Bu başlık, sevdiğim, saydığım, benim için kıymetli birisinden geldi.

Bu şehirde, sivil toplum kuruluş kanaat önderi deyince akla ilk gelen, şimdiye kadar hakkında en çok yazı yazılan, sadece ait olduğu sektörün dertleriyle değil, kentin tüm ihtiyaç ve problemleriyle yakından ilgilenen, üstelik de kamuoyunca en çok sevilen isim kim diye sorarsanız, herkes benim gibi Mustafa Buluntu ismini telaffuz eder.

Liderlik adamın yapısında, ruhunda var. Karizma desen zaten on numara beş yıldız.

Beşeri ilişkiler, ticari ahlak, basın ile samimi diyalog, ait ve başkanı olduğu sanayicilerin tüm sorunlarını bilen, çözümleri konusunda zaman mefhumu tanımayan isimdir Mustafa Buluntu.

Herkes onu sanayici, herkes onu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, herkes onu Tomsuklu OSB Başkanı sanır ve öyle düşünür. Fakat o Mustafa Buluntu ki, mensubu olduğu sektörü, camiayı ve şehri temsil noktasında ilk sıraya konan lider.

Bütün bu yazdıklarım, düşüncelerim, kişisel yorumlarım belki bazılarına aşırı mübalağalı gelebilir. Değil ve alakası yok! Ne derler, marifet iltifata tabidir.

Peki, uzatmıyorum, asıl meseleye geliyorum.

Ramazanın son günü, siyasetin, yerel yönetimlerin ve ticaretin önemli konuklarının olduğu iftar programı, Ticaret ve Sanayi Odasının fuaye salonunda gerçekleşirken, adım gibi eminim sevgili Buluntu bir denge unsuru bu şehirde.

Yeri geliyor kral çıplak diyor, yeri geliyor ezberleri bozuyor, yeri geliyor, şehrin âli çıkarları ve sorunlarının çözümü için elini taşın altına koyuyor, tam bir Maraşlı cesareti ile hareket edip, geleceğe dair bir hesap içinde olmadan, doğru bildiği icraatları sergilemekten geri kalmıyor.

*

‘Başkan Mustafa Buluntu’yu anlamak ve anlatmak’ başlığı altında çok köşe yazısı yazdığımı hatırlıyorum. Çünkü onu kayda değer, çünkü onu kıymetli, çünkü onu bu şehir için bir fırsat, bir şans olarak gören bendeniz, bu kez iftar programı sebebiyle takdir edeceğim.

Peki, sorun bakalım, ‘Başkan Buluntu, bu kadar övgüyü hak edecek ne yaptı?’

Hah tam da bu noktadayız şimdi. Nizaha değil izaha muhtaç olduğu için başlıyorum. Evet, az önce de zikrettim, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı sıfatıyla bir iftar programı düzenledi. Takip edenler, yazılarımı okuyanlar bilir, ramazana boyunca bazı iftar davetlerine katılmış olsam da, hiçbir iftar programı için yazı yazmadım. Çünkü kıymetli başkanım Buluntu’nun bir ayrıcalığı var. Nedir o derseniz, anlatayım!

*

İftara kimlerin katıldığını yazmayacağım. Zaten haberde okudunuz, dinlediniz veya. Bir kere, iftarın onur konuğu 65. Hükümetin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı sayın Dr. Fatma Betül Sayan Kaya’nın Kahramanmaraş için yerel siyaset için, ticari alan için, ticaret ve sanayinin dönüşü için, şehrin genel vizyonu için söylediği cümlelerin altına imzamı atıyorum.

Teşekkürler sayın Kaya…

Evet, depremde ciddi yara alan, kan, mal ve can kaybı yaşayan şehir kısa sürede ayağa kalkacak. Kalkacak, çünkü bu şehirde, şehrin hafızası bir sayın Fırat Görgel gerçeği ile Mustafa Buluntu farkı var.

TUSAŞ gibi büyük ve stratejik projelerin hayata geçirilmesi noktasında sadece Kahramanmaraş’ın değil, tüm bölgenin yeniden ayağa kalkma iradesinin en somut göstergesi olduğunu bizlere kabul ettiren Milletvekili sayın Prof. Dr. Vahit Kirişçi var.

Ama bu meselelerde Ticaret Borsası Başkanımız sayın Mustafa Narlı’nın da gayretini, emeklerini, çabasını da inkar edecek değiliz. O Narlı ki, kardeşi kadar sevdiği Buluntu ile adeta kanka, bir elmanın iki yarısı, ayrılmaz bütün.

*

Ha, yukarıda sıraladığım şehre dair gerçeklerin vuku bulmasında Kipaş’ın patronu, TSO Meclis Başkanı sayın M.Hanefi Öksüz’ün de büyük payı olduğunu unutmamak gerekiyor. ‘Sel gider kum kalır’ sözü sanıyorum birine, birilerine mesaj niteliğindeydi. Anlayanı varsa tabi.

Sayın Buluntu, sürekli ortak bir geleceği gündeme getirdi aylardır. O akşam, yani iftar saatinde bir dirilişin, bir dönüşümün ve bir iddianın tam merkezinde buluşma sağlandı. Kendi ifadesiyle sofrayı paylaşırken, aslında ortak bir hikayeyi, ortak bir iradeyi ve ortak bir gelecek gündem konusuydu.

*

Maraş olarak çok şükür toparlanıyor, ayağa kalkıyoruz. Sanayi olsun, şehirdeki yapılaşma olsun, (Allah devletimize zeval vermesin!) vatandaşın beklentilerinin karşılık bulması olsun, artık geleceğiyle konuşulan bir şehre doğru adımlar atılıyor iken, ne Başkan Mustafa Buluntu, ne yerel siyasi irade, ne halk pes etmedi, üretmeyi tercih ederek, ayağa kalkmayı ve yeniden başarmayı bilen bir şehrin taşlarını döşediler.

Bu şehir, henüz tamamlanmayan bir hikâyeyi yazıyor. Güçlü bir gelecek hikâyesi. Bu hikâyenin de baş kahramanı elbette Mustafa Buluntu’dan başkası değil. Belki siyasi irade ‘Biz neciyiz, biz bu sıralamada yok muyuz?’ deseler de, bu şehir Buluntu gibi bir lokomotife sahip olduğu için şanslı sayılmalı.

O Buluntu ki, bu süreci bir onarım değil, bir fırsata dönüştürme adına daha planlı, daha güçlü daha sürdürülebilir bir sanayi altyapısının kurulması için, günü kurtarmanın değil, geleceği kurumanın hesabı içinde olan bir liderden söz ediyoruz.

*

Özetle, sayın Buluntu isimleri buluşturmaktan çok, gönülleri birleştiren irade, sivil toplum kuruluş kanaat önderi olarak övgüyü, alkışı hak ediyor.