Yerel yönetimin vicdanı; Hayrettin Güngör

Kuyumcu değilim ama biz de insan sarrafı olduk: Uzaman senelerdir esnaflık yapıyorum, hayatın içinden geliyorum, 16 yaşından bu yana araba kullanan, ekonominin, yerel yönetimlerin, medyanın ne olduğunu bilen birisi olarak, doğrusu sayın Hayrettin Güngör ile şimdiye kadar niye tanışamadım, ona yanıyorum.

Bir iş kadınıyım ve anneyim. Bu yaşıma kadar çok belediye başkanı gördüm, tanıdım, çok belediye çalışanı ile tanıştım, çoğu ile samimi olsam bile çoğu ile uzaktan merhabamız vardı, fakat insan birini tanımadan hakkında hüküm veremiyor, kanaat ileri süremiyorsun, lakin Hayrettin Bey’deki samimiyete tanıklık edince, ‘işte adamın hası’ demekten kendimi alamadım.

*

Bu kanaate, bu duygu seline nereden katıldım, nerede verdim diye soracak olursanız, zaten patronum sık sık söylerdi. Dürüstlüğünü, olmayacak duaya amin demeyen onurlu bir duruşa sahip olduğunu, net ve düz bir belediye başkanı olduğunu, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kurumun delikli kuruşuna halel getirmediğini, fakat şanssızlık yakasını bırakmadı, koltuğa oturduğunda önce pandemi, sonra deprem ile boğuştuğunu anlattı patronum.

Talihsizlik mi, kader mi bilemedim!

*

Biz insanlar, belediye başkanlarından genellikle büyük projeler, büyük yatırımlar bekleriz. Bu beklentimizi, umudumuzu da her zaman dışarı vururuz.

Bu şehrin insanı her türlü hizmete layık mı, elbette.

Fakat ülkemizde, şehrimizde bir güven sorunu yaşanıyor. Sayın Hayrettin Güngör’ün güvenilir biri olduğunu sık sık dile getirirdi patronum.

Bu minval üzere meseleye geliyorum.

*

Bir gurup gazeteci arkadaşımla önce Kilis, sonra da Hatay’a gittik.

Depremden sonra görmemiştim ne Kilis’i, ne de Hatay’ı. Ama bünyesinde çok sayıda Suriyeli barındıran Hatay’daki yıkımın fazla olduğunu biliyordum.

Sayın Hayrettin Güngör 5 yıl Maraş’ta çalıştı, sonra Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Hatay Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter olarak görev aldı.

Maraş’ta ne kadar hizmet verdi, yaptıkları kamuoyunda ne kadar kabul gördü, bunun peşinde değilim.

*

Hatay EXPO’da yemek sırasında, bizlerle sohbet ederken dilinden düşen cümlelerdeki rahatlığa, özgüvene ve samimiyete dikkat kesildim.

Öyle kasılması, kibri yoktu. Konuşurken bizlerin gözlerinin içine bakması, güven vermesi benim için en önemli kriterdi. Samimi duruyor, pozitif enerji dağıtıyordu bizlere.

Konuşurken tecrübe konuşuyordu. Keşke bir 5 yıl daha Maraş’ta kalsaydı diye çok düşünmedim değil. Ama takdirdi, kısmetti.

*

İnsan tanımadan, oturup iki kelam etmeden, dinlemeden, sırf duydukları ile yetinmeyip, birebir görüşmeden birisi hakkında kanaat vermemesi gerektiğine bir kere daha inandım.

Bu değerli, her cümlesi, her gülümsemesi içtenlik arz eden Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri sayın Hayrettin Güngör, bende, bizde unutulmaz iz bıraktı.

Bir kere, bizim gazeteci gurubunu ağırladı, bilgilendirdi, belli ki gazeteci kardeşleriyle, büyükleriyle sohbeti özlemişti, bir noktada içini döktü. Hasret ve özlem giderdi her iki taraf.

Her cümlesinde samimiyet, dürüstlük ve güven duygusu ağır basıyordu.

Tebrikler, teşekkürler sayın Güngör!