Seni beklemeyen bir hayat…

Günlerdir yazı yazmaya ara verdikten sonra bu gün yeni bir yazıyla günü sonlandırmak istedim. İnsan bazen yazacak kelime bulamıyor, bazen yazacak ortam bulamıyor. Çünkü yazı yazmak sakin ve gürültüsüz bir ortamda daha güzel oluyor.

İnsan yazamadığında kendini suyu çekilmiş bir nehir gibi hisseder, sonra bir duygu yoğunluğu yaşarsın ve kelimeler kendiliğinden dökülür kalemden.

Önemli olan kelime kalabalığı değil, faydalı ve anlaşılır yazılar yazmak. İnsan bir yazıyı okuduğu zaman kendine bir şeyler katabilmeli. Yazmakta önceliğim eleştirel yazılardan çok faydalı içerikler yazmaya özen gösteriyorum.

*

Zira insanları eleştirmek pek fayda etmiyor. İnsanlar doğru bildiği gibi değil, işine geldiği gibi yaşıyor. Keşke önceliğimiz başkalarının hayatını eleştirmek yerine kendimizi geliştirmek olsaydı.

Herkes kendi yanlışını düzeltir farkına varırsa kimse bir başkasını üzmez. Hepimizin yanlışları olabilir, zira insan beşedir şaşar demişler. Önemli olan hiç hata yapmamak değil yaptığı hatanın farkına varmaktır.

*

İnsan ancak kendine odaklandığında kendini geliştirmek için çaba sarf ettiğinde huzur bulur. Çünkü öğrenmek kaç yaşında olursan ol insana huzur verir. İnsan kendine odaklanmadığı zaman yapmak istediği her şeye geç kalıyor.

Onun için bırak başkaları ne yapıyor nasıl yaşıyor diye düşünmeyi, kendine sor neler yapmak istediğini, başkalarının hayatlarıyla ilgilenip kendine geç kalma.

Hayat çok hızlı geçiyor ve asla seni beklemiyor.