Senelerdir Maraş- Kayseri demiryolu hattını konuştuk, yazdık, tartıştık. Kendimiz çaldık, kendimiz oynadık. Maşallah siyasiler de bunun meyvesini iyi yediler ve bize de yedirdiler. Bizi de madara ettiler!

Kendilerine siyasi malzeme yaptılar, bizi de bu malzemenin içinde harç olarak kullandılar.

Şimdi de kalkmış, Kayseri milletvekili sayın Mustafa Elitaş bir müjde vermiş, nasıl müjde ise, Kayseri - Maraş arası 80 km. kısalacakmış. İnşallah diyoruz, istemeyenin gözü çıksın, Rusya’dan ölüsü gelsin, yedi camide selası verilsin!

*

Üstelik de ihale süreci devam ediyormuş. Bunun için de basından destek beklemiş, siyasilerin basını basamak olarak kullanıp, bu meseleyi sıcak tutmalarını istemiş. Ha, işimiz gücümüz yok milletvekillerine hatırlatacağız, ‘şu yolu bir kısaltın eliniz değmişken!’ diyeceğiz, öyle mi?

Elbistan’ın sesi Gazetesi de öyle bir başlık atmış ki, sanki sihirli bir değnek değdirdiler, Alaaddin’in lambası var elle rinde, ‘açıl susam açıl’ der gibi yolu hemen kısaltıvermişler. Daha meydanda fol yok yumurta yokken!

Rabbim, sen aklıma mukayyet ol.

Bereket versin basının önemini biliyormuş. Bizimkiler gibi değil belli ki. Bu yolun kıymetli olduğuna vurgu yaparak, basının bu yol projesini sık sık dile getirmesini istemiş. Yardım istemiş açıkçası. Yardım dediğin ne, gurban olsun sana!

Ha, bu yolun 80 km. kısalacak olması şehrimiz için, kuzeydeki ilçelerimiz için önem arz etmiyor mu? Etmez olur mu, elbette faydası olacak. Ulaşım hızlanacak, insanlar zamandan kazanacak, araçların ekonomik ömrü uzayacak, akaryakıt giderleri düşecek!

Amma ve lakin…

Biz daha Türkoğlu-Nurdağ arasını sıcak asfalt yapamadık. Nurdağı’ndan Maraş istikametine döndüğünde, Maraş’a gelene kadar için dışına çıkıyor. Senelerdir sıcak asfalt yapılacaktı, unutuldu herhalde. Hatırlatsak acaba bir faydası olur mu?

*

Fakat ve lakin… Bizim Doğukent’ten itibaren Çağlayancerit’e uzanan yolumuz vardı. 60 km. yolun ilk 14 km. ihalesi yapılmıştı. Acaba ne durumda, gidip gören, duyan, okuyan var mı? Varsa Allah rızası için haber edin de bir ölmüş tavuk keseyim hayrıma!

Ve yine, bir kere daha fakat velakin… Arkadaş bizim bir de Elbistan yolumuz vardı yılan hikayesine dönen. Başlayıp bitirilemeyen, kaplumbağa hızıyla giden. Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı, tahammülümüz kalmadı, yeter gayri.

*

Fakat ve lakin…

Elbistan’lı bir milletvekilimiz var. Mevlüt Kurt. Kurt gibi maşallah. Bir gün ağzından duymadık bu yolun bitirilmesi için iki kelam ettiğine dair. Meclis kürsüsüne çıkıp da şikayetini, talebini duyurmadı millete.

Söylese, gidip ağzından öpeceğim, alanının çatından öpeceğim. ‘helal olsun sana bu yollar sayın vekilim!’ diyeceğim de diyemiyorum. Siyaset feraset kadar cesaret de isteyen bir meslek.

Ancak Mevlüt Bey’in ağzı var dili yok!

Sanki o bölgenin, kuzeyin milletvekili, temsilcisi, halkın sesi, yükselen değeri değil.

Acaba sayın vekil de Göksun-Elbistan arası yolun bitirilmesi için basın mensuplarından destek ister mi, sık sık bu meseleyi gündeme getirmelerini arzu eder mi?

Yahu korkmayın, sayın Elitaş gibi siz de cesur olun. Kurban bayramında, kurbanın hiç mi yüreğinden yemediniz?

*

Elbette ki Kayseri-Maraş arasının 80 km. kısalacak olmasından memnuniyet duyarız. Devletimize dua ederiz. Vekillere değil. Onlara duamızı başka türlü yaparız, başka kulvardan konuşuruz, başka dilden ya da…

Hadi gözünü seveyim sayın Elitaş, bu önemli ve ciddi projenin ihalesini de yaptır, proje hazırlansın, yol da 80 km. kısalsın!

Emekli maaşımdan herkese ölmüş tavuk dürümü ikram etmezsem namerdim!