Hem gazetem KİMLİK’te, hem de bu sitede sayın Hayrettin Güngör’ün başarılı olması için ona zaman tanınmasını, destek olunmasını isteyen bizlerdik. Bendim.

Daha cim karnında bir nokta diyen de… Daha erken şeklinde yorumlayan da… Sabredin, zamanla her şey iyi olacak ifadesini kullanan da…

Fazla uzağa gitmeden, O’nu 11 senedir tanıyan birisi olarak, şu Trabzon muhabbetini beğenmediğimi de burada açık yüreklilikle belirtmek isterim. Şık düşmemiş sayın Güngör. Her ne kadar iyi niyetli olsan da ki bunda kuşku yok, millet işine geldiğini anlıyor.

Trabzon’u gören, bilen, Of ilçesinde haftalardır kalan, hemen yol kenarında bulunan merhum Saçaklızade Hasan Efendi’nin mezarı başında fatiha okuyup, bunu o dönemler çıkarttığım MANŞET GAZETESİ’ne haber yapan bendim.

Pörsümüşsün lafından sonra bir esnaf ziyareti sırasında, bir Karadenizli bayana söylediğin söz, insanları incitir, sonra da özür dilemek zorunda kalırsınız. O nedenle, özür dileyecek, insanları kıracak sözlerden uzak duracaksınız!

Ve de sizin için yazılanlara tahammül göstereceksiniz! En önemlisi de ağzından çıkanı kulağın duyacak! Eyvallah mı?

*

Ha, kimse eleştirilmez değil. Her zaman deriz, eleştirinin de bir adabı, bir dozu, bir ahlakı, bir kıvamı olur, olacak. Özel hayata girmeden, belden aşağı vurmadan yapılan eleştiriler de kimseyi rahatsız etmesin, hele hele başkasını da hiç ilgilendirmesin!

Yazının muhatabı kim ise, alınıyorsa üzerine o alınsın!

İnancım odur ki, her gazeteci arkadaşım, bu şehrin gelişmesi, büyümesi, hizmet görmesi için gayret ediyor. Başkanlar gibi… Kimsenin kimseye art niyetli yaklaştığı yok. Olamaz da. Neticede hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Kimsenin kimseye üstünlüğü de yok. Aynı gemideyiz örneği…

Bu satırları, kimse yanlış anlamasın, birilerine cevap veriyorum, laf yetiştiriyorum diye de yazmıyorum. Onları aştık artık. Benim sözüm eleştiriye tahammülü olmayanlara. Başkanlar olsun, bürokratlar olsun, siyasiler olsun, eleştiriye açık ve tahammüllü olacaklar.

Hakem isen, sahaya çıktıysan, maçı yönetiyorsan, taraftarın tezahüratına kulaklarını tıkayacaksın, küfür de edilse ki stadlarda ediliyor (tabi ki doğru değil, tabi ki küfrü onaylamıyoruz, tabi ki tasvip etmiyoruz) sineye çekeceksin. Çekemem, duyarım, karşılık da veririm diyorsan, bu işi yapmayacaksın.

*

Yine diyorum, 7 ayı geçkin sürede sayın Güngör’ün koltuğa oturur oturmaz aldığı ve herkesin de karşılık verdiği, onay verdiği, doğru bulduğu, tasvip ettiği kararları alkışladık, isabetli olduğunu yazdık. Kaldı ki kamuoyu da bunu bekliyordu ve yaşanan olumsuzluklardan çirkinliklerden, israftan, usulsüzlüklerden, yanlışlardan muzdarip idi.

Vatandaşın gazını aldı, gönlünü aldı, takdirini aldı sayın Güngör. O bakımdan, basın da kendisine destek verdi.

Ne zaman ki basına mesafeli davrandı, araya duvar ördü, sınır boylarına hendek kazdı, 7 ay önceki algıya gölge düşürdü. Basın olmadan bu işler olmaz sayın Güngör! Öyle olmasaydı, Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan kendine basın dünyası yaratmazdı!

Demek ki neymiş, önde durmanın, icraatları duyurmanın, vatandaş ile arada köprü olmanın temel şartıymış basın. Yargı, Yürütme ve Yasama’dan sonra 4. kuvvetin basın olduğunu söyleyenlerin bir aklı varmış demek ki…

*

Biz sizi seviyoruz sayın Güngör. Her zaman yanınızdayız.

Bizim büyükşehir belediye başkanımızsınız. Başarılı olmanızı isteriz. Size bir ağabey tavsiyesi, egoyu biraz düşürseniz de iyi olur! Dürüstsünüz, niyetiniz halis, tamam. Bunda sıkıntı yok! Çalana-çırpana, israf edene, yanlış yapana karşı amansız bir mücadele veriyorsunuz. Buna da eyvallah…

Bir de, demem şu ki, herkesin yazısı, düşüncesi, yorumu kendine. Ben kendi yazdığımdan mesulüm, sorumluyum. Fikri olan çıkar konuşur, kalemine, kendine güveniyorsa yazar! Biz herkesin yazısına, fikrine, düşüncesine saygı duyarız, herkes de benim yazdığıma, düşünceme saygı duyacak!

Ama kırmadan, ama dökmeden, ama incitmeden, ama acıtmadan! Biraz daha itidal, biraz daha hoşgörü, biraz daha tahammül, biraz daha sıcak samimiyet ve yaklaşım!

Fazla değil sizden istenen! Ha, zannetmeyin ki Fiskeci günah çıkartıyor, yağ çekiyor, alakası yok.

Kimseye eyvallahım olmadığını en önce siz biliyor, siz söylüyorsunuz! Siz de bana çekmişsiniz aynen!

O bakımdan daha çok seviyorum sizi… Bana benzediğiniz için.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol