Kediler büyüyünce kaplan olurmuş!

Bu sözü, ilgiyle izlediğim DAHA 17 televizyon dizisinde birkaç kez duyunca, aklıma ‘Akrabanın akrabaya yaptığını akrep akrebe yapmazmış!’ sözü geldi, asalında bunu ‘Kardeşin kardeşe yapığını düşman düşmana yapmazmış’a çevirmeye niyetlendim.

Kaplan yırtıcı bir hayvan. Acımasız, gaddar, zayıfı görünce acıkmasa dahi yemek için parçalayıcı yanını ortaya kopar tok değilse de midesine indirir. Kaplanlar genellikle sürü halinde gezerler. Onlar da bir aile gibidir, eşler ve çocukları (yavruları) ile ava çıkarlar, bulduklarını yerler.

Bazen de aile içinde kavga bile ederler. Ya bir parça et yüzünden, ya da kıskançlıktan mıdır nedir bilinmez, kavga ettiklerinde de birbirlerine ciddi zarar verirler.

Geride ya annesini, ya babasını kaybetmiş yavrular kalır ve onlar da ızdırap çekerler, acı içinde yaşarlar.

*

Aslanın, kaplanın olduğu yerde çakalların da olduğunu biliriz. Onlar da sürü halinde gezerler, genelde küçük orman hayvanlarına saldırır, beslenirler. Tilki gibi sinsidir, kurnazdır.

Çakaldan iyi niyet, merhamet bekleyemezsin. Yoksa çakal olduğunu nereden bileceksin! Başkalarının leşine göz koyar, aslanın, kalanın anına yaklaşır, onların avından bir küçük parça da olsa kapmaya çalışır. Çakal işte!

*

Belgeseli sıkça izleyen biri olarak ayıları bir kenara koysam da, kurnaz, sinsi tilkilerden ormanın kralları çok çekmiştir. Küçük bedenine bakamaz, kendinden büyük avlara saldırır, gücü eterse avını çek başına yakalara ve yer.

Yerken de kimseyi düşünmez, başkalarına zarar verebilmek için her türlü hileyi, sahtekarlığı, sinsiliği, kurnazlığı sergiler.

*

Tabi burada ormandaki yırtıcı, avı bekleyen avcı hayvanları uzun uzadıya anlatacak değilim. Tabi ki lafı bir yere, birilerine getirmek istiyorum.

Peki akrep bu yazının neresinde derseniz, zehirli iğnesini batırdığı insan veya canlının yaşama şansı pek yok.

İnsan insanı sokar ama, akrebin akrebe zarar verdiğini kimse görmedi, izlemedi. İnsan en büyük zararı, zayıf noktalarını ve sırlarını bilen en yakınlarından (akrabalarından ve de kardeşlerinden) görebiliyor. Düşman dışarıdan vururken, akraba ve kardeş içeriden yıkıyor seni.

Akraban varken, sana ihanet eden, seni sırtından hançerleyen kardeşin varken, Amerika’ya, İsrail’e, İngiliz’e ve bilumum düşmana gerek yok! Kardeşin ve akraban yetiyor, hepsine bedel.

*

Hani bir söz var, ‘kedi olmadan fare yakalamak!’ O kediler büyüdü, birileri yemledi, yedirdi ve bırak fareyi kaplana döndü, şimdi ormana hakim hale geldi, ormandaki bütün canlılara zarar vermeyi sürdürüyor.

Ne demiş atalar; ‘Akraba ile ye iç, alış-veriş yapma!’

Kardeşin de olsa!