabilirim.
Ben de onu yerine getirdim.
Çünkü şehrimizin gururu, yükselen değeri sayın Ali Öztunç kadar, sayın Hakan Dereli’yi de çok seviyoruz!