Kimseye kabadayılık yapmak, kafa tutmak, külhanbeylik taslamak gibi niyetim yok. Ne karakterimde var, ne yapımda. İhtiyacım da yok. Bizden uzak olsun!

Haa, doğruları yazmak, haklı eleştirileri kamuoyu ile paylaşmak, yeri ve zamanı geldiğinde kral çıplak diyebilmek, eğriye eğri doğruya doğru yorumunu yapmak kafa tutmak ise, kabadayılık ise, evet kafa tutuyorum.

Kaldı ki ne benim, ne de meslektaşlarımın kimseyle bir sorunu, alıp-veremediği yok. Olması için sebep de yok. Yalnız bir ayrıntıyı belirtmem gerekirse…

*

Biliyorsunuz, geçtiğiniz haftalarda AK Partinin değeri, sayın Mahir Ünal ve metropol ilçe belediye başkanları yanında, bazı ilçe belediye başkanları ile bizimle Kervanhan’da bir araya geldi.

Önerilerini sundu, fikirlerini bizimle paylaştı. Beğenir beğenmezsiniz, doğru bulur-bulmazsınız sizin bileceğiniz iş, şayet uygulama tutarsa, sistem hayata geçerse, eyvallah…

Yoksa dağ fare doğuracak diye yorumladık.

Evet, o gün aradan çekildiler, bizi birbirimize düşürdüler. Ne komisyondan çıkan karar arkadaşlarımızı tatmin etti, ne de beni.

Bir kere, şu yanlıştı. “Biz ne verirsek (tayin edersek), ne dersek ona uyacak, rıza göstereceksiniz.”

O kadar da uzun boylu değil…

*

Belki liseyi zar zor bitiren biriyim ama okumasını ve verilen mesajı da doğru algılamasını bilirim. Sizlerin yaşı kadar benim mesleğim var.

Bu dayatma neyin nesi?

Bizden resmen biat etmemizi istediler. Sonra, bizim isyan etmek, fevri hareket etmek, kılıç çekmek gibi bir niyetimiz olmadı ki. Belediyeler bizim belediyelerimiz, başkanları bizim başkanlarımız. Sizler belki yarın çeker gidersiniz ama biz yine o isimlerle, o kurumlarla baş-başa kalacağız.

Yani hancı ve yolcu meselesi.

*

Açık ve net… Ne eski belediye başkanı sayın Mustafa Poyraz, ne de büyükşehir kurucu ve geçmiş dönem büyükşehir belediye başkanı olan sayın Fatih Erkoç döneminde bize böyle bir telkin, dayatma gelmedi, olmadı, yaşamadık.

Televizyonda bile, gözlerinin içine baka baka eleştirdik, bir gün off demediler, surat asmadılar, gönül koymadılar, talimat verip; ‘şunların ilanını-reklamını iptal edin! Zaten paramız yok!’ demediler.

Kırılmadılar, küsmediler.

Şimdi bakıyorum, araya duvar örülüyor, sınırlar çiziliyor.

Adam seçiliyor!

Yapamayın gözünüzü seveyim, bizi salak yerine koymayın, aklımızla dalga geçmeyin!

Ticaret Lisesini zar zor bitirdik dediysek…

*

Not: Dün Gazeteciler Cemiyet Başkanı sayın Sermet Çuhadar’ın basın mensupları ile bir araya gelmesi, meseleler hakkında bizleri aydınlatması isabetli oldu. İkna olan oldu, olmayan ve tepki gösteren de çıktı. Olsun. İyi niyetle yola çıkılmış bir hareketti. Teşekkürler ve tebrikler sayın Çuhadar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol