Bazıları yılbaşı sayımızda yılın en’lerini seçerken, gazetemize koyarken sordular, “Kriterin neydi, neye göre belirledin!”

Evet, bu soru ile çok karşılaştım. Tabi hepsine de verilecek cevabım vardı. Biz, toplumda karşılığı olmayanlardan değiliz çok şükür! Tabi ki en’leri belirlerken, açık ve net yazıyorum, hem gazetemin hukuk danışmanı, hem de toplumun her kesiminde, hatta muhalefet parti cenahında bile kabul gören tutumu, sağlam karakteri, insanlarla olan ilişkileri, beşeri münasebetleri, tatlı dili, güler yüzü ve telefonlara çıkışı, Ankara’ya gelenleri kabul edişi, kimseyi çevirmeyişi, başlı başına yılın milletvekili olmaya yetiyordu zaten.

Çarşıda pazarda sorduğunuzda, milletvekillerini şöyle bir kantara çektiğinizde, Ankara’da sözü geçen, yerel ve ulusal siyasetin mihenk taşı sayın Mahir Ünal iken, Kahramanmaraş’ta da Av. Ahmet Özdemir ismi sürekli ağır basıyordu.

*

Tabi yukarıda saydığım kriterler yeterli miydi, tabi ki değil. Bu şehrin en temel sorunlarını ilgili bakanlıklarla, arkadaşları ile kurduğu diyalog ile irtibata geçmesi, sorunların çözümü noktasında elini taşın altına koyması, sorunları muallakta bırakmayıp sonucu gitme isteği ve şevki, akabinde ilgili makamları, kurumları ve basın camiasını bilgilendirmesi, onu alıp yücelere koymaya yetiyordu bile.

Kimse kusura bakmasın, altını kalın çizgilerle çiziyorum, en yakın mesai arkadaşı, güvenilir dost, her hareketine ve icraatına kefil olunabilecek M. Cihat Sezal ile harika bir ikili oluşturmuştu. Memleket meselelerine birlikte kafa yoruyorlar, istişare ediyorlar, bunu yaparken, diğer milletvekili arkadaşları ile yol yürüyerek, memleketimiz adına yüreklerini ortaya koyuyorlardı.

*

Bir kere, sayın Ahmet Özdemir’in varlığı, meclisteki konumu, ki beyefendi, kadirşinas kişilik sayın Cihat Sezal ile olan yakın dostluğu ve sırdaşlığı, sayın Mahir Ünal’ın da elini güçlendiriyordu. O’nun yükünü hafifleten, elini güçlendiren a kalite kimsedir sayın Özdemir.

Bir anlamda, siyasetin ağabeyi, mihenk taşı sayın Mahir Ünal’ın (15 Mayıs  tarihindeki bir haberimden  dolayı tebrik ve teşekkür etmiş, ramazanımı kutlamıştı) Kahramanmaraş’taki sesi, nefesi ve yükselen değeri pozisyonundaydı.

Siyaset Ankara’da sayın Mahir Ünal’dan, Kahramanmaraş’ta ise Ahmet Özdemir’den soruluyordu. AK Parti Onikişubat ilçe başkanlığı ardından İl Başkanlığına, oradan da milletvekilliğine kadar olan süreçte, kendini yetiştirmiş, memleketin girilmedik sokağını, caddesini bırakmamış, sorunlarını ezberlemişti. İl’in en ücra köşesini de bilir, o yörenin insanlarını da tanır, sorunlarına da vakıf donanımlı bir siyasetçi çünkü.

Peki diyeceksiniz ki, “Ahmet Özdemir çalışıyor da, diğerleri uyuyor mu?” Tabi ki öyle bir şey demedim, demem de, demek de istemem. Hadsizlik olur, haksızlık olur. Ancak sayın Özdemir bu meselede, bu kriterlerin belirlenmesinde, bir adım önde, onu demek istedim. Çünkü aynı partideler, aynı gemideler, aynı memleket uğruna hizmet veriyorlar, aynı davanın temsilcileri.

Ne kadarsa, o kadar yani.

*

O’nun için basın dostu desem, sizi temin ederim bütün arkadaşlarım bana hak vereceklerdir. Kimseyi kimseden ayırmamış, herkese eşit mesafede olmuş, telefon açıldığında cevabını vermiş, elinden geldiği ölçüde ve imkânda yardımcı olmuştur.

Bu meselede öyle tahmin ediyorum, bir kere başarısı inkar edilemeyen, siyasetin en kaliteli, en gayretli isimlerinden, dünün milletvekili, bugünün model ve modern ilçe Onikişubat Belediye Başkanı sayın Hanefi Mahçiçek’i de örnek aldığını düşünüyorum.

Özetle, siyasete pozitif enerji veren ve güven sağlayan sayın Özdemir, meclise ve bu şehre yakışıyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol