Sudan sebep için siyaseti kirletmeyi seviyoruz. Susuzluk tüm ülkeyi sarıp sarmalamışken, zaman zaman sularımızın kesildiği doğrudur. Bir damla suyun kıymetini bilmeyip, tasarrufa meyletmeyen insanımız, sanki susuzluğun sebebi Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’miş gibi, algı yaratarak saldırı halinde iken, senelerin ihmalini çözümleyen, alt yapıya verdiği önem bir yana, barajlardan su takviyesi yapıp su sorununu çözen sayın Görgel’e iddia edildiği üzere bir saldırı da komşu ilin Belediye Başkanı Fatma Şahin’den geldi.
İddialar doğru ise, ki inanmıyorum, o videonun da yapay zeka ile piyasaya sürüldüğünü düşünüyorum, bizi beceriksizlikle suçlayan ifadeler sayın Fatma Şahin’e ait olamaz. Çamur at izi kalsından başka bir şey değildi o korsan video.
Sonra, Antep şivesini taklit ederek, yollardan ötürü yine Başkan Görgel’i hedef alan itibarsızlaştırmaya yönelik videoların sosyal medyada dolaşması, mide bulandırıcı idi.
*
Ticaret ve Sanayi Odası ve Tomsuklu Organize Sanayi Bölgesi Başkanı sayın Mustafa Buluntu’nun enerjisine, performansına hayranım!
Koltuğa yapışıp kalmıyor. Sahaya inemeyen siyasilere inat, sektörün sorunları adına koşturmaktan yorulmuyor. Nasıl bir gençlikse, nasıl bir enerji depoladıysa…
Niye derseniz; nizaha değil izaha muhtaç; sıkıntılı günler geçiren tekstil ve sanayi kesimi için, iyileştirmeler, ihracatlar, yer ve adres değiştiren firmalar, varken, O bir yandan Kahramanmaraş’ın savunma sanayi ve havacılık eksenli sanayi dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Ankara’da üst düzey temaslarda bulunuyor.
Tabi yalnız değil. Yol ve kader arkadaşları Hikmet Gümüşer, Mehmet Fatih Dertli, İsmail Kurtul ve Havacılık İdari ve Mali İşler Müdürü Evren Bolatkale ile Ankara’yı Çarşıbaşı yoluna çeviriyor, iyileştirmeler, gereken destekler için çalmadık kapı bırakmıyor.
Ve alkışı da dibine kadar hak ediyor!

Bir kere, AK Partinin kurucu merkez ilçe başkanı sevgili dostum, Yeniden Refah Partisinin İl Başkanı sevgili Muhammet Aydoğar’ın kıymetli babası sayın Mustafa Aydoğar ve birlikte tutuklanan dava arkadaşlarının tutukluluk hallerinin tamamlanıp, aramıza ve özgürlüğüne kavuşmasına çok sevindim.
Geçmiş olsun! Özgürlük güzel şey!

MHP Milletvekili sayın Doç. Dr. Zuhal Karakoç’a her zaman özel ve ayrı bir sayfa açmışımdır. Çünkü farkını hissettiriyor. Meclis kürsüsüne çıkıp tarımın geleceği için önemli adımların atılmasının elzem olduğunu haykırıyor, deprem ve doğal hadiseler karşısında mağdur olan çiftçilerin umudu olmayı sürdürüyor, sıkıntı içindeki çiftçilerin Bağ-Kur, SGK ve vergi borçları sebebiyle kredi kullanamamasının telafisi güç mağduriyetlere ol açacağına dikkat çekti.
Deprem bölgesinde ve haliyle şahsım şehrinde hayat daha normale dönmemişken, "Kahramanmaraşlı çiftçimiz, depremin getirdiği ağır yükün altındayken bir önceki yılın kredisini kapatabilmek için yeni kredi çekmek zorunda kalıyor" düşüncesi ve değerlendirmesi kamuoyunda kabul görüyor.
Yerel ve ulusal siyasetin gözbebeği sayın Zühal Karakoç durmuyor. Yetmiyor, yetinmiyor tutup bir maaşını maçlarına gittiği, desteklediği İstiklalspor’a bağışlıyor. Örnek oluyor, yukarıda da söyledim farkını ortaya koyuyor, anlamlı bağışı ile spor camiasından takdir görüyor.

MHP’nin başarılı, yine farkındalık yaratan siyasi figürü, terörsüz Türkiye’nin bir teslimiyet değil, bir tasfiye olduğunu ifadeyele, “geçmişi parlatmak için değil, istikametimizi haykırmak için buradayız!” diyen ve bunu kalben söyleyen İl Başkanı Mansur Metehan’ın, Çamlıca’da yaklaşık bin kişiyi misafir etmesi, bunu yaparken partinin tozunu yutmuş, bayrağını asmış, yağmurunda ıslanmış, partiye yön vermiş ne kadar emektarı varsa hepsini davet etmiş, birik ve dayanışmanın örneğini sergilemiş iken, yurtdışında olduğu için katılamayan Milletvekili Karakoç’un mesajı da okunmuştu.
Sayın Karakoç; “Salonlarla görüntü olsun diye toplanmadık. Ön safları kovalamadık, laf olsun diye konuşmadık. Kürsüleri dava adamlığının tartısı bildik. Sözü namus saydık, lidere sadakati şerefimizle bir kıldık.” demiş, devamındaki cümle ile bir yerlere göndermede bulunmuştu, şuydu söylediği; “Bir siyasi parti olmanın ötesindeyiz: Teşkilatı aile, Lideri baba, partimizi mektep, ülküyü istikamet, davayı karakter meselesi telakki ederiz. Bu hareketin içinde olan herkes bilmelidir ki; burada yol arkadaşlığı, geçici menfaatlerle kurulmaz. Burada bağ, makamla değil inançla kurulur. Burada duruş, koltukla değil omurgayla ölçülür.”
Tabi salon akıştan yıkılmıştı.

Sayın Karakoç, sıradan bir tebrik mesajı yerine, içeriye ve dışarıya bir göndermede bulunuyor, siyasete ayar veriyordu adeta. Parti içinde ve dışında hizip ve nifak tohumlarının son bulmasını istiyor, biraz da parmak sallıyordu sanki. Bir uyarıydı mesajı.
NOT: yazının devamını EDİTÖR’de okuyabilirsiniz.





