Saygıdeğer okurlarım,
Bugünkü köşe yazımda, Türk güreşine ve Kahramanmaraş sporuna önemli hizmetlerde bulunmuş, Dünya Kupası, Avrupa ve beş kez Yaşar Doğu Uluslararası Güreş Turnuvası şampiyonluğu bulunan Sayın Ahmet Ak’tan bahsetmek istiyorum.
Bazı insanlar vardır; görev yaptıkları makamla anılır.
Bazıları ise görev yaptıkları makama değer katarlar.
Ahmet Ak da benim nazarımda ikinci grupta yer alan isimlerden biri..
2000’li yılların başında Türkiye’de kamu kurumlarında yeni bir yapılanma süreci yaşanırken, spor teşkilatında da önemli değişiklikler gündeme gelmişti.
O yıllarda henüz Gençlik ve Spor Bakanlığı kurulmamış, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri spordan sorumlu Devlet Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu.
2002 yılında dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin tarafından Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne Ahmet Ak atandı.
Mayıs 2002’de görevine başlayan Ahmet Ak’ın ilk yaptığı işlerden biri kurum içinde birlik, beraberlik, moral ve motivasyonu güçlendirmek oldu.
Çünkü bana göre bir kurumun başarısı önce bina ile değil, insanla başlar.
Çalışan mutlu olacak…Kurum içinde huzur olacak…
Ekip ruhu oluşacak…
Sonra hizmet gelir.
Ahmet Ak da bu anlayışla hareket etti.
Göreve başladıktan sonra ilgili birimlerden kapsamlı brifingler alan Ak, Kahramanmaraş merkez ve ilçelerdeki spor tesislerinin durumunu inceletti.
Eksikler belirlendi. Öncelikler sıralandı. Ve çalışmalara başlandı.
O yıllarda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, stadyum tribünlerinin altında hizmet veriyordu.
Bu durum hem çalışma koşulları bakımından sağlıklı değildi hem de kuruma gelen vatandaşlar açısından Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün kurumsal kimliğine yakışmıyordu.
Önceki İl Müdürü Sayın Şahin Mezdeği döneminde başlatılan yeni hizmet binası, Ahmet Ak’ın Valilik ve Bakanlık nezdindeki girişimleriyle kısa sürede tamamlanarak hizmete açıldı.
Bu, önemli bir adımdı. Çünkü kurumsallaşmanın yolu, güçlü insan kaynağı kadar sağlıklı fiziki şartlardan da geçer.
Ahmet Ak yaklaşık dört buçuk yıl Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak görev yaptı.
*
Bu süre içerisinde şehrimize önemli spor yatırımları kazandırıldı. Kahramanmaraş merkezde idari bina ve Gençlik Merkezi…
Pazarcık Spor Salonu…
Çağlayancerit futbol sahası…
Türkoğlu soyunma odaları…
Saim Çotur Futbol Sahası’nın çimlendirilmesi…
Afşin Spor Salonu…
Çağlayancerit sentetik saha…
Göksun Güreş Eğitim Merkezi…
Bunların yanında mevcut spor tesislerindeki birçok eksiklik de giderildi.
Bugün bunları yazmak kolay.
Ama o dönemin imkânlarını, personel yetersizliklerini ve yatırım şartlarını düşündüğümüzde yapılan işlerin kıymeti daha iyi anlaşılır.
Bir spor yöneticisinin başarısı sadece yaptığı binalarla ölçülmez.
Asıl mesele o tesislerin içini sporcu ile doldurmak.
Ahmet Ak döneminde personel sayısının az olmasına rağmen sporcu sayısının ve kulüp sayısının artırılması konusunda önemli çalışmalar yapıldı.
Özellikle güreş branşında Türkiye şampiyonlukları elde edildi.
Bu zaten Ahmet Ak’ın en iyi bildiği alan.
Kendisi de yıllarca minderde ter dökmüş, büyük başarılar kazanmış bir spor adamıydı.
Bu nedenle sporcu psikolojisini biliyordu. Antrenörü anlıyordu. Gençlerin neye ihtiyaç duyduğunu iyi görüyordu.
Bulunduğu her ortamda sporun tüm branşlarına destek olunması gerektiğini ifade ederken, özellikle çocukların ve gençlerin spora yönlendirilmesine büyük önem verirdi.
Onun yaklaşımı şuydu: “Bu gençlik bizim. Bu çocukların elinden tutmak, onları spora teşvik etmek ve topluma faydalı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak zorundayız.”
*
Bence spor yöneticiliğinin özeti de budur.
Ahmet Ak’ın idarecilik anlayışında dikkat çeken bir başka özellik de personelle kurduğu iletişimdi.
Kurum içinde huzuru ve çalışma barışını önemseyen bir yönetim anlayışı benimsedi.
Personelle kavga ederek değil, birlikte çalışarak sonuç almaya gayret etti.
Diğer kamu kurumlarıyla ilişkilerinde de aynı yapıcı yaklaşımı sürdürdü.
Toplumda karşılığı olan, sevilen ve sayılan bir isim olarak anıldı.
Vefayı bilirdi.
Dostluğu bilirdi.
Garibanı gözetirdi.
Bir vatandaşın işi düştüğünde elinden geleni yapmaya çalışırdı.
Belki de bu yüzden görev yaptığı yılların üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen hâlâ güzel hatırlanıyor.
Çünkü insan makamdan ayrıldığında geriye iki şey kalır:
Yaptığı eserler ve bıraktığı hatıra.
Ahmet Ak, 2007 yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne Daire Başkanı olarak atandı.
Ancak Ankara’ya gittikten sonra Kahramanmaraş ile bağını koparmadı.
Özellikle spor teşkilatına antrenör alımlarında Kahramanmaraşlı hemşehrilerimize verdiği destek ve gösterdiği gayret bugün hâlâ hatırlanmakta..
Bu da vefanın başka bir göstergesi.
Görev yaptığınız şehirden ayrılabilirsiniz.
Ama o şehir gönlünüzdeyse bağınız bitmez.
Ahmet Ak’ın Kahramanmaraş ile bağı da böyle oldu. Sayın Ahmet Ak’ın sporla olan ilişkisi yalnızca yöneticilik ve sporculukla sınırlı kalmadı.
Spor alanında kaleme aldığı 13 kitabı bulunuyor.
Bu da onun sporu sadece sahada değil, düşünce ve eğitim alanında da önemseyen bir isim olduğunu gösteriyor.
Geçtiğimiz yıllarda kendi isteğiyle emekliye ayrılan Ahmet Ak, bugün Ankara’da hayatını sürdürüyor.
Kendisinin sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür sürmesini diliyor, Kahramanmaraş’tan selamlarımızı gönderiyorum.
Vefa, unutmamaktır.
*
Değerli okurlarım, Şehirlerin hafızası vardır.
Bu hafızayı yaşatmanın yolu da geçmişte görev yapmış, eser bırakmış, insan yetiştirmiş, şehre katkı sunmuş isimleri unutmamaktan geçer.
Bugün Ahmet Ak’ı yazmamızın sebebi sadece geçmişi hatırlamak değil.
Aynı zamanda şu soruyu bugünün yöneticilerine de sormaktır:
Göreviniz bittiğinde arkanızda ne bırakacaksınız?
Bir tabela mı?
Bir makam fotoğrafı mı?
Yoksa yıllar sonra bile hayırla anılacak eserler mi?
Asıl mesele budur.
Bir sonraki köşe yazımda ise 1 Ağustos 2007’de Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak göreve başlayan, özellikle tesisleşme alanında şehre adeta çağ atlatan ve Kahramanmaraş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün Türkiye’de ilk beş içerisinde yer almasına katkı sağlayan Sayın Ali İhsan Kabakcı müdürümüzden bahsedeceğim inşallah.
Kalın sağlıcakla.