Belki de dünya, ilk defa bu kadar geniş kapsamlı bir biyolojik vaka (saldırı) ile karşı karşıya.
Tüm dünya gerek ekonomik, gerek insani, gerekse sağlık alanında tedbirler alıyor, iş dünyası ve vatandaşlarını rahatlatacak ekonomik paketler açıklıyor.
Sosyal devlet olmanın da zaten gereği budur.
Öncelikle bu süreçte olaylara, birlik ve beraberliğimizi koruyarak sağduyumuzu kaybetmeden yaklaşmamız gerekir diye düşünüyorum.
Sonra da ertelenen krediler, faturalar, siparişler, yapılan yardımlar vb. bunu örneklerle uzatabiliriz
*
Gelelim asıl meseleye…
Bir meseleye açıklık getirmem gerekirse, ben AKEDAŞ’ın ne avukatıyım, ne ortağı. Ben de sizin gibi elektrik kullanan, bu nimetten yararlanan bir vatandaşım. Kamuoyunda eksik, yalan yanlış ve bilgi kirliliğinden oluşan yorumlar ayyuka çıkınca, maksadım sizleri bu meselede aydınlatmak.
Hataya düşmeyin diye… Tepkilerinizi kontrol altında tutun diye…
Bir kere… AKEDAŞ da aydınlık günlerimiz için var. Yine diyorum, niyetim üzüm yemek, bağcıyı dövmek kesinlikle değil. O bakımdan diyorum ki…
Bugün sadece EPDK’nın (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu) iki kez üst üste açıklamasına rağmen anlaşılmakta güçlük çekilen kıyasen fatura ile ilgili okuyucularımızı aydınlatmak fayda var.
Sevgili okurlar, devletimiz elektrik faturalarının ertelenmesini öngörebilir, fakat devlet tarafından karşılanması şimdilik bu ekonomiye göre mümkün değildir.
*
Kıyasen fatura olayına gelince…
Kıyasen fatura, idare tarafından kapatılan ve sayaç okuma işlemi mümkün olmayan aboneler için geçerlidir. Tüm aboneleri kapsamıyor ama diğer abonelerin rutin okuma işlemi devam ediyor.
Şunu yapın!
Bir sayaç okuma memuru geldiğinde hemen tepki göstermeyin, o da neticede EPDK’nın çizdiği mevzuatı yerine getiriyor.
Meseleye açıklık getirmek için belirtmem gerekirse, büyük harflerle yazıyorum; FATURA OKUMALARI ERTELENMEDİ, RUTİN DEVAM EDİYOR.
Sadece kapatılan ve sayaç okuması mümkün olmayan yerler için geçerlidir bu işlem…
Bildiğim ve yetkililerden edindiğim bilgi kadarıyla yazıyorum, şu ana kadar idare tarafından kapatılan bir alan olmadığı için rutin okumalar sürecek.
Ayrıca şahsi fikrimi soracak olursanız, üstte yazdığım gibi devletimizin 3-5 aylık elektrik faturalarını karşılaması imkânsız, hem de adaletsiz. Benim faturam 80 TL, diğer vatandaşın 200, daha diğerinin 350 lira, seninki 100 lira ise demem o ki, faturaların zamanında ödenmesi, vatandaşlarımızın yarınadır.
Sadece 1.000 TL’nin (yazıyla bin) altında olan ödenmemiş faturaların kesimi bir süreliğine yapılmayacaktır.
*
Asıl sorun ne?
Bakın, bunları yazdığım için bana kızmayın! Bu bilgileri sizler için derledim, sizin yararınıza olur diye, bir uyarıda bulunmak istedim.
Bir kere, faturasını ödemeyen aboneler, ileride ödedikleri takdirde gecikme faizini de vermek zorunda.
Bu gecikmenin yaşanmaması, ödeyebilecek durumda olan bütün vatandaşlarımızın sorumluluklarını yerine getirerek faturalarını ödemeleri işlemleri de ileride yaşanacak süreçleri de kolaylaştıracaktır.
Yanılgıya düşmeyin, bilgi kirliliğine boğulmayın, elektrik borçlarınızı, yani fatura tutarlarınızı ödemekte geciktirmeyin, faiz ile karşı karşıya gelmeyin!
Bilmem anlatabildim mi?