Kelimenin gücü

Bir Gaziantepli olarak, şimdi Kahramanmaraş’ta ve Kimlik Gazetesi’ndeyim. Bu, Kahramanmaraş’ta, bir yerel gazetede çıkan ilk yazım. Bugün kelimelerin, cümlelerin, noktaların, virgüllerin, ünlem işaretlerinin gücünden söz etmek istiyorum.

Kelimelerin gücü büyüktür. Anlaşılması lazım. Tabi ki anlaşıla ki ne dediğini bilene gerek olur. Zayıf,  kıt ve kısır düşünceler vardır, insanları yanılgıya sürükler, özgün ve seçkin düşünceler vardır, insanı aydınlıklara taşır.

Hayat öylesine sürprizlerle dolu ki, var sayımlarla bitmiyor herşey.

Yazılarımızı yazarken, ya da gazeteleri okurken, cümleler arasında noktalar, virgüller, ünlem işaretlerine rastlarız.  Tabi hepsinin de bir anlamı, vermek istediği mesaj var. Bazen, cümlenin içine ya da sonuna koyduğunuz bir ünlem işareti, sizi ipten alır, cümle arasına sıkıştırılmış bir virgül, sizi mahkeme kapılarında süründürmekten kurtarır.

BİZİ BİZ YAPAN İÇGÜDÜLERİMİZ

Başkalarını dinlerken kendi içgüdülerimizi dinlemekten de geri kalmamalıyız. Kendimizi dinlemek. Bu da önemli.

Şayet bizler, konuşurken, yazarken doğru kelimeyi, doğru cümle içinde kullanırsak, hem yazıya anlama katmış olacağız,  hem de verilmek istenen mesaj, varılması istenen hedef daha sağlıklı olacaktır.

Tabi, bizi biz yapan içgüdülerimizi dinleyerek yaptığımızda, hata payı daha da azalacak, pot kırmadan, çam devirmeden insanlarla daha düzeyli,  daha seviyeli bir diyalog kurabileceğiz.

FARKLI DÜŞÜNCELER KÜLTÜRÜ

Herkesin bizim gibi düşünmesini istemek haksızlık olur. Ve herkesin düşüncesine, tuttuğu takıma, gönül verdiği partiye saygılı olmak zorundayız. Demokratik kurallar, toplum mühendisliği, insanlık bunu gerektirir. Şayet bizler başkalarının düşüncelerine, inançlarına, tuttuğu takım saygı göstermez isek, aynı şeyi başkalarından bekleme lüksümüz olamaz.

Hedeflere, yepyeni ufuklara ulaşabilmek için düşünceleri,  içimizden geçenleri uygulamaya getirdiğimizde, belki birilerine can simidi oluruz, belki birilerinin umudu haline geliriz, kimbilir.

BİLİM VE KARANLIK DÜŞÜNCE AYMAZLIĞI

Bilim, teknoloji, yerinde ve isabetli kullanıldığında, insanların geleceğine yön veren unsurlar olarak çıkıyor karşımıza. Bilim sayesinde, çağımızı karanlık ve art niyetli düşüncelerden arındırdığımızda, büyük bir ışık hızıyla geleceğe yelken açtığımızda, hem bizim,  hem de toplumun yaşam standardı ve kalitesi artacak, buna sevgiyi ve saygıyı da ilave ettiğimizde, aydınlık gelecek bizlerin olacaktır.

Bir sonraki yazında buluşmak ümidiyle…