Ermeni toplumu ile ilgili çok yazılar, haberler çıktı gazetelerde, internet sitelerinde. Televizyonlar Ermeni toplumu, Ermeni kültürü, ermeni mezalimi ile ilgili senelerdir meseleyi tartışmaya açtılar, onlara uşaklık ve yataklık eden zavallı Fransa bile, kuyruk açısı olmalı ki, Ermenilere her zaman arka çıkmıştır.

Hatırlayın, 1920 Maraş Harbinden önce de bu şehirde önce Almanlar, İngilizler ve Fransızlar vardı, son işgal gücü olan Fransızlar’a Ermeniler yardım, yataklık yapmıştı.

Onları şımartan da Fransızlar olmuştu.

*

Neyse, dersimiz tarih değil.

Vakti zamanında Kahramanmaraş ve çevresinde çok sayıda Ermeni yaşadığına dair belgeler, bilgiler ve bulgular yanında, kaynaklar da gösteriyor ki, merkezde ve ilçelerimizde çok sayıda Ermeni içimizde eriyip gitmiştir. Bizden biri gibi gözükseler de, kökü-kömeci Ermeni işte.

Ticaret onlardaydı. Esnaflık onlardaydı.

Bazı sülalelerin, soyların, Ermenilerden geldiği de iddia edildi, ediliyor.

Gittiler, belki kalmadı ama tortuları, kırıntıları, artıkları duruyor hâlâ… Öyle ki, birileri gündeme geldiğinde, tartışıldığında, “Onun anası, babası ve yedi sülalesi Ermeni’ydi..” denildiği çok olmuştur.

Bir de Ermeni tohumu var ki, ona sonra gireriz.

*

Yahudiler… Lanetli topluluk.

Kahramanmaraş’ta, mahallesi bile var bugün için. Hatta mahalle içinde ibadet yerleri bile var. Ara sokak içinde. İddia edilir ki, her yıl gelen Yahudiler, buradaki akrabalarını ziyaret ederler, bir müddete kalıp ülkelerine dönerler.

Peki, içimizde Yahudi var mı, ihtimaldir, belki de var.

Bilemezsin ki…

*

Ah, sevgili Yalçın Özalp Hocamızın sağlığı elverse de, çıkıp bu Ermeni ve Yahudi soysuzlarını uzun uzun anlatsa da, kulaktan dolma bilgilerle değil, gerçek bulgu ve belgelerle bizleri aydınlatsa.

Ama iddia ediyorum, bu şehirde hâlâ Ermeni ve Yahudi kırıntıları, artıkları var.

İnanmıyorsanız çevrenize bir bakın, yeter!

*

Not: Bunu neden yazdım?

Özellikle sosyal medyaya, fısıltı gazetelerine bir bakın. Herkesin dilinde hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk, çalma-çırpma, suçlama-itham, vur abalıya yüklenmesi vs.. Ne ararsan var maşallah!!

Ahmet, Mehmet, Fatih, Hasan, Hüseyin, Ayşe veya Fatma. İsimlerin bir önemi yok. Görevi süresinde yazamadıklarını, içindeki nefretleri şimdi kusmaya çalışanlara kapak olsun!

Şimdi bir linç kampanyası başlatıldı. Yöremizde çok kullanılan bir söz var, ‘kar kalkarsa, itini boku ayaza çıkar!’ diye. Herkes eteğindeki taşları dökmeye başladı. Arkası gelir mi, durun hele. Daha yeni başladı…

Biz önce içimizdeki Ermenileri, Yahudileri yok etmedikçe, bu şehirde huzur yok!

Olan şehre oluyor, yazık!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol