HAYATINDA ETİK DEĞERLER

   Çağdaş, kurumsal yapısını oluşturmuş işletmelerde yöneticilerin öncelikli görevlerinden bir tanesi de örgüt kültürleri içerisinde iş etik değerlerini oluşturmaları ve gözetmeleridir. Çağdaş yöneticiler, etik değerlere sahip çıkmanın ve kendi işletme sahalarındaki hukuki düzenlemelere riayet etmenin uzun vadede her zaman firmaları lehine sonuç vereceğinin bilincinde hareket ederler. İş hayatında etik davranışların tanımı ülkeden ülkeye, kültürden kültüre değişkenlik gösterebilmektedir. Ancak gittikçe küreselleşen dünyamızda bu değerler konusunda ortak paydalar hızla oluşmaktadır. İş hayatında etik değerleri oluşturan normların başında, iş yaptığımız birey ve kurumlara ve müşterilerimize ve topluma karşı kendimizi ve firmamızı, mali yapımızı, ürün ve hizmetlerimizi doğru tanımlamamız, verdiğimiz sözleri yerine getirmemiz, yani dürüst ve güvenilir olmamız gelmektedir.

Etik değerlerin üzerinde durmak istediğimiz diğer önemli bir normunu ise; iş yapılan birey ve kurumların, iş ve satın alma kararlarını alırken özel çıkarlar vaat ve temin edilerek yönlendirilmemesi oluşturmaktadır. İş yapılan kurum ve müşterilerin bu tür iş etiği dışı davranışlar ile etki altına alınması ancak kısa vadeli ve haksız kazançlar getirebilir. Oysa iş yapma kararlarında gerçek iş kriterlerini yani fiyat, performans, ihtiyaçların karşılanması benzeri değerlendirmeleri göz önüne alarak, bu tür özel çıkar etkilerinden uzak, bağımsız karar almış iş ortakları, tedarikçi ve müşterilerimiz ürün ve hizmetlerimizle tatmin olacak ve bize sadakatle bağlanabilecektir. Gerçek ve uzun vadeli kazancın böyle elde edileceği aşikârdır, bu husus aynı zamanda geçmişteki ahilik geleneğimizin de özünü oluşturmaktadır.

İş kararlarını etkileyen etik dışı davranışlar genellikle maddi menfaatler sağlanması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak toplumumuzda bu manada "rüşvet" diye adlandırılan etik dışı olgunun yanında, iş kararlarını bireysel çıkar sağlayarak etkilemenin başka yolları da vardır. Karşı tarafa pahada ağır hediye vermeyi, politik çıkar sağlamayı, daha iyi koşullarla kendi firmasında iş önermeyi, şahsi menfaate ve kullanıma yönelik bedelsiz veya değerinin altında fiyatla ürün temin etmeyi bunlara örnek gösterebiliriz. Kuruluşun uzun vadede yaşayabilmesi için en önemli kaynağı olan güvenilirlik ve dürüstlük imajına bu tür etik dışı davranışlar ürkütücü bir risk oluşturmaktadır. Bir kez dahi bir tek çalışanın buna yönelmiş veya meydan vermiş olması, piyasada duyulacak tek bir etik dışı davranış dahi, yılların emeğini ve yatırımlarını ve marka değerini bir anda silip götürebilecektir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde bu korkunç maliyetle yüz yüze kalan birçok birey ve kuruluşu ve bu tür örnek yıkımları kolaylıkla hatırlayabiliriz.

Bu nedenle iş etik değerlerini örgüt kültürü içine etkin bir şekilde aşılamak ve sürekli gözetmek yöneticilerin başta gelen görevleri arasındadır. Çalışanların bu yönde sürekli eğitilmesi ve uyarılması, onlara bu konuda liderlik yapılması ve rol modeli olunması elzemdir. Bu eğitimlerin özellikle çalışanların etik dışı davranışları nasıl algılayacakları ve kaçınabilecekleri yönünde pratik, örnek vaka çözümleriyle desteklenmesi ve yoğunlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca kurum içinde temel değerleri ve iş etiği prensiplerini sahiplenecek ve bu konuda çalışanlara rehberlik edecek, bu tür etik dışı durumların bildirileceği veya etik dışı davranış oluşturup oluşturmadığı yönünde danışmanlık alınacağı birimler oluşturulması etik değerlerin kurum içi sahiplenilmesi açısından zaruridir.

İş davranışlarımızın etik dışı olup olmayacağını basit sorularla test edebiliriz: "Yaptığım doğru, adil ve yasal mıdır?", "Bu davranışım kuruluşumun temel değerleri ile örtüşmekte midir?", "Bu benim kendi işim olsa aynı şeyi yapar mıydım?" Bu yaptığımı rahatlıkla eşimle, arkadaşlarımla paylaşabilir miyim?", "Bu davranışımdan kimler, nasıl haksız zarar görebilir?" Öte yandan sadece çalışanlarımızın etik dışı davranışlarda bulunmamaları da yeterli değildir. Çalışanlarımızın karşı tarafın etik dışı davranışlarını da algılaması ve bunlara alet olmaması gerekir. Yine tedarikçilerimizin, iş ortaklarımızın, müşterilerimizin de etik standartlar için de çalışmalarını gözetiyor ve destekliyor olmalıyız, bu konuda titiz ve seçici davranmalıyız.

Örgüt kültürü içerisinde etik değerleri aşılarken, kurumumuzu, birtakım yanlış temayül ve anlayışlardan da uzak tutuyor olmamız gerekmektedir. Çalışanlarımız veya iş ortaklarımız: "Bunu herkes yapıyor, piyasada yaşayabilmemiz, ayakta kalabilmemiz için bizim de yapmamız lazım", "işler başka türlü yürümüyor" savlarıyla karşımıza çıkabilirler. Bu savlarla gelenlere, sürekli uzun vadedeki yararı, iş hayatındaki gerçek düsturu ve sermayeyi, "güven"i  hatırlatmalıyız.