Yeni yılın ilk yazısında bugün sizlere tarihi ve kültürel varlığımız olup, senelerdir gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen yeraltı hazinemiz Germenicia’yı anlatacağım. Maraş beyazlara bürünmüş, beyaz gelinliğini giymişken...
Hani bir söz var, ‘Gördüm ve başımdan geçti demek, duydum demekten daha mükemmel muhakeme şeklidir!’
Bu veciz sözden yola çıkarak hangi mahallede, senelerce nerede olduğunu bilmesem de bu yeraltı tarihi zenginliğimizi merak etmedim değil. Merak ederken de M.Ö. 64’te Romalıların eline geçmiş ve Roma İmparatoru Gaisus Caesar Agustus Germanicus’un adı şehre verilerek ‘Kaiseria Germanicia’ olarak adlandırılmıştır.
Dulkadiroğlu İlçesi Karamaraş mevkii'nde yer alan, 2007 yılı Ağustos ayında yapılan kaçak kazı ihbarı neticesinde başlatılan çalışmalarla ortaya çıkarılan Germanicia Antik Kenti taban mozaikleri ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Çağın Latince, Grekçe ve Arapça kaynaklarından anlaşıldığına göre Germanicia Mozaikleri, Geç Roma ve Erken Bizans Dönemine ait olduğu bilgisi ile merakım da giderilmiş oldu.
*
Namık Kemal Mahallesinde, 2 parça ve bölümden oluşan Germanicia’yı kardeşim, şair-yazar Derya Purlu ile bizi gezdiren, bilgilendiren Müze Müdiremiz, aslen Gaziantepli olmasına rağmen artık bizden biri olmuş, kendini tarihi ve kültürel varlıklara adamış sayın Safinaz Acıpayam’a teşekkür ettik.
Daha önce de bendinize müzeyi gezdiren, tarihi eserlerle tanıştıran Safinaz Hanım, donanımlı, tarihi varlıklar ve kültüre ciddi değer veren bir bürokrat. Anlatırken mozaiklerin, bu dönemde şehirde yaşanan siyasi, sosyal, kültürel ve iktisadi durumunu da yansıtmakta olduğunu söylerken, mozaik tabakalarındaki tessare (Yunanca bir kelime olup, küp ve zar anlamı taşır) çokluğu aynı zamanda motiflere ince detayların verilmesini sağlamlaştığına vurgu yaparken, şimdiye kadar merak edip de bu yeraltı zenginliğimizi ziyaret etmediğime bin pişman oldum.
Duygu yüklü ve şiir tadında anlatıyordu sayın Safinaz Hanım.

Gaziantep Zeugma, Şanlıurfa Göbekli Tepe ile ünlenirken, her yıl senelerce milyonları aşan yerli-yabancı ziyaretçiyi bağrına basarken, her nedense bizdeki yer altı zenginliğimiz ki romanlara bile konu olan Germinicia (Ali Avgın’ın Germenicia Güzeli adlı eseri-romanı), çok daha tarih öncesi bilgi ve belgeleri oluşturuyordu.
Tarih ve kültür turizminin merkezi olabilecek alan 4 mahalleyi kapsıyordu ve bu kültürel yeraltı zenginliklerin günümüze kazandırılması için de geniş bir alanın kamulaştırılması söz konusuydu.
Tabi hayranlıkla izledik, hayranlıkla dinledik Safinaz Hanımefendiyi. Mozaiklerdeki tasvirlerde bitkisel ve geometrik motifler, günlük hayattan seçilmiş betimlemeler ve dönemin mimari yapısını gösteren kompozisyonların yer aldığını anlattı tek tek.

Her şehrin bir rengi, bir dokusu, bir hafızası varken, bizler Germanicia Mozaiklerindeki özenli işçilikleri, tasvirlerdeki desenleri, konu ve ikonografi çeşitliliği ile kendine özgü bir karakteri ile tanıştık kardeşimle.
Bize bu fırsatı veren, İl Kültür ve Turizm Müdürü olmasını çok istediğim ve layık bulduğum sayın Safinaz Acıpayam’a teşekkür ve minnet borçluyuz.





