Düşünün, MADO’nun 36 ülkede bayrağı dalgalanıyor. Bu Türkiye bayrağı, bu Kahramanmaraş bayrağı demek. Yönetim Kurulu Başkanı olan kardeşimiz Mehmet Kanbur da, dondurmadan çok bir şehri, bir kültürü sattıklarını söylerken, dondurmanın doğum yerinin Kahramanmaraş olduğunu anlattı kaç kez.
Tesislerinde 200çeşit dondurma ürettiklerini ifade eden sevgili Kanbur’da bir öncü güç, bir liderlik ruhu var. Zaten kendisi de dondurma okulu için bir öncülük etmek istediklerini söylerken, Mado’yu ve kendisini bir turizm elçisi olarak yorumladı.
Sayısız yemek çeşidimiz var. Ama ne yazık ki gastronomide beklenen çıtayı yükseltemedik. Tanıtamadık kendimizi bu meselede. Okulu ile dondurma ile Kahramanmaraş’ı milli takım haline getireceğiz dediğinde, salonda oturanlar herkes birbirinin gözünün içine baktı. İyi bir kadro kuracaklarını, gerekirse yurt dışından uzman ekip getirteceğini de belirtmeden geçemedi. Çünkü bu meselede kendilerini sosyal sorumluluk sahibi olarak görüyorlar.
Prensip şu, bölgede, dünyada ve Türkiye’de model olmak!
*
Basın toplantısında iken sayın Kanbur’a şunu sordum, “Bu şehrin fahri büyükelçisi olduğunu söylüyorsunuz. Cumhurbaşkanına bir telefon kadar yakınsınız. Madem bu şehri seviyorsunuz, tanıtım elçisi yerine koyuyorsunuz kendinizi, siyasete girmeyi, milletvekili olmayı düşünmediniz mi?”
Güldü; “Ben bu şehirde oyun kurucu olmak istiyorum. Aşımın, işimin başındayım. Aileme, çocuklarıma bu kadar zaman ayıramıyorum. Siyaset bana göre değil. İnsanları çok akıllı, çok zeki, çok donanımlı diye değil, o zamanki konjonktür öyle gerektiği için milletvekili yapıyorlar.” ifadesini kullandı, bir gerçeğin daha altını çizdi, bu şehrin güçlü lobiye ve merkezde insanları kaynaştıracak abi’ye, bir ombudsmana ihtiyacı var.
*
“Herkesin iki gözü var, ama MADO’nun 4 gözü…” diyen Kanbur, TİGEM’i de almak istemiş ama kısmet olmamış. Bu arada, maşallah sayın Kanbur’da laf bitmiyor, hızına yetişmek mümkün değil, makineli tüfek gibi anlatıyor, İtalya’da yaşadığı bir hatırasını anlattıktan sonra, para ile aklın satıldığını öğrendiğini kaydetmeden geçemiyor, akabinde bir gerçeğin daha altını çiziyor, “Gazeteci gazeteciyi, dondurmacı kendini sevmiyor!”
Katılır mısınız bilemem de, gerçek payı yok değil.
Milli Eğitim eski Bakanlarımızdan sayın Prof. Dr. Mehmet Sağlam’ın (Emanet emin ellerde) koordinesindeki Dondurma Okulu şehrimize ve sektöre hayırlı olsun!