banner1351

Geçmişte, aklımda kaldığı kadarıyla yazıyorum, 2000 yılıydı, yani milenyum yılındaki nüfus sayımında mezar taşlarının da oy kullandığı, yazıldığı iddiası ile sayım iptal edilmiş, ulusal gazetelere haber olmuştuk. Skandal ve tuhaf bir şeydi o zamanlar yaşananlar.

*

Köylü ve gariban iki arkadaş yarenlik ederler, zengin olduklarında ne yapacaklarına dair fikir yürütürken, birisi, ‘Arkadaşım, zengin olsan ne yersin!’ diye sormuş.

‘Soğanın cücüğünü!’ demiş arkadaşı. Cevabını vermiş ama bu kez de kendisi sormuş, ‘Peki, sen zengin olsan ne yersin!’

Arkadaşı, ‘Bana yiyecek bir şey bırakmadın ki!’ cevabını vermiş.

Köy yerinde soğanın cücüğü kıymetlidir. Ekmek arasına konduğunda, katık edildiğinde lezzetine doyum olmaz.

*

Geçen haftanın son resmi gününde, kıymetli meslektaşım Neşe Yıldızhan ile baş başa yaptığımız KENT KULİSİ canlı yayınında ağırlıklı olarak, esnaf kefalet kooperatiflerini masaya yatırdık, mercek altına aldık. Özellikle Neşe Yıldızhan’ın da üyesi bulunduğu, ama bugün itibariyle aile şirketi gibi yönetilen, şeffaflıktan uzak, başkanlığını da Ali Rıza Kekeç’in yaptığı Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet kooperatifi idi ana konumuz.

Yayın bitti, ertesi günü bilgisayarın başına oturduğumda ne yazacağımı bilemedim. Bilemedim, çünkü sevgili Yıldızhan bana yazacak bir şey bırakmamıştı. Canlı yayındaki o üst perdeden yaptığı yorum ve yönetim ile ilgili akla ziyan, şaibe kokan tutarsızlıkları yüzlerce insana duyurduğunda dinleyenleri de hayretler içinde bırakmıştı.

Zira yenilir yutulur iddialar değildi anlattıkları.

*

Hayatını kaybetmiş üyeler bile hazirun listesinde vardı. Muhtemelen pazar günü oy kullandırılacaklar. Seçime hile karışacak. Üstelik de bazı üyelerin TC numaraları kuşku uyandıracak nitelikteydi. Öyle ki bazı TC no.ları 000’larla başlıyordu ki, rastlanır şey değildi.

Ben en iyisi yazıyı okuyun diyeceğim de, bendenizin de ilave etmesi gereken hususlar var. Başkan Ali Rıza Kekeç, 20 senedir kooperatifin başında. Artık melekelerini ve heyecanını yitirmiş olmasına rağmen, ısrarla başkanlıkta ısrar ediyor. ‘Bir dönem daha’ diyerek.

Aile şirketi gibi yönetilmiş senelerdir, damatlar ve yakınları el üstünde tutulmuş, üyelerin hakkı ulufe gibi yakınlarına dağıtılmış, vefalı kayınbaba rolüyle kooperatif geçim kapısı haline getirilmiş.

*

Şimdi Neşe Hanımın yazısının tamamını buraya koysam, yazı uzar gider. En iyisi, sayfasına girip o müthiş yazı stilini, dişe dokunur üslubunu ve kurumsal kimliği özelliğini kaybeden kooperatife dair neler yapılması gerektiğini anlatırken, Başkan adayı İnşaatçılar Odası Başkanı, geçmişte malum yönetimce sırtından hançerlenen Adnan Kozak’ın bu seçimi kesinlikle kazanacağını iddia ediyor, kirli oyunun mutlaka bozulması gerektiğini duyuruyordu izleyenlere.

Tarihe bakarsanız, yıkılmaz, tükenmez denilen nice krallıklar, saltanatlar, padişahlıklar gelip geçmiş. Yanlış yapan tarihin çöplüğünde yerini almış.

Koltuklar, kurumlar kimsenin babasının malı değil ve çiftlik gibi yönetilmeyeceği gibi, size emanet edilen mirası da mirasyedi gibi tüketme hakkını vermez kimse!

Diyorum ya, siz en iyisi o müthiş yazıyı okuyun, bana hak vereceksiniz.

Zira ben O’nun kadar güzel yazı yazamam!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol