Yeraltı…

Televizyonlarda gösterilen diziden söz etmeyeceğim. Siz bunu ‘altyapı’ olarak okuyun, değerlendirin ve yorumlayın.

Yanınızdakilere de o minval üzere anlatın!

Zira, senelerdir bu şehri yönetenler, toprağın altına yatırım yapmadılar. Tribüne oynayıp toprağın üstüne, kaldırım, sokak, cadde, park-bahçe, asfalt gibi rutin işlerle uğraşmaktan, altyapıyı unuttular.

Ne zamanki bir sel felaketi yaşandı, ne zamanki şehirde su sıkıntısı baş gösterdi, ne zaman ki şehirde kanalizasyon sorun haline geldi, ‘haaaa, demek ki bu şehrin altyapıya da ihtiyacı varmış!’ diyenler, gözünü açanlar, bu meselenin ciddiyetine vakıf olup, aday gösterildiğinde kitapçığına şerh düşen sorumluluk sahibi kimseler, toprağın altına da para yatırmanın elzem olduğunu gösterdiler.

*

Lafı uzatmadan, suyu bulandırmadan, meseleyi sulandırmadan yeraltına, yani altyapıya bakalım.

Altyapı eksikliği sadece merkezde kendini göstermedi. Tüm ilçelerimizde zaman zaman iklim ve doğa olayları sebebiyle kendini gösterirken, Fırat Görgel Başkan bu gerçeğin farkındaydı zaten de, yaşanan ve yaşanacak çamur, su birikintisi, bataklığa dönen yolları da göze alarak, vatandaşın tepkilerini sineye çekerek devletin uzanan elini şehrimize çevirdi.

*

Depremden sonra TOKİ, Emlak Konut ve EPP’den sora, İller Bankası kanalıyla şehrin altyapısı yeniden değişmeye başlayınca, araçlar dahil vatandaşlar da sıkıntı çekince, bir süre Büyükşehir Belediyesi vatandaşın tepkilerinden kurtulamadı.

Biz ise, altyapının önemine vurgu yaparak, yılların ihmalinin bir günde giderilemeyeceğini, sabretmemiz, tahammül göstermemiz gerektiğini yazdık. Zahmet çekmeden bal yenmiyordu.

Fakat sabırsız insanoğlu, altyapı gerçeğinin farkına varamayanlar, bunu siyasi malzeme haline getiren muhalefet (televizyon kanalları, köşe yazarları, muhalif siyasiler ve yazılı basın) dahil, Fırat Görgel Başkanı hedef haline getirseler de, çok şükür çoğu gitti, azı kaldı.

*

Altyapı, şehrin geleceğini kurtarır. Yarınlarının teminatıdır altyapı.

Göreceksiniz, cadde ve sokaklardaki sıkıntılar, ulaşım sorunu, içimizi dışımıza çıksa da, araçlarımız zarar görse de, dedim ya, biti-bitiyor.

Göreceksiniz, birkaç aya kadar inşaatlar da tamamlanmış, hak sahipleri yerlerine taşınmış, işyerleri faaliyete geçmiş, çarşı-Pazar canlanmış olacak ki, şehir yeniden doğacak, yepyeni bir Maraş’a uyanacağız hep birlikte.

Üstelik daha modern, daha güvenli. Belki şehrin, caddelerin, sokakların, evlerin, kurumların eski ruhu olmayacak ama bizi muhtemelen güz gelmeden yepyeni bir şehre ile Maraş karşılayacak!

O gün yepyeni bir Maraş’a uyandığımızda, inancım odur ki vatandaşımız devletimize, milletimize ve merkezdeki başta büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel olmak üzere bütün yerel yöneticilere dua edecekler.

Fitne yaratmak isteyenlere inat! Onları ne yapacaksın diye soracak olursanız, cevabım hazır; cehenneme kadar yolları var!

Kim veya kimlerse!