Verilmezmiş.
Onu da Cemil Güçlü kardeşim ile sosyal medyada yaptığım paylaşımda gelen yorumlardan öğrendim. Öğrendim ki, bu şehrin insanları, zaten az sayıdaki bürokratlarına sahip çıkmak için, özellikle Cemil Güçlü için neredeyse ayağa kalktı, görevden alınmaya tepki gösterdiler.
İnsanımız hemşehrisine sahip çıktı.
Meğer ne kadar çok seviliyormuş Cemil Güçlü. Meğer soyadı kadar ne güçlü bir çevreye sahipmiş ki, yaptığım paylaşıma gelen yorumlardan bunu daha iyi anlayabiliyorum, hemşehrileri, sevenleri ve beraber çalıştığı arkadaşları arkasında durdular, sahiplendiler.
Özgeçmişine baktım, adam kariyer zengini…
*
Önce belirteyim, sayın Cemil Güçlü’yü tanımam. Tanımam derken; yani yüz yüze gelmedim, karşılaşmadım. Sadece 31 Mart 2019 mahalli seçimlerinde Elbistan Belediye Başkan adaylığı sürecinde adı geçince, sanıyorum bir iki kez telefonla görüştüm, o kadar. Munis bir sesi vardı. Güven veriyordu insana. TCDD’de çalıştığını, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı görevini sürdürdüğünü, öte yandan eski bir asker, (üst düzey komutan) olduğunu biliyordum. Özgeçmişini inceledim, kariyerinde yok yok. Sürekli başarı hikâyeleri yazmış.
Bayramın ikinci günü olan Pazartesi günü sayfamda paylaşımda bulunup, bu değerli bürokrata sahip çıkılması gerektiğine dair düşüncemi yazınca, gelen yorumlara baktım, “Hayır!” dedim. “Bir insan bu kadar sevilemez!” meğer sevilen bir bürokratmış. Hayret etmedim tabi, sevindim.
Aslında görevden alınma yok. Sayın Cemil Güçlü, TCDD’de uhdesindeki (Taşımacılık A.Ş.) Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının kapanması ile açığa çıkıyor, müşavir olarak atanıyor. Yani kızak…
*
TCDD şu anda Trabzonluların hâkimiyetinde. Adeta kuşatılmış durumda. Bunu öğreniyorum. Tabi ki her şehirden bürokrat olacak. Bunu doğal karşılarım. Ehliyetli ve liyakatli ise memleketinin bir önemi yok. Ama kadrolaşma bir kente odaklanır, siz de o kurumda görev yapan hemşehrinize, üstelik de herhangi bir siyasi, mesleki sabıkası olmadığı halde, üstelik de çok sevilen ve tutulan bir bürokrat olduğu halde, hiçbir gerekçe göstermeden bulunduğu üniteyi kapatır, açığa çıkarır, yani kızağa çekerseniz, bu bürokratı kaybedersiniz.
Gelen yorumlardan ve dostlarından edindiğim bilgilere bakılırsa, Ankara’ya gelen, işi düşen herkesle yakından ilgilenen bir insan sayın Cemil Güçlü. Acaba; ‘gelecekte önümüzü keser, kısmetimize mani olur, bir adım ileri gider!’ diye mi endişe ettiler de, ünitesinin kapanmasına, kızağa çekilmesine (müşavirlik) ses çıkartmadılar, çözebilmiş değilim.
*
Yazılarımı sürekli takip eden bir okurum var. Ali Kara… Zaten Ankara’da az sayıda olan bürokratlarımıza sahip çıkılmasını istiyor, haklı…
Afşin eski Belediye Başkanı sayın Fazlı Aydoğan mesela… Biraz kahır, biraz sitem dolu sözlerle çıkıyor karşımıza. Kınıyor, ayıplıyor, haksızlık olarak nitelendiriyor.
O’nu yakından tanıyan Burak Bozdoğan mesela…
Yine Güçlü’yü çok iyi tanıdığını söyleyen Önder Gören…
Bu görevden alınmayı haksızlık olarak nitelendiren ve adil olunmasını isteyen İlker Gündoğar…
Güçlü’ye yapılan operasyonu hazmedemediğini söyleyen Naz Gündoğar mesela… Sayın Mahir Ünal’a sesleniyor, “Toprağımıza sahip çıkın, yoksa biz size sahip çıkmayız!” diyerek adeta isyanları oynuyor.
Kuzeyin pırlanta değerindeki ismi Sait Tahiroğlu… “Güçlü silahlı kuvveteler kökenli, kendini iyi yetiştirmiş, gözünü daldan ve budaktan sakınmayan, disiplinli, planlı, programlı bir Anadolu evladıdır. Devlet ve aile terbiyesi almış, yetişmiş birisi. Şehrimiz siyasetçilerinin bu kardeşimize sahip çıkacaklarını, hak ettiği yere atamasının yapılması için gayret içinde olacaklarını umuyorum, bekliyorum” diyerek sitemde bulunmuş.
Gerek manevi yönden, gerekse şehrimizin son dönemlerde yetiştirdiği ender kıymetlerden biri olan Güçlü’ye sahip çıkan bir başka isim Kükre Kul Doğan…
Yeğenim Hami Fiskeci mesela. Sayın Güçlü’yü yakından tanıyan gazeteci-televizyoncu. Tekrar görevine iadesi için iyi niyet besliyor.
Faruk Bilgili, Mehmet Yıldırım, Orhan Türkcephe, Vedat Bağrıaçık, Adil Karakaya ve Abdulhamit Karaduman da “Cemil Güçlü yalnız değildir!” diyerek hemşehrilerine sahip çıkıyor, çıkılmasını öneriyorlar. Çünkü kaliteli bürokrat kolay yetişmiyor günümüzde. Sadece Ankara’da değil, merkezde ve Türkiye’nin her neresinde olursa olsun…
Bari yetişenlerin kıymetini bilelim.
Ve İrfan Purtaş. “Oltaya gelen balığa yem verilmez!” diyerek bize başlık hediye ediyor, malzeme veriyor!
*
Bu paylaşımlar, bu yorumlar dilerim yukarıda karşılık ve yankı bulur. Edindiğim bilgilere göre, TCDD bünyesinde yeni kurulacak bir birime Genel Müdür ya da Genel Müdür Yardımcısı olarak hak ettiği göreve getirilmesi.
Milletvekillerimizin hadiseden, Güçlü’den ve yaşananlardan bilgileri varken, bu meselede siyasilere, bu şehrin insanlarına sahip çıkmaları çağrısında bulunuyorum.
Ankara’da güçlü lobi oluşturmak için, güçlü isimlere ve bürokratlara sahip çıkmak gerekiyor. Çıkacaklarına, değerlendirileceğine inanıyorum!
*
NOT: Ayrıca, Ankara Bürokrasinin önemli ismi sayın Ejder Oruç da layık olduğu, hak ettiği görevi bekliyor. Memleket ve hizmet sevdalısı arkadaşımıza sahip çıkmak bu kadar mı zor? Memleketimiz için bir artı değer olan sayın Oruç’un kariyeri, yazdığı başarı hikayeleri onu pasif görevde tutarak zayıflatılmamalıdır!