Oysa toplu taşıma araçlarının görevi, halka hizmettir. Bunu da bir bedel karşılığı yaparlar haklı olarak. Neticede bir kamu hizmeti veriyorlar, müşteri memnuniyeti ön planda olması gerekirken, vatandaşın memnuniyetsizliği de her geçen gün aratamaya başlasa da, toplu taşıma hizmeti verenlerin bu şikayetleri pek de taktıkları, dinledikleri yok.
*
Geçenlerde, büromuza bir bayan geldi. İsmini vermiyoruz.
Bayan, başına gelen olayı anlattı, müşteriler içinde nasıl rezil olduğunu, küçük yavrusu ile nasıl bir toplu taşıma aracına binemediğini, sürücüden nasıl azar işittiğini, fırça yediğini söyleyince, biz bile kulaklarımıza inanamadık.
Buyurun, dinleyin; “Küçük çocuğumla çarşıya çıktım. İşlerim bitince, bir toplu taşıma aracına binmek istedim. Sürücü oradan hemen bağırdı, “Hop abla, çocuk arabası ile binemezsin. Bu kamyon değil, dolmuş.” dediğinde, her vatandaş gibi toplu taşıma araçlarını kullanabileceğimi, çocuğumun arabası ile de binmemde bir sakınca olmadığını, kaldı ki çocuk arabasına dahi ücret ödediğimi söylediğimde, bağırdı, o kadar yolcunun içinde hakarete uğradığını söyledi.
Rezil olmuş.
Yavrusu küçük, oysa eve gitmesi gerekiyordu, üstelik de birkaç poşet vardı.
*
Kadın vatandaş sürücüye kendisini şikayet edeceğini söylediğinde, bana aynen söylediği şu oldu; “Kime şikayet edersen et, kralına şikayet et, vız gelir tırıs gider!” deyip mir de küstahlaşınca, mecburen arabadan inmek zorunda kaldım.
Çünkü o kadar yolcunun içinde ağrıma gitmişti.
Birileri, bu cahil sürücülere, toplu taşıma hizmeti verdiğini söyleyenlere dur demeli.
Çünkü uğradığım ve şahit olduğum hakaretler zinciri dinecek gibi değil. Yakınlarımdan duyuyorum, şahit oluyorum, bu benim başıma gelen ilk değil, herhalde bundan sonra da son olmayacak.