Fitne…

 

Sevgili okurlarım, bir önceki yazımızda ADALET dedik, ortalık karıştı. Meğerse alakalı alakasız ne kadar çok insan üstüne alınmış. Halbuki bizim yazımızda dikkat çektiğimiz bir nokta vardı.

Elimizi vicdanınıza koyup düşünün demiştik. Ve tüm yöneticiler diye de bir ibaremiz yoktu. Bu tür davranışları sergileyen yöneticiler d iye de ayırt etmiştik.

İşyeri huzurundan ve çalışma barışından bahsederken, sıkıntıların yaşanmadığı kurumları ya da idarecileri hedef almak ya da hedef göstermek gibi bir düşüncemiz de elbette ki yok.

Ben yine söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Adaletten haktan, hukuktan şaşmayacağım. Şaşanları da yazmaktan bıkmayacağım. Bunun yanında çok iyi idarecilerimiz de var tabi. İlk yazımızda sizlere kendimi tanıtırken ‘Ben bir işçi temsilcisiyim ve Türkiye genelindeki işçi emekçi, arkadaşlarımızın bana ilettikleri sıkıntıları, sorunları, iyilikleri ve güzellikleri yani iş hayatına dair ne varsa burada sizlerle paylaşacağımı belirtmiştim.

Naçizane bunu yapmaya çalıştım, çalışıyorum.

*

Yoksa ne bir şahısla, ne de bir kurumla uğraştığım yok elbette. Ha, eğer özellikle bir şahıstan ve bir kurumdan bahsetmek istersem, emin olun bunu da yaparım.

Çünkü ben bir işçi temsilcisiyim. Eğer bir yerden ve birileri işçilerin hakları, hukukları konusunda haddini aşıyorsa, bunu yazmaktan çekinmem. Bunun yanında işçilerden de işini görevini yapmayan biri olursa, emin olun onu da yazarım. Ben olaylara taraf olarak değil, objektif bakmaya çalışıyorum.

Üstüne vazife olmayan şeylere burnunu sokmak, ortalığı karıştırmak ya da birilerini birileri ile karşı karşıya getirmek isteyenlere de söyleyeceğim tek şey şu;

Cürmünüz kadar yer yakarsınız!