Adam yurt dışına tatile gitmiş, ülkesine dönerken bir kaliteli kumaş almış. Niyeti, kendisine takım elbise diktirmek. Terziler pasajında bir terziye götürmüş kumaşı. Terzi kumaşı ve adamın ölçüsünü almış; “Bu kumaşa bir takım elbise için yeterli değil” demiş suratını buruşturarak.
Adam son derece şaşkın ve hayret içinde, kumaşı kaptığı gibi tam karşıdaki terziye götürmüş. Adamın kumaşını ve ölçüsünü alan ikinci terzi provalardan 2 hafta sonra adamın takım elbisesini teslim etmiş.
Adam dükkandan tam çıkarken terzinin küçük oğlunun aynı kumaştan yapılmış pantolonu ile ortalıkta oynadığını görünce, öfke ile ilk terziye gitmiş; “Yahu bana bu kumaş yetmez dedin ama karşındaki terzi bana o kumaştan bir takım elbise dikti, hatta oğluna da bir pantolon çıkarttı” deyince “Tamam abi de, ama…” demiş birinci terzi; “Bende, ellerinden öper 2 oğlan var!”
*
Bu fıkrayı niye anlattım!
Bizde, yani şahsım şehrinde 8 milletvekili, bildik ve hatırladığımız birkaç siyasi parti il ve ilçe başkanları, aklımızda kalan birkaç belediye başkan ve yardımcıları, hadi buna meclis üyelerini de katalım, isimlerini bilsek bilmesek de yine birkaç sivil toplum kuruluşu kanaat önderi var.
Var da, acaba bu saydığım kimselerin kaç tane erkek çocuğu var?
Çok mu zor soruydu?
*
Sizin keyfinize kalmış, bu yazıdan hangi manayı çıkartırsınız bilemem de, terzinin makas ayarını bir tarafa bıraktım, siyasetin ve yerel yönetimlerin topluma balans ayarı verme yerine, toplum ile aralarındaki makası açmasalar iyi ederler!
İnsanları özgür iradeleri ile baş başa bırakın ve aklı ile oynamaktan vazgeçin ve onlara ayar vermeye çalışmayın!
Ayarınız bozulmasın!
Bakın, erken seçimin kokusunu hissediyor musunuz? Dikkat edin, üst katlarda neler yaşanıyor, bir göz atın! Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhteşem(!) dönüşü, CHP’nin karpuz gibi ikiye bölünüşü sizlere bir şey hatırlatmıyor mu?
Hadi yazıyı bir fıkra ile bitirelim de maraza çıkmasın!
*
Adam akşam yemeğinden sonra karısına sorar; “Hanım, merak ettim, benden önce hiç sevgilin, biriyle birlikteliğin oldu mu?"
Kadın gayet rahat; “Bak herif! Evin her zaman sıcak ve temiz, yemeğin hep hazır olmadı mı?”
“Evet, oldu”
“Elbiselerin, gömleklerin temiz, ütülü oldu mu?”
“Evet, oldu”
“Peki, yatakta benden memnun değil misin?”
“O nasıl söz hanım, tabi ki memnunum, aklımı başımdan alıyorsun!”
Kadın sonunda noktayı koymuş; “Eeeeee… Ben bunların hepsini biçki-dikiş kursunda mı öğrendim!”