KAYMAK GİBİ TABLO!

Burası Kahramanmaraş,

Burada hayat güzel,

İşler gıcır,

Neşeler yerinde,

Ekonomi süper,

Eğitim on numara,

Sanatta en öndeyiz,

Turizmde katladık gittik,

Dondurmamız gaymak,

Biberimiz acı,

Suyumuz kaynak,

Tencerelerimiz eşsiz,

Tekstilimiz bulunmaz hint kumaşı,

Doğal güzelliklerimizin benzeri yok,

Sporda başarıdan başarıya koşuyoruz,

Üniversitemiz dünya liderliğine yarışıyor,

Vatandaşlarımız çok demokratik,

Hak arama bilincinde Türkiye şampiyonuyuz,

Siyaset sahnemiz ayrıca muhteşem,

İktidar Vekillerimiz hizmetkar,

Muhalefetimiz çok cevval,

Yöneticilerimiz çok başarılı,

Hatta o kadar başarılılar ki, proje yarıştırmaktan bitap durumdalar,

Cümle alem bize hayran;

Dünyada bize O kadar hayranlık var ki; Bu Kahraman insanların başına bir iş gelmesin, nazar değmesin diye, Alamanlar bizi Patriot’la korumaya geldiler.

Amarikalılar bunu görünce boş durur mu? hemen bu Kahramanları kardeş

yapmak için kendi içlerinde yarışmaya girmişler.

Önce Jaksonville bizi kardeş ilan etmişti,

Bu hafta Huston’lular bizi bağırlarına basıp kardeş ilan ettiler,

Başbakanımız bizzat bu şehrin Bakanı olduğunu yedi düvele ilan etmişti…

Örnekleri daha fazla uzatmaya lüzum yok,

Kısaca Alemin Kralı bir şehirde yaşıyoruz.

Kayseri bize hayran, Antep bize seyran,

Bundan iyisi Şam’da kaysı, hoş Şam bu sıralarda yerle bir oldu ama olsun boş ver bize ne gam.

Kalkıp kendi kendime tokat atasım geliyor,

Ulan ben deli miyim, manyak mıyım geri zekalı mıyım, hakikaten ben kimim neyim?

Bu şehirde hala neden mutlu olamıyorum? diye sormaktan keçileri kaçıracağım.

Ama içimden hiç susmayan bir ses, usul usul fısıldıyor, soruyor sürekli :

Yağma Hasan’ın böreği gibi yağmalanan Belediye arsaları kimlere peşkeş çekildi,

Yandaş malları istimlak ile değerine alınırken, fukara vatandaşın malları üç kuruşa nasıl kapatıldı,

Arazi rantçıları eli acışmadan, avuçları gicişmeden ballı imar rantlarıyla milyonları götürürken,

Belediye meclis üyeleri, hüşuu ile iktidarı ve muhalefeti ile oy birliğindeyken,

Makam ve mevkilerinde krallık ve derebeylik ilan eden Müdürcükler, yetim hakkını deve ederken,

Kaymak müdürümden bir aydır hala cevap için ses seda çıkmamışken, ve halk hala bir cevap beklerken,

Şehir merkezinde araba ile bir yere gitmek, neredeyse cinnet haline gelmişken,

Siyaset sahnesinde kraldan fazla kralcılar el etek öperek, koltuk kapma yarışı yaparken,

Reklam olsun, ileriye faydası olur diye, naylon adaylar ortaya arzı endam etmişlerken,

Devlet ihale kanununa tabi olmadan eşe dosta iş vermek için, yapılacak işler on parçaya bölünürken,

Memleketin tüm lağımı arıtılmadan Aksu nehrine akarken,

Renk arıtma mecburiyetine rağmen, Erkenez her gün bin bir renkte akarken,

Sır baraj gölünde ekolojik hayat kararmışken,

Ala-yı Vala ile açılan çöp depolama merkezinde, çöp sızıntı suları, yer altına acımasızca akarken,

Büyükşehir olmuş ama şehir olamamış, kentte her yağmurda yollar ördek yüzer göl haline dönmüşken,

Özel aracın yoksa akşam bir yerden yere gidip gelemezken,

Hepsinden zavallısı, Otobüs durağının bir adı, toplu taşıma araçlarının adam gibi birer numarası yokken,

Şehrin henüz ruhsatlı bir kombinası bile yokken,

Üç otuz paraya Suriyeli garibanları eşraf sömürürken,

Üniversite diplomalı genç kızlar, delikanlılar iş bulamayıp asgari ücrete mahkum edilirken,

Şehrin silüeti kocaman bir gecekondu çemberiyle çevriliyken…

Adalet sistemi suçludan hesap sormak için, Vali beyin keyfini beklerken !!!

İşler kıyak, hatta kıyak ötesiyken;

Yükseklerden, doruklardan, zirvelerden bir ses duyulur :

Ak tolgalı,

Beyler beyi haykırdı: İlerle !!!

Benim seçip, önüne koyduğum adayı,

Sen seçermiş gibi yap, bu sefer Yüzde 100 oyla çıkar sandıktan.

Yazımın başlığında da dediğim gibi, Kaymak gibi tabloyu ancak benim gibi körler görmez.

Benim gibi körlere bir tavsiyem var, mutlu değilseniz de, Mutluymuş gibi yapın.

En azından kendi tavsiyeme uyup ben öyle yapacağım…!

Neden mi ? dediniz, e kaç kere söyleyeceğim, seçim üstü döküldü memleketin her köşesine

Kaymak gibi asfalt.

Erkan ŞERBETÇİ