2019-07-26 10:46:48

Cihat Sezal ve Mücahit Kara…

Mehmet FİSKECİ

mfiskeci_kimlik@hotmail.com 26 Temmuz 2019, 10:46

Günümüzde insanlar, diğer deyişle siyaset sevenler ve siyasetle uğraşanlar, açık ve net konuşan milletvekillerini seviyor, tutuyor ve alkışlıyorlar. Zaten hangi siyasi partinin vekili olursa olsun, konuşurken yüz ifadeleri, mimikleri ve dilinden dökülen cümleler kendisini ele veriyor ve kamuoyu da bir bakışla o siyasetçinin notunu veriyor.

Yine günümüzde insanoğlu, dürüst, açık ve net cümleler kurabilen, hepsinden ötesi bütün enerjisini, bütün sevdasını seçildiği kitleye ve şehre vakfeden milletvekillerini bağrına basıyor. Yoksa bu şehir çok siyasetçi gördü, çok milletvekili ile tanıştı. Bazıları iz ve eser bırakırken, birçoğunun isimlerini bile hatırlamakta zorlanıyoruz.

Bir zamanlar vardılar ve unutulup gittiler. Tıpkı masallar gibi, bir varmış, bir yokmuş.

*

Bu açıdan değerlendirildiğinde, dün sabah AK Partinin genç ismi, milletvekili sayın Mehmet Cihat Sezal ile bir arada olma fırsatı bulabildik. Konuşurken, sorulara cevap verirken zaman zaman özeleştiriden de çekinmeyen ve ‘Eleştirdiğimiz her şeyin içinde yaşıyoruz!’ diyebilen milletvekili ile…

Herkes O’nu bizim Maraş ağzıyla yazıyorum, Ail Bea’nın (yiğit namı ile anılır derler ya…) eski Kahramanmaraşspor kulüp başkanı, eski Belediye Başkanı ve eski milletvekili olarak bilir, tanır, sever.

Yani Ali Sezal

Bir de, amcası, kaliteli siyasetçi, eski milletvekili ve gariban dostu Avukat merhum Orhan Sezal’ın yeğeni olarak bilirler. O Orhan Sezal ki, nesli tükenmiş beyefendiydi, hatırnaz insandı, gözü gönlü ve sofrası gani kimseydi.

Nur içinde yatsın!

*

Gelelim Cihat Sezal’a…

Kahvaltı tabi ki bahane. Ancak dün, üyesi bulunmaktan gurur duyduğum, tamamen genç bir ekipten oluşan Kahramanmaraş Akdeniz Gazeteciler Cemiyeti’nin organize ettiği programda, aslında ev sahibi AK Parti Onikişubat İlçe Başkanı, sevdiğimiz insan, kaliteli kişilik ve basın dostu Mücahit Kara idi.

Ancak bu birlikteliğe milletvekili sayın Cihat Sezal’ın da dahil olması, bizleri gerçekten sevindirdi, sevindirdi çünkü birçok bilinmeyen, bilgi kirliliğinden öteye gitmeyen ve neredeyse dedikodu ve asılsız iddialardan oluşan bir çok soru, kafaları meşgul ederken, Sezal, bu sorulara açıklık getirdi.

Hem de dürüstçe, açık ve net… Atalarımızın ‘otu çek köküne bak!’ sözünü yabana atmayacak kadar harbi konuşan, dürüstlük abidesi tıpkı babası Ali Sezal gibi, evirip çevirmedi, hiçbir soruyu karşılıksız bırakmadı, atlamadı ve en önemlisi de bizi ikna etmeyi başardı.

O bakımdan kendilerine teşekkür borçluyuz.

*

Açık havada, çaylarımızı yudumlarken, ana gündem maddesi meseleler yerelin dışına pek çıkılmadı. Aylardır kapalı olan ve tartışmalara konu olan Maraş kalesinden saklı kutu, bir türlü tarih ve kültür turizmine açılamayan Germenicia’ya, Kahramanmaraşspor ve yeni bir stadyuma ihtiyacımızın olup olmamasından başarısız, senelerdir çöreklendiği koltukta göbek büyüten beşiriksiz il müdürlerine, (Sağlık Müdürü Ali Nuri Öksüz hariç) yeni dönemde muhtemel bir kabine değişikliğinin yaşanıp yaşanmamasından İstanbul seçimleri örnek gösterilip AK Parti’nin güç kaybedip etmemesine, kentin en temel sorunlarından biri haline gelen eğitim ve sağlık yatırımlarından her geçen gün insanların tepkisini ve şimşekleri üzerine çeken Suriyelilerin ülkelerine gönderilip gönderilmeyeceklerine, Kanayan yara olarak sürdürüldüğüne inanılan Afşin-Elbistan Termik Santralinden belediye başkanlarına, yeni yapılması düşünülen ve 11 dönümlük alan (yeni yapılan emniyet müdürlüğü karşısı) üzerine konuşlanacak olan yen maliye binasından, kurulacak yeni partilere, özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün basın ile olan ilişkilerine, kurum içindeki tutum ve icraatlarına, 300 yataklı yeni hastane yerinin belirlenmesiyle birlikte sağlığa ciddi ölçüde müspet katkı sağlayacak yeni hastane müjdesine, milletvekili olarak arkadaşları ile kentin hayati derecede önem arz eden problemlerinin çözümleri noktasında son olarak  Milli Eğitim, Çevre ve Şehircilik ile Çalışma Bakanlarının görüşmeler neticesinde şehrimize davet edilmesinden doğayı ve çevreyi kirleten Aksu Çayına, gelip gelemeyeceği bir türlü netlik kazanamayan hızlı trenden maddi imkânsızlıklar sebebiyle yarım kalan projelere vs. kadar tüm sorunlar masa etrafında döndü dolaştı.

*

Dersine çalışmış gördüm. Başarılı buldum, performansı da iyiydi. Zorlanmadı,  heyecanını koruyordu. Üstelik siyaseti de öğrenmişti.

Ancak yeni bir stadyuma gerek olmadığı konusundaki ısrarını anlayamadım ve tartışma bu meselede kilitlenirken, sayın Mahir Ünal’ın yeni stad için aylar öncesinden müjde verilmesine rağmen tartışmanın göbeğinde kalmasına gerek yokken, her şeye rağmen yeni bir stadyum için düşüncelerin, görüşmelerin olacağına dair de garantiler vermesi kendisine olan sevgimizi, saygımızı bir kat daha artırdı.

Sohbetin başında o pırıl pırıl gençlerin arasında, bu mesleğe 50 yılını vermiş birisi olarak ilk söz hakkını bize vermesi, açılış konuşması için bize yönelmesi ayrı bir incelikti. Teşekkür ettim.

Bir teşekkürüm de, bizi bilgi kirliliğinden kurtarma adına, bu birlikteliği sağlayan başta Kahramanmaraş Akdeniz Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İbrahim Baykut ile bu buluşmaya bir anlamda ev sahipliği yapan sayın Mücahit Kara dostumuza teşekkür ediyorum.

O pırıl pırıl genç meslektaşlarıma da başarı dileklerimi yineliyorum. 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.