O muhteşem 4’lüden eser yok şimdi

Bu karede görgünüz önemli ve kıymetli şahsiyetler (Başkan Mahçiçek ve bendeniz hariç) bugün hayatta değiller. Hepsi de kendi alanında isim yapmış, iz ve eser bırakmış kimseler iken, bize düşen bu dostları hatırlamak, hatırlatmak ve vefa duygusunu sizlerle paylaşmaktı.

Nereden baksan, belki 22, muhtemelen 23 yıl önce bir İstanbul seferimde, Türk Halk Müziğinin güçlü sesi Dilberay ile Sirkeci’de bir otelde röportaj yapmış, Almanya’ya giderken bir evrakı eksikliğinden ötürü Macaristan zindanlarında 2 gece tutulduğunu haberleştirmiştim.

Daha sonra Maraş, Narlı ve Pazarcık konserlerinde de buluştuğumuz, sohbet etmişliğimiz olmuştu. Ve yakın zamanda bu büyük güçlü sesi, hemşehrimizi kaybettik.

Hatırasına hürmetimle, saygılarımla…

*

Ünlü işadamı Galip Çalık.

Yine seneler önce Adana yolu üzerindeki fabrikasına gitmiş, çayını içmiş, sohbet etmiş ve bunu da haberleştirmiş birisi olarak, ondaki şehir ve memleket sevgisi, ekonomiye can suyu olma noktasındaki çabasını her zaman takdir etmişimdir.

Yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve üretmek o büyük işadamı için çok şey ifade ediyor, “İnsanları işsiz gördükçe yüreğim cızz ediyor!” diyordu. İleri yaşına rağmen işinin başındaydı.

Bugün hayatta olmayan hayırsever işadamını rahmetle anıyorum!

Yıl 2011… 25 sene önce. Belediye Başkanı sayın Hanefi Mahçiçek aradı, “Mehmetçiğim, Dr. Sait’i tanıyorsun, beni oraya götürür müsün?”

Kavilleştik, önce Çocuk Bahçesindeki yıllarını verdiği eve gittik, yoktu. Meğerse eski Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü karşısında çocuğunun evinde kalıyormuş, gittik.

Kanepede uzun uzadıya yatıyordu. Hastaydı.

Biraz Başkan Mahçiçek’e, biraz bana takıldı, sonra da şu tarihi vasiyeti dile getirdi; “Oğlum Hanifi, biz bu halka senelerdir boklu su içirdik, sen sen ol, sakın bu millete pis su içirme! İçirirsen öbür dünyada iki elim yakanda olacak, unutma!”

Biz de bu tarihi hatırayı, vasiyeti haberleştirdik, zaten 15 gün geçmeden de bu şehirde 3 dönem belediye başkanlığı yapmış, şehrin hafızası, dokusu Dr. Sait Emirmahmutoğlu yaşama veda etmişti. Mekanı cennet olsun!

Sonrasını biliyorsunuz, öz kaynak yaratma ve vizyon konusunda tartışılmaz isim Başkan Mahçiçek, Andırın’daki Karasu’yu keşfetmiş ve bu cazibe ile gelen suyu da 65 kilometreden şehre getirmişti. Yani Karasu’nun kaşifi, mimarı sayın Mahçiçek’ti. Yaptıkları, eserleri ve bıraktığı izler için teşekkürler!

*

Ve Ali Sezal…

Belediye başkanı ve milletvekili.

Ona sağlığında ‘Ali Bea’ derlerdi. Asil insandı. Hem belediye başkanlığı döneminde, hem de milletvekilliği sürecinde şehre sayısız hizmetleri oldu. Amma az oldu, amma çok, fakat Ali Sezal dürüst adamdı.

Kimseye söz vermez, yanlış yapanın gözünün yaşına bakmaz, kimseye beytülmal’ın delikli kuruşunu koklatmaz, arsızlığa, hırsızlığa, yolsuzluğa meydan ve zemin vermezdi. Hastalandığında, yatağa düştüğünde Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan da ziyaretine gitmişti. Çünkü sayın Erdoğan ona ‘Ali abi’ derdi.

Son dönemlerini, rahatsızlığı sebebiyle Gafarlı’daki bağ evinde geçirmiş ve orada ruhunu teslim etmişti.

Bu şehre, topluma iz ve eser bırakanlara selam olsun!