Bir önceki yazımda, bazı isimlerin, markaların bile önüne geçtiğini yazmış, iddia etmiştim. Bunu doğrulayan çok sayıda insan var bu şehirde.

O yazımda,  bazı insanların sadece isimlerini yazmak yeterli. İsimlerinin önüne başka bir etiket, unvan eklemeye gerek yok. Tanıdık, binen, hizmet kalitesiyle kendini ispatlamış kimselerin isminin önüne başka unsurlar eklemeye gerek olmadığı için sadece isimlerini yazmanın yeterli olduğunu düşünmüştüm.

Bugünkü konuğum, beninde yakından tanıdığım, değer verdiğim, tanımaktan onur duyduğum sevgili Ömer Kandilcik…

Ve paça bir yana aslında çok önemli ama karakteri, kişiliği, bu şehir için verdiği amansız mücadele her şeyin üzerinde iken, Mağralı’daki Menekşe Paça sahibi Remzi Ulaş’tan da söz etmemek olmaz!

Marka değeri yüksek, şehrimizin yükselen değeridir Menekşe Paça ve Remzi Ulaş ustamız.

Düşünün, etkinliği, ödülü ve Maraş Paçası belki de ilk kez bir Suudi Arabistan’da, üstelik de 3 gazeteye birden haber oluyor. Bu az başarı mı. Bu başarı sadece Remzi ustamızın değil, Kahramanmaraş’ındır da…

*

Biz bugüne kadar hep patronları, markaları, firmaları öne çıkarttık. Yine çıkartırız. Allah onların yokluğunu vermesin. Bu şehirde işsizlik yoksa, bu insanlar yaşam mücadelesinde ayakta duruyorsa, toplumsal hadiseler yaşanmıyor ise, şehrimizi dört bir taraftan kuşatan fabrikalar, markalar, firmalar yüzündendir.

İlave olarak da; “Markalar, firmalar tamam. Bu büyük fabrikalar olur, sosyal tesisler olur, insanların yaşam kalitesini artıracak, zaman ve vakit geçirebilecek işyerleri olur, olur da, patronların arkasında duran, mutfaktan gelme insanlar vardır. Biz onlara gizli kahramanlar deriz. Geri planda dursalar da, patronların, işyerlerinin en büyük teminatı, güvencesidir onlar. Çünkü oraya tepeden değil, mutfaktan gelmişlerdir.

Patronların yüzünü yere eğdirmeyen. Firmaları misafirlere karşı mahcup etmeyen. İşyeri sahiplerinin yüzünü kara çıkartmayan…

Çalışanlarla işletmeyi, tesisi yürüten, patron olmadan da işlerin tıkır tıkır yürümesini sağlayan, müşterilerle bire bir yakın ilişki kurabilen, işletmenin çıkarı için, menfaati için özveriyle çalışan geri plandaki gizli kahramanlara bu  şehrin her zaman ihtiyacı vardır.” demiştim. Bu iddiamda kararlıyım.

*

Bunlardan biri de AKDO Esentepe Şube Müdürü ve aynı zamanda da gazetemizin ve sitemizin de yazarı olan sevgili Ömer Kandilcik’dir.  

Ömer Kandilcik, nitelikli, üstün zekâya sahip bir işletmeci, sorumlu müdür. Mesai arkadaşlarına karşı bir ağabey, bir kardeş ve sorumluluğunu bilen, çalışanlara hakim, kurumuna sahip çıkma adına yazıyorum, aynı zamanda da mükemmel bir basın dostudur sevgili Kandilcik…

Mesela dün Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün AKDO tesislerini gezmesi, yönetim kurulu başkanı Ahmet Davarcıoğlu’ndan bilgi alması, oturup çalışanlarla yemek yemesi, kayda değer bir hadisedir ki, bu aynı zamanda AKDO’nun kariyer zenginliğinin işaretidir.   

Tabi sevgili Ali Davarcıoğlu’nun da hakkını yememek, inkar etmemek lazım!

*

Gelelim bırakın Türkiye’yi, dünyada bile nam salmış, konfeksiyon sektöründe rüştünü ispatlamış PİSERRO’ya, onun sorumlusu sevgili Uğur Kısakürek’e…

Bugün İstanbul’da… Yılın işadamı seçildi. Türkiye İnivasyon ve başarı ödülleri için, bu akşam Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de düzenlenecek ödül gecesinde, iş, sanat ve cemiyet hayatının önemli isimleri ile bir arada olacak ve şehrimiz adına, firması adına bu anlamlı ödülü alacak.

Bugün babası, değerli dostumuz, turizm için yüreğini ortaya koyan, canını veren sayın Ali Rıza Kısakürek ve eşi de (yani aile olarak) bu mutluluğa tanıklık edecekler, o mutluluğu doyasıya yaşayacaklar.

Tebrikler ve hayırlı olsun KISAKÜREK ailesine…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol