Şu sıralar gündemde İrfan Karatutlu var. Bütün dertleri, bütün sıkıntıları unuttuk, atlattık, Deva’dan AK Parti’ye geçişi konuşuyoruz.
İlk seçimde 1’inci veya 2’inci sırayı düşleyenler kenara çekilsin, Karatutlu’nun sırası ve yeri garanti. Seneler sonra kürkçü dükkanına döndü, boru mu?
Hangi siyasi partinin mensubu, hangi takımın kaptanı, hangi ideolojinin militanı olursanız olun, hırs insanı felakete sürükler. Koltuk, etiket ve kimlik delisi olma uğruna döşenen taşları kırmaya çalışırsanız, gelip geçene çelme takarsanız, her önünüze çıkanı engel-rakip görürseniz, ayağınıza dolaşır yeri ve zamanı gediğinde.
*
Farz-ı muhal, bir siyasi partinin temsilcisi, ya da başkanısınız. Şehrin, partinin kurumsal kimliğini hiçe sayarcasına linçe kalkıştığınızda, yerlerde süründüğünüzde prim yapacağınızı zannetmeyin!
Esnaf odaları da dahil.
Siz bunları düşündükçe, aklı sıra hayata geçirme heves ve hevasında oldukça, yeni siyasi figürler, vizyon sahibi yeni aktörler de yetişmeyecektir. Yeni aktörler de yetişmeyince, siz de figüran olarak kalmaya mahkumsunuz.
Çünkü figürana güç veren, cesaret aşılayan başrol oyuncusu, yani stardır.
Siz kendinizi hep başrol oyuncusu, star gördünüz amma değilsiniz, basit, sıradan, bir adım daha yukarı çıkma derdinde olan özgül ağırlığı olmayan figüransınız.
‘Neredesin, geliyorum!’ diyene kapıları kapatırsanız, surat asarsanız, selam verecek, o samimi olmayan selamınızı alacak birini zor görürsünüz, zor.
Kendinizi ve haddinizi bilseniz iyi olacak!
*
Nedir bu sizdeki hırs Allah aşkına!
Padişahın püsküllü oğlu, masaldaki kraliçenin sözüm ona güzel kızı mısınız, babanız muhtar mı ya da bulunmaz Hind kumaşı mısınız? Alternatifiniz yok mu zannediyorsunuz. Unutmayın ki, her kralın, masaldaki en çirkin kraliçenin bile bir alternatifi mutlaka vardır, olmasa masal olmaz, hikâye olmaz!
Zaten kendiniz kendinizin bile inanmadığı masalsınız, önsözü bile olmayan hikâyesiniz.
Ama çalımınızdan, çehrenizden de geçilmiyor. Kibir abideleri sizi.
*
Bakıyorum, duvardaki tuğlaları tek tek çıkarıyorsunuz yerinden. Delik büyüyor, siz tuğla alma niyetindesiniz hâlâ. Söylemedi demeyin, vallahi altında kalacaksınız anam-babam! Oysa o tuğlaları, o taşları yerine koyan, döşeyen bir usta vardı. Bir hafıza, bir tecrübe vardı. O duvar çökerse, yıkılırsa sağ kurtulabileceğini mi sanıyorsun ahmak evladım!
Bir atımlık barutunuz var! O da biterse savaşı kaybedeceksiniz temelden.
*
Neyse ya, uzatırsam çemkirenler çıkacak! Zaten anlayan anladı, anlamayanlar da anlayanlardan öğrensin!
Yetenekleri varsa tabi.
*
Derken… Akşam oldu erken, dumanı üstünde sıcak haber; DEVA Partisinden, hem de genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden İrfan Karatutlu, bugün yarın AK Partiye geçiyormuş. Yarın günü rozetin de sayın Cumhurbaşkanımız takacakmış.
Memlekete hizmet etmek için geçmek mecburiyetinde kalmış. Canım benim, gözlerim yaşardı valla!
Ee hadi memlekete hayırlı mübarek olsun!
Artık önümüzdeki Bertiz Boyalı güreşlerine Ahırdağı’ndan açılacak tünelden gideriz, hızlı tren de gelir şehre, Maraş’ın bütün dertleri, problemleri biter, Karatutlu da ıpırahat olur.
Fazla bir şey yazmak istemiyorum, sosyal medya mecralarında geçişe dair yorumlara bakın, mideniz bulanır! Bazı arkadaşlarımız bu geçişi ‘bomba haber’ diye verdiler. Yok canım, o kadar da abartılacak bir tarafı yoktu. Nihayetinde AK Partide görev yapmıştı bir dönem, üstelik de imam hatip okulu mezunuydu, bundan doğal ne olabilir ki.
Mehmet Gürdal da artık bir dana keser, hayrına kavurma dağıtır, oy veren vermeyenlerin hayır duasını alır!
*
Ve son olarak, CHP’nin atom karıncası milletvekili Ali Öztunç da nankörlükle suçlayıp, hakkını helal etmeyince, bakalım alevlenen siyaseti kim söndürecek, ya da yanan ateşin altına odun atacak!





