ŞAİR EŞREF TEN GÜNÜMÜZE!

Havalar sıcak, siyasi atmosfer de iyice ısınmaya başladı.

Eş dost gördükçe amma da ciddi yazılar yazar oldun, sen önceleri ne güzel hikayeler yayınlardın dediler. Bu sözlerin üzerine, birazcık gülelim, birazcık düşünelim hem de bu cesur hiciv ustasını analım yeni nesillere tanıtalım istedim.

Şair Eşref cesur hicivleri ile gönlümde taht kurmuş bir şairdir. Seçimler arifesinde;

En rütbelisinden, en rütbesizine kadar tüm siyasilerimize de armağan olsun bu yazı.

Yarabbi şükür mü derler, yoksa kıssadan hisse mi çıkartırlar orasını bilemem artık.

Buyrun hep birlikte tanıyalım zat-ı muhteremi.

Şair Eşref; 1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Eşref. Manisa'da Hatuniye Medresesi'nde Arapça ve Farsça dersleri aldı. Özel öğretmenlerden matematik, tarih öğrendi. 1870'te Manisa Vilayeti Tahrirat Kalemi'nde memur olarak göreve başladı. Turgutlu, Akhisar ve Alaşehir'de mal müdürlüğü yaptı. Fatsa kaymakamlığına atandı. Arkasından Ünye, Acıpayam ve diğer birçok ilçede kaymakam olarak çalıştıktan sonra Gördes kaymakamlığı görevine getirildi. Burada gördüğü yolsuzlukları şiirleriyle hicvedince bir yıl hapse mahkûm edildi. Cezasının ardından İzmir'de gözetimde tutuldu. 1903'te Mısır'a kaçtı. Bir süre Fransa, İsviçre ve Kıbrıs'ta yaşadı. Tekrar Mısır'a döndü,. 2. Meşrutiyet ilan edildikten sonra İstanbul'a geldi. Eşref ve Musavver Eşref isimli mizah dergilerinde başyazarlık yaptı. Adana vali yardımcılığı görevindeyken emekliye ayrılıp Kırkağaç'a yerleşti. Yaşamının kalan bölümünü burada geçirdi.

- Eşref yolda eşekle giderken İzmir Valisi Kamil Paşa yanından yaylı arabayla geçmektedir. Önüne bir çukur çıkınca Eşrefin eşek durur. Kamil Paşa yukardan seslenir "dikkat et Eşref çukura düşme". Eşref cevabı yapıştırır "merak etmeyin paşam eşek Kamil’dir".

- Her biri kendince zulüm etmekte Insan bir memur görünce eşkiya sanıyor... Ey zavallı, bos yere yakınma, bağırıp çağırma; Çünkü ezilenlerin ahını işiten hükümet bunu musîki sanıyor! - Millete erbâbı mansıptan biri eşek demiş, Reddedilmez böyle bir söz, amma ki pek can sıkar... Olsa da millet eşek, eşek diyen bilmez mi ki: Sadrazamlarla vâliler de milletten çıkar... - Kişi, kamil oldu mu üstad mertebesinde, ona madde üstünde bir değer vereceksin... baktın ki; hali, tavrı değişti meclise gelişte, çüüşşş...deyip, sırtına bir semer vereceksin. - Mısır'da iken İngiliz kuklası Kral Faruk'un sekiz atın çektiği bir arabayla Parlamentoya gittiğini görünce anında doğaçlama olarak şunu patlatmış. İngiliz palyaçosu şu kralın halini gör yurdun sinesine tohum-u esaret ekiyor yuları düşman elinde beşere çifte atar bir mısır eşşeğini bak sekiz at zor çekiyor…

- Vakt-i, istibdatta söz söylemek memnu idi; ağlatırtırdı ağzını açsan hükümet ananı! devr-i hürriyetdeyiz şimdi, değişti kaide. söyletirler evvela, sonra s..ler ananı! *Kamil Paşa kıbrıs'a giderken şair eşref'e sorar; "Kıbrıs'tan bir isteğin var mı?" Şair Eşref'de "Paşam benim eşşek ihtiyarladı, Kıbrıs'tan bana en hasından eşşek getirir misin?" der. Gel zaman git zaman paşa kıbrıs'tan döner. Eşref gemiden inen paşayı karşılamak için iskelededir. Paşa, Eşref'i görünce eşşek almayı unuttuğunu hatırlayıp tutuşur. "Eşref kusura bakma senin eşşeği almayı unuttum, bir dahaki gidişte söz, alırım" der. Eşref'in yanıtı; "Üzülmeyin paşam siz geldiniz ya bana yeter" olur... *Bir gün hiç sevmediği amiriyle karşılasan Eşref, bu kişiye istemeye istemeye selam verir.

Oradan doğru Askeri Kıraathane'ye gider ve dostlarına şunu okur : Gâvur İzmir'de sokaklar dardır Bir selâm tavrı ile can koruruz Söyle dursun atlarla araba Yolda eşeklere biz has dururuz.

*Öldüğü zaman da mezar taşına şunların yazılmasını istedi : Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah için Gelmesin reddeylerim, billahi öz kardeşimi Gözlerim Ebnayi Ademden o türbe yıldı kî İstemem ben Fatiha, tek çalmasınlar taşımı.

Bu dizelere rağmen ölümünden 16 yıl sonra mezar taşının çalındığını da söylemeden geçmeyeyim.

Gökten üç hiciv düşmüş siyasilerin başına, umalım ki üzerlerine alına.

***

Milli birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu şu günlerde;

30 Ağustos Zafer Bayramını coşkuyla kutlamanızı dilerim.

Ben şimdiden eve bayrağımı astım, Sizlere de tavsiye ederim.