banner1351
Öne Çıkanlar TÜNEL KAVŞAKTA İNCELEME EMİRİLYAS MAHALLESİNDE HARABE YAPI YIKIMI DULKADİROĞLUNDA BOŞ ALANLAR MOBİL EKİPLE TEMİZLENİYOR İHL KARİYER GÜNLERİ KONFERANSI YAPILDI İZAHI YAPILAMAYANIN MİZAHINI YAPTILAR

Bu haber kez okundu.

MARAŞLI HÜSEYİN’İN 6 KURŞUN HİKAYESİ
 Hüseyin, göğsüne 6 kurşun saplandığında, son nefesini verirken komutanına teslim ettiği mektubu, cepheden cepheye koşarken evlenemediği nişanlısı Emu’ya yazmış.

Araştırmacı gazetecinin dediği gibi, bu nesil, vatanından başka aşk tanımadı.

Maraşlı kahraman Hüseyin’in kanlı mektubunun bugünkü dile çevrimi ve düzenlemesi de araştırmacı Mehmet Havuş’a ait.

MARAŞLI HÜSEYİN’İN NİŞANLISINA YAZDIĞI MEKTUP;

 

Çanakkale harbine gittim, ölmeden geldim,

Nişanlım Emu’yu evinde buldum.

Evlenmek için bir ay daha durdum

Jandarma Artin’i evimde buldum.

Artin jandarma kaldıkça evlenemezdim

Ellik gavurunu bitirmedikçe evime gelemezdim

Güzelim Emu, sabır et ne olur

Allahın emri yerini bulur

Maraş kurtulduktan sonra düğünümüz olur.

İşte o zaman seninle evleniriz güzelim Emu,

Ey Emu, Maraş’tan Fransızları kaçırdık

Ellik gavurunun mallarını yağmaya kalktık

Arkama döndüm edeme baktım,

Edemin öldüğünü haber aldım

Edemin hayfını almaya Antepe’ gidiyorum, harbe.

Konu komşularla hakkını helal eyle

Ben ölürsem, kimse ile evlenme

Antep’ten geleceğim diye yolumu bekle

Kömür gözlüm Emu, sabır et ne olur,

Allahın emri yerini bulur

Kadir Mevlam dönmeyi nasip et

Hüseyin ile Emu’nun evlenmesini emir et

Verdiğin saçı öperek koklarım

Antep’te de gavurları beklerim

Ölürsem de emniyeti yoktur

Saçını mezarımda da öper koklarım,

Emu, şehir olursam mezarıma bir gül dik

Beni ziyaret etsin hep bildik!

VATANI OLMAYANIN EVİ DE OLMAZDI

Çanakkale ve Antep savaşında şehit düşen Maraşlı  Hüseyin’in mektubu ve nişanlısına yazdığı şiir yürek burkarken, araştırmacı  Havuş, komutan Arslan Bey’in mektubundan yararlanarak hazırlayıp Çanakkale başlıklı panoya koyduğu Maraşlı  Hüseyin’in hikayesini şöyle aktarır; Nişanlısının saçından bir bukle kesip, her yanı yangınlar içindeki vatanı için savaşmaya Çanakkale’ye gitti Maraşlı Hüseyin. Çanakkale’de aylara boyunca göğüs göğse süren savaşlardan sağlam kaldı Hüseyin. Savaş bitip, devleti teslim olduğunda düşmanlara, o da evine gönderildi. Her yer işgal altındaydı. Yıllardır hasretti nişanlısına ama vatanı işgal altındayken evlenemezdi. Vatanı olmayanın evi de olmazdı. Hemen Maraş’ın kurtuluşu için direnişçilere katıldı, Maraş kurtuldu ama Antep’in hala düşman çizmesi altında olduğu haberi geldi. Orası da vatandı, orayı da kurtarmak gerekiyordu.

HARPTEN KAÇARSAN HAKKIMI HELAL ETMEM!

Anası Hüseyin’i cepheye gönderirken, “Oğlum, dayın Rusya’da, baban Balkan’da, kardeşin Maraş’ta şehit oldular. Son yongam sensin, minareden ezan sesi kesilecekse, camilerin kandilleri sönecekse, sütüm sana haram olsun. Öl de köye dönme! Nişanlın Emu için merak etme, harbi kazanır da dönersen, Emu’ya kavuşursun. Harpten kaçar gelirsen, inşallah Emu’yu ölmüş, mezarda bulursun, haydi yolun açık olsun oğlum!” diyerek cepheye göndermişti.

Hüseyin, Antep savaşının ene şiddetli günlerinden birinde düşmanının 6 kurşunu girdi göğsüne. Son nefesinde komutanı Kilisli Aslan beye koynunda taşıdığı zarfı verdi, tek dileği nişanlısının saçı ile birlikte gömülmekti.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol