2019-12-18 10:26:51

“Biz birbirimizi ayağa kaldırır, sıkıntıdan kurtarırız. Siz öyle değilsiniz!”

Mehmet FİSKECİ

mfiskeci_kimlik@hotmail.com 18 Aralık 2019, 10:26

İsminin ve soy isminin baş harflerini versem, şıp diye tanıyabileceğiniz bir işadamı, Gaziantep’li bir işadamına mal verir. Olur, verebilir. Ticaret nihayetinde. Satış olunca, işin içinde para da oluyor haliyle. İster para, ister senet, ister çek, istersen kefil veya bir zamanlar çok geçerli olan söz…

Şimdi söz para etmiyor, baba bile evlada, evlat babaya bir şey verirken dahi senet alıyor. Beleşe kimse kimseye öpücük bile vermezken, Gaziantep’li işadamı kardeşimiz her nedense borcunu ödeme sıkıntısı çekiyor.

Çek’teki rakam da biraz kabarık.

Durumu iyi değil belli ki. Şu günde, ekonominin tehlike çanları çaldığı zamanda kimse borcunu ödeyemiyor, bırakın borcu, taksitlerini bile ödemede sıkıntı çekerken, bu borç ödeme işi biraz uzuyor.

Çek’leri tahsili için bankaya, ya da icraya vermeyi düşünür.

Olabilir.

*

Gelelim hikâyenin cana alıcı yerine.

İster kabul edin ister etmeyin, şehir milliyetçiliği, tutkunluk, birlik-beraberlik denildiği zaman Gaziantep bize her zaman on basar. Kusura bakmayın! Ki bu gerçeği herkese konuşur, yazar ve söyler.

Hem imarette, hem ticaret, hem de siyasette… Tutkunluk, birbirlerine sahip çıkma, adamların kanında, ruhunda ve özünde var. Birbirlerine sahip çıkma, değerlerini koruma, kültürünü koruma… Kısaca şehir milliyetçiliği…

Meseleye dönecek olursak…

Bizim işadamı dostumuz bir gün İstanbul’da Gaziantepli bir işadamı ile muhabbet ederken, konuyu açar. Adam gülümseme ve ciddiyet karışık bir tavırla, “Yanlış yapmışsın!” der. Devam eder;  “Biz düşene tekme vurmayız, elinden tutara kaldırırız. Keşke daha önce söyleseydin, meseleyi bu zamana taşımaz, çözerdik. Biz böyleyiz. Birbirimizin elinden tutar, kalkındırırız. Ama siz öyle değilsiniz. Sizin birbirinize güveniniz yok! Neyse… Önümüzdeki hafta içinde para hesabında olacak”

*

Bizim hemşehri utanır, söylediğine söyleyeceğine bin pişman olur ama parasını kurtarabileceği ümidi ile de için için sevinir.

Nitekim söz verilen günde, para bizim işadamımızın hesabına geçer.

Bunu da geçtiğimiz günde, bütün gazeteci arkadaşlarımızın bulunduğu bir ortamda bize anlatır.

*

Her zaman deriz işte, ticarette de, siyasette de Gaziantep’in kırk yıl gerisindeyiz. Aksini iddia eden, itiraz eden varsa, buyursun ve biraz düşünsün uzun uzun, hak vereceksiniz.

Biz neden böyleyiz diye!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.