Evet, aynen öyle…

Sokaktaki, kahvedeki vatandaş her şeyi bizden iyi biliyor ve konulara fazlasıyla vakıf. Hatta sorduklarına cevap vermeyince, veremeyince, bize sitem ve kahırla, 'Bir de gazeteci olacaksınız, nasıl bilmezsiniz!' diye yarı ayara çekiyorlar. Ama il başkanının konuşması gerek. Konuşmuyorsa, susarsa, sıranın kendine geleceğini aklından çıkartmasın!

Bakın, sosyal medyada, bir iddiayı dillendiriyorum, paylaşıyorum, anında yorumlar ve beğeniler gelirken,  ciddi, bu kentin geleceğini ilgilendiren meseleye ilişkin haber bırakın yorum almayı, beğeni bile toplamıyor.

Mesela Büyükşehir Belediye eski Başkanı Fatih Erkoç’un bindiği Mercedes makam aracının 250 bin liraya satılıp, yerini sıfır kilometre, 300 bin liraya Passat araba alındığı iddialarına cevap arıyorum, soruyorum açıkçası, kıyamet kopuyor. Beğeni ve yorum atan atana…

Tabi arz talep meselesi.

*

Büyükşehir Belediyemiz ve siyasetimiz, artık sokağın dilinde. Vatandaş ağzına geldiği gibi konuşuyor, gazeteci arkadaşlarımız da bildiklerini, belgeleriyle ve iddialarla kamuoyuna servise çalışıyorlar. Görevlerini yapıyorlar.

Ancak ne hikmetse, kimse çıkıp da basın açıklaması yapmıyor. Onun yerine, cevaben yine ya sosyal medyayı kullanıyorlar, ya da gazete ve internet sitelerine cevap, yani karşılık yazısı göndererek savunmaya geçiyorlar.

Ama sokaktaki, kahvedeki, berberdeki, çarşı-pazardaki vatandaşı susturamıyorsunuz.

Gönlünü alamıyorsunuz.

Onu ikna edemiyorsunuz.

Onu haklı ya da haksız çıkaracak bir açıklama yapmaktan imtina ediyorsunuz.

Susmak, bir anlamda kabullenmek anlamına gelince, bakın bazı belediyelerde yolsuzluklar ayyuka çıktı deniliyor, belediyeler açıklama gönderiyor, ama o açıklamada adı geçenler görevlerinden alınmıyor.

Her ne kadar şartlı tahliye edilmiş olsalar da, vatandaş o isimlerin görevlerinden el çektirilmesinin daha doğru olacağını konuşuyor.

*

Meseleyi bilsin bilmesin, konuya vakıf olsun olmasın, herkese konuşuyor. Ağzını, dilini tutamazsın kimsenin.

Ama dedim ya, herkes konuşurken, asıl konuşması gerekenler, ki başta sayın Hayrettin Güngör ve İl Başkanı sayın Ömer Oruç Bilal Debgici, susuyorlar.

Neden, niye, niçin bilen yok.

Maraş yangın yeri birader.

Her kaldırımda, her sokak başında bir iddia, bir dedikodu almış başını gidiyor. Yolsuzluklara konuşuluyor, il başkanının yetersizliği dillerden düşmüyor, Büyükşehir Belediyesindeki saklı – gizli ne varsa kamuoyundan ari tutulan iddialarla-dedikodularla allanıp-pullanıp evlere, kadınların altın günlerine kadar uzanmışken, sanki herkesin ağzına bant çekilmiş gibi, konuşan yok!

Başkan sayın Hayrettin Güngör İzmir’deki Fuarın açılışına gelmiyor,  Ankara’dakine katılmıyor, (Trabzon’a düğüne gittiği iddia edildi) KAFUM’daki tekstil makinaları fuarına geç geliyor, konuşacak kimse bulunamıyor, katılımcılardan da yetmiş yerden ses çıkıyor haliyle.

Tepkiler, tepkiler…

*

Konuşun, çıkın vatandaşın, basının karşısına, ne varsa eteğinizde dökün. İnsanları bilgilendirin, bilgi kirliliği içinde olanları ikna edin!

Sen konuşmazsan, o konuşmazsa, vatandaşın da dilini tutamazsınız.

Ya çıkın onları ikna edecek, doğru bilgilendirecek açıklamalarda bulunun, ya da yazılanlara, iddialara, sokağın diline razı olun!

Mideniz kaldırıyorsa tabi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol