Bu hikâye, çok uzaklarda, ama çok uzak bir şehirde cereyan eder. Çok çok seneler önce... Diyeceksiniz ki, “Yahu sayın yazar, sen sapıttın galiba! Çok ama çok uzaklardaki şehirde olan-bitenden bize ne? Kafayı mı yedin yoksa!” dediğinizi duyar gibiyim ama olsun, hikâye hikâyedir.

Tabi hikâye adamların çok olduğu şehirlerde hikâyeler, şehir efsaneleri bitmez, tükenmez.

Sizi temin ederim, okuyunca, hem gülümseyecek, hem eğlenecek, hem de düşüneceksiniz. “Allah Allah, vay canına sayın seyirciler!” diyeceksiniz. Şaşıracak, hayretler içinde kalacaksınız!

İnanmazsanız okuyun!

*

Günün birinde… Çok eski seneler önce…

Bir şehirde, o şehrin önemli kurumunda çalışan önemli biri hakkında soruşturma açılır. Açan da o kurumun başındaki kimse. Hadi biz ona padişah diyelim. Artık sebebi neyse… Kim bilir ne haltlar karıştırmıştır da, o şehrin, o kurumun ileri geleni (yani padişahı)  o çalışan (ona da vezir diyelim) hakkında soruşturma açmaya kadar yeltenir. Durduk yerde niye açsın ki. Vardır bir hikmet-i sebebi. Sonra…

Bize ne, sana ne, bana ne, ötekine ne! Açar açar… Yetki kendisinde değil mi netice itibariyle…

Açar ama… Kısa bir müddet sonra…

Bir telefon gelir yukarıdan. “Senden bir isteğim var, o soruşturma açtığın kişi benim yakınım. Vazgeçersen sevinirim!” diye ricada bulunur.

Telefon eden de önemli bir kişi. Hayır demek mümkün değil. İstese de istemese de, zoraki de olsa, hatıra binaen ‘peki’ der ve soruşturmayı geri çeker! Yani rafa kaldırır! Hani o tozlu raflar deriz ya, onlara işte… Emir demiri keser derler ya, o hesap yani.

*

Zaman çabuk geçer. Gel zaman git zaman, o önemli kişi o şehre padişah olur. Olur olmaz, hani derler ya, çingeneyi padişah yapmışlar, tutup önce babasını asmış, diye…

O önemli kişi, telefon ettiği, ricada bulunduğu kişinin vezirini, en yakın adamına soruşturma açtırır.

Yani madalya tersine döner.

Niye saraydan yarım saat erken çıktın? Sebep be! Tutanak tutulur, yarım saat erken gitmenin hesabı sorulur!

İşin en ilginç tarafı, eski padişahın soruşturma açtığı kişiyi, yani yakınını da kendisine vezir tayin eder!

Sağ kolu yani…

*

Ne oldu?

Kafanız karıştı değil mi?

İşte size bir hikâye. Okuyun, düşünün, eğlenin, keyfinize bakın! Ruh sağlığınıza da iyi gelir!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol