Yola çıktıklarını, yolda buldukları ile takas yapmak!

Günlerdir, peş peşe iktidarı, isim vermesek de, ima etsek de herkes biliyor, farkında, AK Partiyi, yerel siyaseti ve yönetimleri eleştirir, gündemden uzak tutmazken, kimse takıntılı olmakla itham etmesin! Biz elma demesini de biliriz, alma demesini de…

Hiçbir parti ile rabıtamız (bağımız-ilgimiz) yokken, hiçbir başkan babamızın oğlu değil. Eleştiri ise dibine kadar eleştiri, methiye ise ve hak ediyorsa, sonuna kadar yanındayız. Ve bu meselede kimsenin de bize ayar verme haddi değil, bunun da bir kere altını çizelim.

*

Yeniden Refah Partisi son mahalli seçimlerde bırakın ülke genelini, yerelde, yani şahsım şehrinde bir patlama gösterdi, 3 belediyeyi birden kazandı. Teşkilatın başarısını kimse inkar edemez, yadsıyamaz. Biraz daha sağduyulu, biraz daha geniş düşünselerdi (aday seçimi) büyükşehir dahil, birkaç belediyeyi daha almaları içten bile değildi.

Her il veya ilçe başkanı partisinin büyümesini, üye kaydı yapmayı sever, düşünür ve bunu gelişme, büyüme göstergesi olarak algılar. Ki haber değeri de vardır.

Yeniden Refah Partisi bir üye bir üye diyerek yönetime, belediye meclis üyeliğine adam seçerken, seçici olmak zorunda.

Son günlerde partiden iki ismi ihraç ettiler, onlar da soluğu başka kapıda aldılar. Ha, Başkan Muhammet Aydoğar bu kararında haklıydı, kapının önüne koydu. Malum, ayrık otları bahçeye zarar verir.

Fakat, amma velakin, ancak, zira, binaenaleyh…

*

Başkan Aydoğar belediyelerine sahip çıkmalı. Koordinasyon, diyalog, özeleştiri, istişare kültürü bunun için yeterli iken, bu meselede biraz cimri davrandığını düşünüyor, gözlemliyoruz.

Bu arada, parti ile uzaktan yakından alakası olmayan, parti ruhu ve dokusu ile alakası olmayan kimseleri partiye aldı, Genel Başkan ile fotoğraf çektirip kendisine yardımcı yaptı. Fakat o isimler hiçbir zaman Yeniden Refah Partili olamadılar, olmayı da düşünmediler. Bu tutum, partiye gönülden bağlı olanları rahatsız etti ve nihayetinde partiden uzaklaşmalarına neden oldu.

*

Derken, daha önce bu partinin emektarlarından, 7 göbek milli görüş geleneğinden gelen, ancak Muhammet Aydoğar’a sitemi, kahrı ve onun yanlışlarından ötürü olduğunu tahmin ettiğimiz kadarıyla, partiden ayrıldı ve bugün itibariyle Anahtar Parti İl Başkan Yardımcısı. Başkan sevgili Aydoğar, bu meselede biraz özeleştiri yapmalıdır.

İsterseniz Resul Poyraz’ın yazısını bir okuyun, kararı siz verin! Poyraz isim vermese de, imalı kelimeler-cümlelerle eski partisini ve Başkan Aydoğar’ı eleştirmiş.

“Gazeteci büyüğüm. Diyorum ki; bir de böyle siyasete dahil edilen insanlar yüzünden harcanan insanları, yola çıktıkları ile yolda bulduklarını takas yapanları yazsan. Kendi ikbali kaygısı ile ayağıma bağ olur diye en yakınındaki insanları acımadan harcayanları yazsan olmaz mı?

Buradan bizim köye yol olur. O kadar çok küstürülen insan var ki; neden hep iyi olanlar başta durunlar oluyor; kötü olanlar, lanet olsun, Allah sizi bildiği gibi yapsın diye kaçıp gidenler suçlu oluyor.

İlla dertlerini Selda Bağcan'a mı yazsınlar!.. "Yaz gazeteci, yaz" diye sokağa çıkıp bağırsınlar mı? Bırakıp giden susup terk eden insanların içinde hâyâsından edebinden susup köşesine çekilenler yok mu?

Siyaset maalesef başta bulunanların kendi çıkarları uğruna harcadığı insanların, terk edip giden insanların yerine sizin buyurduğunuz gibi lokmacı takımı ile dolanlarla dolu.

Eeee. Siz daha iyi bilirsiniz. Dinsizin hakkından imansız gelir. Kişilerin ettiği yarına kalır ama yanına kalmaz. Eden bulur.

İkinci hanımlar yemek için gelir derler ya... Sanki biraz böyle oluyor.

Kıymetli büyüğüm şunu unutmayalım. Haddime değil ama tereciye tere satmak. Oruç tuttuklarınla bayram etmezsen derler ki adama; elhamdülillah karnımız doydu. Sofrayı kuran kaldırsın...

Siyaset, sendika, dernek, spor vb.. faaliyetler ekip işidir. Ve Liderler ekipler işime yaradığı surece, kullanma tarihi bitene kadar vardır, sonrasında çöpe atılır hadsizliğine düşmemelidir. Düşürse sizin kaleme aldığınız yazının mahiyeti daha iyi ortaya çıkar diye düşünüyorum. Neyse hadsizlikten bahsetmişken susayım zira size karşı saygısızlık yapmış olmayayım yarım asrı aşkın süredir gazetecilik yapan bir duayenin altında yorum yapmak, eleştiri yapmak haddime değil. Sizi seviyorum ve size hürmet ediyorum. Saygılar. Allah ömrünüzü uzun kaleminizi keskin etsin.”

*

Bu meselede başka söze hacet bırakmamış sevgili Resul Poyraz!